horns - Turco Inglés Diccionario

horns

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "horns" con otros términos en diccionario inglés turco: 133 resultado(s)

Inglés Turco
General
horns of a dilemma n. birinin seçilmesi gereken iki güç seçenek
revenge by the wearer of horns n. intikam yemini
horns of a dilemma n. aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık
hook 'em horns n. metalci selamı
sign of the horns n. metalci selamı
the horns n. metalci selamı
grow horns v. boynuzlanmak
take the bull by the horns v. bir işe cesaretle girişmek
take the bull by the horns v. güçlüklere göğüs germek
draw in one's horns v. yelkenleri suya indirmek
lock horns with v. ağız dalaşı yapmak
lock horns with v. ağız dalaşına girmek
Colloquial
lock horns v. dalaşmak
lock horns v. kavga etmek
lock horns v. tartışmak
mess with a bull you get the horns expr. boğaya bulaşırsan boynuzu yersin
Idioms
hair and hide (horns and tallow) n. (son parçasına kadar) her şey
draw in one's horns v. masrafı kısmak
draw in one's horns v. yelkenleri suya indirmek
lock horns v. tartışmak
take the bull by the horns v. gözünü daldan budaktan esirgememek
take the bull by the horns v. pabuç bırakmamak
grab the bull by the horns v. pabuç bırakmamak
take the bull by the horns v. gözünü daldan budaktan sakınmamak
take the bull by the horns v. zorluklarla ertelemeden anında mücadele etmek
pull in one's horns v. tutumlu olmak
show one's horns v. kavgaya hazır olmak
show one's horns v. kızmak
draw in one's horns v. kemerleri sıkmak
pull in one's horns v. kemerleri sıkmak
draw in one's horns v. tutumlu olmak
draw in one's horns v. geri adım atmak
pull in one's horns v. geri adım atmak
show one's horns v. sinirlenmek
show one's horns v. gerçek rengini belli etmek
be on the horns of a dilemma v. ikilemde olmak
be on the horns of a dilemma v. açmazda olmak
take the bull by the horns v. bir işe cesaretle girişmek
take the bull by the horns v. zorluğa cesaretle göğüs germek
be on the horns of a dilemma v. ikilemde kalmak
be on the horns of a dilemma v. iki arada kalmak
be on the horns of a dilemma v. iki arada bir derede kalmak
pull in one's horns v. (kavgada vb.) geri adım atmak
draw in one's horns v. (kavgada vb.) geri adım atmak
lock horns (with someone) v. birisiyle tartışmaya girmek
lock horns with (someone) v. birisiyle bir tartışmaya girmek
take the bull by the horns v. bir işe cesaretle girişmek/kalkışmak
take the bull by the horns v. (bir) sorunun üzerine gitmek
grab the bull by the horns v. elini taşın altına koymak
take the bull by the horns v. elini taşın altına koymak
lock horns v. inatlaşmak
pull in one's horns v. yelkenleri suya indirmek
take the bull by the horns v. cesurca atılmak
pull in one's horns v. kuyruğunu kıstırmak
take the bull by the horns v. tehlikeyle yüzleşmek
pull in one's horns v. iddialı bir istekten geri adım atmak
pull in one's horns v. talebinden vazgeçmek
haul in (one's) horns v. dikkatli harcamak
haul in (one's) horns v. bırakmak
haul in (one's) horns v. kemerleri sıkmak
haul in (one's) horns v. tutumlu olmak
haul in (one's) horns v. tedbirleri artırmak
haul in (one's) horns v. vazgeçmek
haul in (one's) horns v. kemerleri sıkmak
haul in (one's) horns v. geri adım atmak
haul in (one's) horns v. temkinli/ihtiyatlı hareket etmek
haul in (one's) horns v. hesaplı para harcamak
make horns at (someone) v. (birine) "boynuzlu" işareti yapmak
make horns at (someone) v. işaret ve küçük parmakları açık bir şekilde yumruğunu kafasına götürerek hakaret etmek
make horns at (someone) v. (birine) boynuz işaretiyle hakaret etmek
put horns on (one) v. (bir kadın bir erkeği) aldatmak
put horns on (one) v. kocasını/erkek arkadaşını boynuzlamak
put horns on (one) v. (birini) boynuzlamak
put horns on (one) v. eşini/partnerini aldatmak
put horns on (one) v. (birine) boynuz takmak
draw in your horns v. kuyruğunu kıstırmak
pull in your horns v. yelkenleri suya indirmek
draw/pull in your horns v. masrafı kısmak
draw in horns and pull in horns v. talebinden vazgeçmek
draw in horns and pull in horns v. kuyruğunu kıstırmak
draw in your horns v. yelkenleri suya indirmek
draw in your horns v. tutumlu olmak
draw/pull in your horns v. tutumlu olmak
draw in your horns v. kemerleri sıkmak
draw/pull in your horns v. kemerleri sıkmak
draw in horns and pull in horns v. geri adım atmak
draw in horns and pull in horns v. kemerleri sıkmak
draw/pull in your horns v. harcamaları kısmak
draw in your horns v. geri adım atmak
pull in your horns v. tutumlu olmak
draw in horns and pull in horns v. yelkenleri suya indirmek
pull in your horns v. geri adım atmak
pull in your horns v. talebinden vazgeçmek
pull in your horns v. kuyruğunu kıstırmak
pull in your horns v. kemerleri sıkmak
draw in horns and pull in horns v. tutumlu olmak
draw in your horns v. talebinden vazgeçmek
grasp the bull by its/the horns v. elini taşın altına koymak
grab the bull by its horns v. elini taşın altına koymak
grab the bull by its horns v. pabuç bırakmamak
grasp the bull by its/the horns v. pabuç bırakmamak
make horns at v. -e boynuzlu işareti yapmak
make horns at v. işaret ve küçük parmakları açık bir şekilde yumruğunu kafasına götürerek hakaret etmek
make horns at v. -e boynuz işaretiyle hakaret etmek
take the bull by its horns v. elini taşın altına koymak
take the bull by its horns v. pabuç bırakmamak
take the bull by its horns v. cesurca atılmak
take the bull by its horns v. gözünü daldan budaktan sakınmamak
take the bull by its horns v. bir işe cesaretle girişmek
take the bull by its horns v. gözünü daldan budaktan esirgememek
on the horns of a dilemma expr. iki arada bir derede
mess with a bull you get the horns expr. çirkefe bulaşma üstüne sıçrar
all horns and rattles expr. gözü dönmüş
all horns and rattles expr. agresif/saldırgan
all horns and rattles expr. köpürmüş
all horns and rattles expr. küplere binmiş
all horns and rattles expr. tepesi atmış
mess with the bull and you get the horns expr. boğaya bulaşırsan boynuzu yersin
mess with the bull and you get the horns expr. çirkefe bulaşma üstüne sıçrar
Speaking
I'm on the horns of a dilemma expr. yukarı tükürsem bıyığım
i'm on the horns of a dilemma expr. aşağı tükürsem sakalım
Automotive
horns and buzzers n. klaksonlar ve sesli uyarı cihazları
electric horns n. elektrikli klaksonlar
Psychology
horns and halo effect n. halo ve horn etkisi
horns and halo effect n. (özellikle iş görüşmelerinde) bireyin dış görünüşüne dair bir özelliği tüm kişiliğine atfetme
horns and halo effect n. hale ve horn etkisi
Biology
anterior horns n. ön boynuzlar
Botanic
huntsman's-horns n. abd'nin güneydoğusunda yetişen, geniş trompet şekilli ağzı olan sarı renkli bir suibriği
huntsman's horns n. abd'nin güneydoğusunda yetişen, geniş trompet şekilli ağzı olan sarı renkli bir suibriği
Slang
horns of a dilemma n. iki ucu boklu değnek
wear the horns v. karısı tarafından aldatılmak
wear the horns v. boynuzlanmak
wear the horns v. karısı aldatmak