gazeteci - Turco Inglés Diccionario

gazeteci

Significados de "gazeteci" en diccionario inglés turco : 31 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
gazeteci journalist n.
Mr. Quill has been working as a journalist since 1996.
Bay Quill 1996'dan beri gazeteci olarak çalışmaktadır.

More Sentences
General
gazeteci newspaperman n.
He wanted to be a good newspaperman.
İyi bir gazeteci olmak istiyordu.

More Sentences
gazeteci journalist n.
Mr. Quill has been working as a journalist since 1996.
Bay Quill 1996'dan beri gazeteci olarak çalışmaktadır.

More Sentences
gazeteci newsman n.
gazeteci newspaperwoman n.
gazeteci news agent n.
gazeteci legman n.
gazeteci legmen n.
gazeteci newsagent's n.
gazeteci journo n.
gazeteci newsdealer n.
gazeteci gazetteer n.
gazeteci newsstand n.
gazeteci newsagent n.
gazeteci bookstall n.
gazeteci newsboy n.
gazeteci publicist n.
gazeteci pressman n.
gazeteci news-dealer n.
gazeteci newsstand operator n.
gazeteci newsvendor n.
gazeteci newsstand (us/canada) n.
gazeteci newsagent's shop (uk) n.
gazeteci newsagency (aus) n.
gazeteci penman n.
gazeteci publisher [us/canada] n.
Trade/Economic
gazeteci news vender n.
Media
gazeteci newspaper man n.
gazeteci newsie n.
Archaic
gazeteci diurnalist n.
Slang
gazeteci tripehound n.

Significados de "gazeteci" con otros términos en diccionario inglés turco: 54 resultado(s)

Turco Inglés
General
gazeteci üslubu journalese n.
gazeteci yazar newspaperman n.
editoryal yazılar yazan gazeteci editorialist n.
acar gazeteci newshound n.
gazeteci çocuk newsboy n.
gazeteci kız newsgirl n.
kadın gazeteci newspaperwoman n.
görevi hükümet hakkında olumlu yazılar yazmak olan yandaş gazeteci spin-doctor n.
araştırmacı gazeteci investigative reporter n.
gazeteci yazar newsman n.
gazeteci yazar newsperson n.
gazeteci yazar journalist author n.
gazeteci yazar journalist n.
muhalif gazeteci dissident journalist n.
serbest çalışan gazeteci stringer n.
(gazeteci) bir konu hakkında konuşmak için büyük paralar alma buckraking n.
mahlas kullanan bir gazeteci by-liner n.
seyahat eden gazeteci muhabir roving reporter n.
gazeteci çocuk paperboy n.
gazete için paragraf yazan gazeteci paragraphist n.
devletin basın ve halkla ilişkiler yetkilisi olarak çalışan gazeteci veya siyaset yazarı gazetteer n.
para ile tutulan gazeteci scribe n.
kadın gazeteci presswoman [uk] n.
iliştirilmiş gazeteci embed n.
(gazeteci) birinin kapısında beklemek doorstep v.
(gazeteci/ röportaj, fotoğraf yakalamak için) kapıda beklemek doorstep v.
Colloquial
asabi ve enerjik haber gazeteci newshound [usa] n.
ünlü gazeteci bigfoot n.
kadın gazeteci hackette n.
Idioms
birine çamur atması için tutulmuş kişi (gazeteci, muhabir) hatchet man n.
birinin ününü/itibarını baltalaması için tutulan kişi (gazeteci, muhabir) hatchet man n.
birinin saygınlığına zarar vermesi için tutulan kişi (gazeteci, muhabir) hatchet man n.
birinin ismine leke sürmek için tutulan kişi (gazeteci, muhabir) hatchet man n.
Trade/Economic
gazeteci çocuk news boy n.
Media
araştırmacı gazeteci investigative journalist n.
kurum veya işletmelerdeki yolsuzlukları ifşa etmeyi hedefleyen gazeteci muckraker n.
yerel gazeteci local journalist n.
serbest gazeteci freelance journalist n.
bir tür serbest gazeteci stringer n.
skandal haberciliği yapan gazeteci muck raker n.
skandal haberciliği yapan gazeteci muckraker n.
gezgin gazeteci travel journalist n.
gazeteci üslubu newspaperese n.
aktif askeri birliğe atanmış gazeteci embed n.
(aşağılama) gazeteci ağzı journalese n.
gazete için paragraf yazan gazeteci paragrapher n.
havuz kaynak kullanan gazeteci grubu pool n.
gazeteci çocuk newsie n.
aktif askeri birliğe gazeteci olarak atanmış embedded adj.
Computer
gazeteci çocuk newsboy n.
Television
televizyonda yayınlamak üzere haber yazan gazeteci telejournalist n.
televizyonda yayın yapan gazeteci telejournalist n.
Military
askeri gazeteci military journalist n.
Archaic
gazeteci yazar diurnalist n.