glimpsed - Turco Inglés Diccionario

glimpsed

glimpsed — Definition

Significado:
kısa anlık bakış
Pronunciación (IPA):
(AmE /ɡlɪmps/ – BrE /ɡlɪmps/)
Categoría gramatical:
İsim: glimpse (glimpses); Fiil: glimpse (glimpses – glimpsed – glimpsing)
Sinónimo:
glance
Antónimos:
scrutiny

Significados de "glimpsed" en diccionario turco inglés : 27 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
glimpse n. anlık bakış
General
glimpse n. göz atma
Let's catch a glimpse into the world of microscopic unicellular organisms!
Mikroskobik tek hücreli organizmaların dünyasına bir göz atalım!

More Sentences
glimpse n. kısa bakış
The video showed us a glimpse of what life would be like on Mars.
Video bizlere Mars'ta yaşamın nasıl olabileceğine dair kısa bir bakış sağladı.

More Sentences
glimpse n. gözüne ilişme
She caught a glimpse of the movie star before he left the hotel.
Otelden ayrılmadan önce film yıldızı gözüne ilişti.

More Sentences
glimpse n. (bir anlık) görüntü
In looking through the mist, I caught a glimpse of my future.
Sisin içinden bakarken, geleceğime dair bir anlık görüntü yakaladım.

More Sentences
glimpse v. görür gibi olmak (birini)
Tony glimpsed her among the crowd.
Tony onu kalabalığın arasında görür gibi oldu.

More Sentences
glimpse v. bir an için görmek
Suddenly he glimpsed the truth about the case: He was framed!
Aniden davayla ilgili gerçeği bir an için gördü: Ona komplo kurulmuştu!

More Sentences
glimpse n. belirti
glimpse n. işaret
glimpse n. görüverme
glimpse n. anlık bakış
glimpse n. belirsiz bulgu
glimpse n. muğlak belirti
glimpse n. belirsiz düşünce
glimpse n. ima
glimpse n. sezme
glimpse v. bir an için görmek (bir şeyi)
glimpse v. görünüp kaybolmak
glimpse v. kısa görmek
glimpse v. gözüne ilişmek
glimpse v. göz atmak
glimpse v. görür gibi olmak
glimpse N. kısa anlık bakış
Archaic
glimpse n. ani ışık parlaması
glimpse n. hafif ışık parlaması
glimpse v. hafifçe parlamak
glimpse v. hafif ışık vermek

Significados de "glimpsed" con otros términos en diccionario inglés turco: 10 resultado(s)

Inglés Turco
General
brief glimpse n. kısa bakış
catch a glimpse v. görür gibi olmak
catch a glimpse v. gözüne ilişmek
catch a glimpse v. bir an için görmek
get a glimpse of v. bir an için görmek
Idioms
catch a glimpse of someone v. birini bir an için görmek
catch a glimpse of (someone or something) v. (birini/bir şeyi) bir an için görmek
catch a glimpse of (someone or something) v. (birini/bir şeyi) göz ucuyla görmek
catch a glimpse of (someone or something) v. (biri/bir şey) gözüne ilişmek
catch a glimpse of (someone or something) v. (birini/bir şeyi) görür gibi olmak