getting - Turco Inglés Diccionario

getting

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "getting" en diccionario turco inglés : 4 resultado(s)

Inglés Turco
General
getting n. edinme
Recently, we've been getting a lot of new customers.
Son zamanlarda çok sayıda yeni müşteri ediniyoruz.

More Sentences
getting n. temin
getting n. ele geçirme
getting n. elde etme

Significados de "getting" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
getting sick n. fenalaşma
General
getting bored n. canı sıkılma
getting drunk n. sarhoş olma
getting high n. uçma
getting drunk n. südreme
getting together n. toplanma
getting confused n. bocalama
getting better n. düzelme
getting married n. evlenme
getting better n. iyileşme
getting tired n. yorulma
getting old n. ihtiyarlama
getting dirty n. kirlenme
getting angry n. sinirlenme
getting spoiled n. şımarma
the population that is getting older n. yaşlanmakta olan nüfus
getting along with one another n. geçim
getting ready to do business n. iş yapmaya hazır hale gelme
getting acquainted phase n. tanışma faslı
getting a profession n. meslek edinme
getting used to n. alışma
getting emotionally close n. duygusal olarak yakınlaşma
getting ready for christmas n. yılbaşına hazırlık/hazırlanma
getting thin n. incelme
getting thin n. incelen
getting thin n. zayıflayan
getting thin n. zayıflama
social work with children and families: getting into practice n. aile ve çocuklarla sosyal hizmet: uygulamaya giriş
getting permission n. izin alma
(the difference between...) getting bigger n. makasın gittikçe açılması
getting worse n. giderek kötüleşme
go-getting n. saldırganlık
go-getting n. girişkenlik
getting even n. karşılıklı grup eylemi
getting down to n. koyulma
getting sick n. fenalaşma
getting caught n. yakalanma
getting stoned n. taşlanma
getting shivers n. heyecandan titreme
getting goosebumps n. heyecandan tüyleri diken diken olma
go-getting spirit n. atılımcı ruh
be getting on in years v. yaşlanmak
anticipate getting money v. avucu kaşınmak
getting on with v. geçinmek
end up getting nothing v. hava almak
be getting so into the idea v. fikre ısınmaya başlamak
keep getting bigger v. büyüdükçe büyümek
be afraid of getting shot v. vurulmaktan korkmak
be getting bigger and bigger v. giderek irileşmek
be getting bigger and bigger v. giderek büyümek
start getting bored v. sıkılmaya başlamak
getting informed v. bilgilendirilmek
attention getting adj. dikkat çekici
not worth getting upset over adj. üzülmeye değmez
go-getting adj. girişken
without getting noticed adv. fark edilmeden
Phrases
in terms of getting things done expr. işlerin hallolması/yapılması bakımından/açısından
getting worse expr. giderek kötüleşen
there's no getting around (something) expr. (bir şeyden) kurtuluş/kaçış/sıyırmak yok
there's no getting around (something) expr. bundan kaçacak bir yer kalmadı
there's no getting around (something) expr. mecburen/zorunlu olarak yapmak gerek
Colloquial
be getting on v. yaşlanmak
be getting on v. yaşlanıyor olmak
be getting on v. vakit geçmek
be getting on v. geç olmak
be getting on v. yaşı geçiyor olmak
get while the getting is good v. işler iyice kötüleşmeden kaçıp kurtulmak
get while the getting's good v. çok geç olmadan kendini kurtarmak
get while the getting's good v. fırsat varken bırakmak/kaçmak/çıkmak/kurtulmak
get while the getting is good v. fırsat varken bırakmak/kaçmak/çıkmak/kurtulmak
get while the getting's good v. fırsat varken paçayı kurtarmak
get while the getting's good v. işler iyice kötüleşmeden kaçıp kurtulmak
get while the getting's good v. fırsatını bulduğunda vazgeçmek
get while the getting is good v. fırsatını bulduğunda vazgeçmek
get while the getting is good v. fırsat varken paçayı kurtarmak
get while the getting is good v. zarardan dönmek
get while the getting's good v. zarardan dönmek
get while the getting is good v. çok geç olmadan kendini kurtarmak
be getting there v. bir sonuca, amaca doğru ilerlemek
be getting on toward (a time) v. (bir zamana) yaklaşmak
be getting on for (something) v. (bir şeye) yaklaşmak
be getting on toward (a time) v. neredeyse (bir zaman) olmak
be getting on for (something) v. neredeyse (bir şey) olmak
be getting there v. yaklaşmak
be getting on for (something) v. (bir yaşa) merdiven dayamak
be getting there v. az kalmak
be not getting anywhere v. bir yere varamamak
be not getting anywhere v. bir sonuca varamamak
getting on (in years) adj. yaşı ilerlemiş
getting on (in years) adj. yaşlanmış
getting on for expr. (bir şeyin zamanı) geliyor/yaklaşıyor
getting on toward expr. (bir şeyin zamanı) geliyor/yaklaşıyor
once you're in there's no getting out expr. bir kere girince çıkmanın yolu yoktur
(is) life getting you down? expr. bir sıkıntın var mı?
(is) life getting you down? expr. bir sıkıntın mı var?
(is) life getting you down? expr. yaramaz bir durum mu var?
(is) life getting you down? expr. moralin mi bozuk?
(is) life getting you down? expr. keyifsiz bir durum mu var?
(is) life getting you down? expr. hayat seni üzüyor mu?
(is) life getting you down? expr. hayat seni yoruyor mu?
time is getting on expr. geç oluyor
getting any? expr. cinsel hayatın nasıl?
getting any? expr. var mı bir şeyler?
getting any? expr. cinsel hayatında var mı bir şeyler?
time is getting on expr. zaman daralıyor
time is getting on expr. vakit geçiyor
getting any? expr. cinsel hayatında var mı bir hareket?
you are getting on my nerves expr. sinirlerimi bozuyorsun
there's no getting away from (something) expr. (bir durumu) kabul etmek lazım
there’s no getting away from it expr. bundan kaçış yok
there’s no getting away from it expr. bunu kabul etmek lazım
there's no getting away from (something) expr. (bir bilgi) göz ardı edilemez
there's no getting away from (something) expr. (bir gerçeği) kabullenmek gerek
there’s no getting away from it expr. bu göz ardı edilemez
there's no getting away from (something) expr. (bir durumdan) kaçış yok
there’s no getting away from it expr. bunu kabullenmek gerek
there's no getting away from (something) expr. (bir gerçek) görmezden gelinemez
there’s no getting away from it expr. bu görmezden gelinemez
(are) things getting you down? expr. seni üzen bir şey mi var?
(are) things getting you down? expr. canını sıkan bir şey mi var?
(are) things getting you down? expr. seni huzursuz eden bir şey mi var?
(are) things getting you down? expr. bir yaramazlık mı var?
there's no getting around expr. kaçış yok
there's no getting around expr. başka yolu yok
be getting on for… [uk] expr. -e yaklaşmak
be getting on for… [uk] expr. '-e merdiven dayamak
be getting on for… [uk] expr. neredeyse (bir saat, sayı, yaş ) olmak
it takes getting used to expr. alışmak lazım
it takes getting used to expr. alışmak gerekecek
it takes getting used to expr. alışmak biraz daha zaman alacak
what have you been getting up to? expr. ne yapıyorsun?
what are you getting up to? expr. neler yapıyorsun/yapıyorsunuz?
what are you getting up to? expr. ne yapıyorsun/yapıyorsunuz?
what is (one) getting at? expr. nereye varmaya çalışıyor?
what have you been getting up to? expr. neler yaptın?
what is (one) getting at? expr. ne kastediyor?
what is (one) getting at? expr. ne demeye çalışıyor?
what have you been getting up to? expr. neler yapıyorsun?
what is (one) getting at? expr. ne demek istiyor?
this is really getting on my nerves expr. bu cidden sinirimi bozuyor
had been getting a little bit yippy expr. son zamanlarda biraz huzursuz, sabırsız ya da sinirli olmaya başlamıştı
Idioms
be getting one's oats v. (düzenli) seks yapmak
be getting on in years v. yaşlanmak
get out while the getting's good v. fırsatını bulduğunda gitmek
get out while the getting's good v. fırsat varken gitmek
be getting on a bit v. bir parça yaşlanmak
getting into the weeds v. kılı kırk yarmak
not getting any younger v. her geçen gün (daha da) yaşlanmak
not getting any younger v. yaşlanıyor olmak
be getting younger v. gençleşmek