inherited - Turco Inglés Diccionario

inherited

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "inherited" en diccionario turco inglés : 4 resultado(s)

Inglés Turco
Biochemistry
inherited adj. kalıtsal
They are the sufferers of the inherited disease PKU, who are unable to metabolise the amino acid phenylaline.
Bunlar, fenilalin amino asidini metabolize edemeyen kalıtsal PKU hastalığından muzdarip kişilerdir.

More Sentences
General
inherited adj. miras kalan
inherited adj. miras
inherited adj. irsi

Significados de "inherited" con otros términos en diccionario inglés turco: 41 resultado(s)

Inglés Turco
General
inherited wealth n. miras kalan varlık
inherited wealth n. miras kalan servet
be inherited from v. (miras) kalmak
be inherited v. intikal etmek
inherited from v. kalmak
be inherited from generation to generation v. kuşaktan kuşağa aktarılmak
inherited from one's father adj. babadan kalma
inherited by adj. miras kalan
Proverb
better a dollar earned than ten inherited miras kalan on dolardansa kazandığın bir dolar yeğdir
better a dollar earned than ten inherited baba parası/miras yemektense az da olsa alın teriyle kazanmak yeğdir
Technical
inherited error n. kalıtımsal hata
inherited error n. süregelen hata
Computer
inherited error n. kalıtsal hata
inherited error n. kalıtımsal hata
inherited error n. süregelen hata
inherited from expr. devralındığı yer
not inherited expr. devralınmadı
Informatics
inherited error n. kalıtsal hata
inherited attribute n. kalıtsal özellik
Telecom
inherited error n. kalıtsal hata
Medical
inherited disorder n. kalıtsal bozukluk
inherited disorder n. genetik bozukluk
inherited disease n. genetik bozukluk
inherited disease n. kalıtsal bozukluk
inherited mutation n. kalıtsal mutasyon
inherited disorder n. kalıtsal hastalık
inherited disease n. kalıtsal hastalık
dominantly inherited disease n. dominant geçişli hastalık
inherited disorder n. genetik geçişli hastalık
x-linked recessive inherited sendrome n. x’e bağlı resesif geçişli sendrom
inherited connective tissue disorder n. herediter bağ dokusu bozukluğu
autosomal recessively inherited disorder n. otozomal resesif geçişli hastalık
a rare recessively inherited syndrome n. resesif geçiş gösteren ender görülen bir hastalık
inherited bleeding disorders n. herediter kanama hastalıkları
an autosomal dominant inherited genetic disease n. otozomal baskın aktarılan genetik hastalık
a rare inherited disorder n. kalıtsal geçişli nadir bir hastalık
inherited metabolic disease n. kalıtsal metabolik hastalık
inherited immunity cascade deficiency n. doğuştan bağışıklık dizgesi eksikliği
inherited glomerular disease n. kalıtsal glomerüler hastalık
recessively inherited adj. resesif geçiş gösteren
Pathology
inherited spinal muscular atrophy n. kalıtsal spinal musküler atrofi