including - Turco Inglés Diccionario

including

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

including — Definition

Significado:
dahil olmak üzere
Pronunciación (IPA):
(AmE /ɪnˈkluːdɪŋ/ – BrE /ɪnˈkluːdɪŋ/)
Categoría gramatical:
Edat; Fiil (Ving)
Sinónimo:
encompassing, with
Antónimos:
excluding, excepting

Significados de "including" en diccionario turco inglés : 13 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
including prep. dahil
The price of this car is £8000 including taxes.
Bu arabanın fiyatı vergiler dahil 8000 £'dur.

More Sentences
General
including prep. dahil olmak üzere
This proposed reform is, in my view, of real importance, including to European competition policy.
Bana göre önerilen bu reform, Avrupa rekabet politikası da dahil olmak üzere gerçek bir öneme sahiptir.

More Sentences
Technical
including adj. dahil
The price of this car is £8000 including taxes.
Bu arabanın fiyatı vergiler dahil 8000 £'dur.

More Sentences
General
including n. kapsama
including n. içerme
including adj. şamil
including adj. kapsayan
including adj. içeren
including adj. havi
including prep. içinde
including prep. kapsayarak
Law
including adj. havi
Technical
including expr. kapsayarak

Significados de "including" con otros términos en diccionario inglés turco: 29 resultado(s)

Inglés Turco
General
including even the smallest items n. iğneden ipliğe kadar
including a bottom piece adj. altlı
(including) but not limited to adv. ile sınırlı olmaksızın
not including prep. dışında
not including prep. hariç
not including prep. hariç olmak üzere
incl (including) prep. dahil
Phrases
including us n. biz de dahil
including but not limited to expr. sınırlı olmamak kaydıyla
including but not limited to expr. (ancak) bununla sınırlı kalmamak üzere
including but not limited to expr. tahdidi olmamak kaydı ile
including but not limited to expr. (ancak) bununla sınırlı olmamak üzere
including, without limitation ... expr. ... dâhil, ancak bununla/bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla
including expenses expr. masraflarla beraber
Speaking
including me n. ben dahil
nobody including me is doing anything about it expr. ben dahil hiç kimse bu konuyla ilgili bir şey yapmıyor
Trade/Economic
other creditors including tax and social security n. vergi ve sosyal güvenlik dahil diğer alacaklılar
amount of unaccured liabilities of interests for future periods related to short and long-term credits and bonds payable (including redeemed shares) n. kısa ve uzun vadeli kredilerle ilgili olarak alınan kredilerin ve çıkarılmış menkul kıymetlerin (katılma intifa senedi dahil) kredi ve menkul kıymet türleri itibarıyla tahakkuk etmemiş gelecek döneme ilişkin faiz borçları tutarları
the price including tax n. vergi dahil fiyat
including advances expr. avanslar dahil
including, without limitation expr. dahil olmak ve bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla
including principal expr. anapara dahil
including taxes expr. vergiler dahil
Law
copy of the decision including n. havi karar sureti
copy of the decision including n. -i içeren karar sureti
Technical
thermal performance of glazed liquid heating collectors including pressure drop n. basınç düşmesi dahil camlı sıvı ısıtma kollektörlerinin ısıl performansı
requirements including safety n. güvenlik dahil kurallar
Automotive
oxygenated gasoline including gasohol n. gazohol içeren oksijenatlı benzin
Chemistry
pyrethrins including cinerin n. sinerin içeren piretrinler