miras - Turco Inglés Diccionario

miras

Significados de "miras" en diccionario inglés turco : 37 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
miras legacy n.
His tribe has a rich legacy of folklore.
Kabilesinin zengin bir folklor mirası var.

More Sentences
miras heritage n.
We take great pride in our architectural heritage.
Mimari mirasımızla büyük gurur duyuyoruz.

More Sentences
miras inheritance n.
Challenging the cultural inheritance is surely going to benefit your opponents.
Kültürel mirasa meydan okumak kesinlikle rakiplerinizin işine yarayacaktır.

More Sentences
General
miras patrimony n.
I know that this is a difficult debate, being about our patrimony.
Bunun, mirasımızla ilgili zor bir tartışma olduğunun farkındayım.

More Sentences
miras bequest n.
She left a bequest of money to all her workers.
Tüm çalışanlarına parasını miras olarak bıraktı.

More Sentences
miras estate n.
The estate passed to her two children.
Miras kadının iki çocuğuna kalmıştı.

More Sentences
miras inheritance n.
Challenging the cultural inheritance is surely going to benefit your opponents.
Kültürel mirasa meydan okumak kesinlikle rakiplerinizin işine yarayacaktır.

More Sentences
miras legacy n.
His tribe has a rich legacy of folklore.
Kabilesinin zengin bir folklor mirası var.

More Sentences
miras heritage n.
We take great pride in our architectural heritage.
Mimari mirasımızla büyük gurur duyuyoruz.

More Sentences
Trade/Economic
miras inheritance n.
Challenging the cultural inheritance is surely going to benefit your opponents.
Kültürel mirasa meydan okumak kesinlikle rakiplerinizin işine yarayacaktır.

More Sentences
Law
miras estate n.
The estate passed to her two children.
Miras kadının iki çocuğuna kalmıştı.

More Sentences
miras heritage n.
We take great pride in our architectural heritage.
Mimari mirasımızla büyük gurur duyuyoruz.

More Sentences
miras inheritance n.
Challenging the cultural inheritance is surely going to benefit your opponents.
Kültürel mirasa meydan okumak kesinlikle rakiplerinizin işine yarayacaktır.

More Sentences
miras legacy n.
His tribe has a rich legacy of folklore.
Kabilesinin zengin bir folklor mirası var.

More Sentences
Telecom
miras heritage n.
We take great pride in our architectural heritage.
Mimari mirasımızla büyük gurur duyuyoruz.

More Sentences
General
miras heirdom n.
miras heirship n.
miras deceased's estate n.
miras inheriting n.
miras erf n.
miras hangover n.
miras cleronomy n.
miras stock [obsolete] n.
miras inherited adj.
Law
miras succession n.
miras succession n.
miras haereditas n.
miras bequeathal n.
miras bequeathment n.
miras birthright n.
Politics
miras heirdom n.
Latin
miras hereditas n.
Archaic
miras heritance n.
miras heirdom n.
miras heirdom [scotland] n.
miras heirship n.
miras heirship [scotland] n.

Significados de "miras" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
miras olarak almak inherit v.
General
miras sözleşmeleri contracts for make wills n.
kültürel miras cultural inheritance n.
tarihsel miras boyutu ön plana çıkarılan atraksiyon heritage attraction n.
miras sözleşmeleri contracts to make wills n.
miras kalma descent n.
ana soylu miras matrilineal descent n.
ortak miras common heritage n.
baba soylu miras patrilinearity n.
şartlı tasarruf (miras) tail n.
miras hakkının devri sale of decedents' estates n.
miras ilmi science of islamic inheritance n.
miras bırakanların mülkü decedent's estates n.
vasiyetle miras bırakan devisor n.
baba soylu miras patrilineal descent n.
miras kalan kimse legatee n.
miras bırakan kimse legator n.
miras kalan şey remainder n.
miras bırakma legating n.
babadan kalma miras patrimony n.
miras atraksiyonu heritage attraction n.
miras hukuku law of decendent's estate n.
miras beklentisi olan kimse expectant n.
miras bırakan kişi legator n.
miras yoluyla kazanılan mülk fee n.
miras bırakma testacy n.
miras kalabilirlik inheritability n.
miras bırakılabilirlik inheritability n.
kültürel miras cultural heritage n.
miras payı distributive share n.
yasal miras legal heritage n.
miras bırakma bequeathing n.
ekonomik miras economic legacy n.
kentsel miras urban heritage n.
tarihi miras historical heritage n.
manevi miras moral heritage n.
hispanik miras hispanic heritage n.
fikir, inanç yahut inanç sistemi, kültür aracılığıyla yayılan yahut anne babadan geçen kültürel miras, gözlemleme ya da iletişim araçları vasıtasıyla edinilen davranış şekli meme n.
sembol tarihi miras landmark n.
saklı miras hidden heritage n.
devlete miras kalan mallara nezaretle görevli memur cheater [obsolete] n.
kültürel miras tradition n.
şartlı miras entailment n.
koşullu miras bırakma entailment n.
devlete miras kalan mallara nezaretle görevli memur excheator [obsolete] n.
vasiyet yazarak miras bırakan kimse willer n.
başkasının rütbesini miras alma hakkına sahip kimse heir n.
bir unvanı, makamı veya mülkü miras alma heritage n.
miras alabilir olma heritability n.
miras yoluyla geçen mülk parçası heritable n.
anneden miras kalan şefkat gibi duygu mother n.
miras yoluyla geçebilme descendibility n.
ailesinden (para) miras kalan soy old money n.
ailesinden (para) miras kalan aile old money n.
ailesinden (para) miras kalan kimse old money n.
ailesinden (para) miras kalan sülale old money n.
akrabalar arasında eşit miras bölüşümü sunan feodal bir arazi kullanım uygulaması parage n.
miras kalan servet inherited wealth n.
miras kalan varlık inherited wealth n.
miras alabilme inheritability n.
nesneler arası miras ilişkisi inheritance n.
miras kalan mülk inheritance n.
ortak miras inheritance n.
müşterek miras coinheritance n.
ortak miras coinheritance n.
vesayet ve miras mahkemesi hakiminin tasfiye memuruna yanıt vermesi için atadığı kimse dative executor n.
miras hakkı survivance n.
en büyük oğula miras kalması entail n.
miras dil heritage language n.
geçmişten kalan miras patrimony n.
miras kalmak bequested to v.
birine miras olarak hiç para bırakmamak cut someone off v.
miras almak inherit v.
miras olarak almak come into something v.
miras olarak bırakmak bequeath v.
miras kalmak inherit from v.
miras bırakmak bequeath v.
miras beklemek wait for a dead man's shoes v.
miras kalmak pass to v.
(miras) kalmak be inherited from v.
miras bırakmak hand down v.
miras koşullarından kurtarmak disentail v.
bırakmak (miras olarak) leave v.
miras kalmak descend v.
miras bırakmak leave a legacy v.
miras bırakmak legate v.
miras yoluyla sahip olmak come by v.
(miras) konmak come into v.
miras olarak almak come into v.
miras olarak almak inherit v.
birisine miras bırakmak bequeath something to someone v.
birisine miras bırakmak will something to someone v.
miras yoluyla geçmek transfer v.
miras bırakmak transmit v.
miras bırakmak hands-down v.
(miras) hakkına düşmek fall v.
miras almak heir [dialect] v.
miras olarak almak heir [dialect] v.
miras bırakmak give v.
miras yolu ile geçmek demise v.
miras bırakılmak devolve v.
miras almak succeed v.
miras olarak almak succeed v.
(miras) bırakmak leave v.
(vasiyetle) miras bırakmak will v.
miras kalmak inherit v.
miras almak inherit v.
–den miras almak inherit from v.
miras olarak geniş arazi sahibi landed adj.
miras bırakılmış legated adj.
miras kalan inherited adj.
miras kalması mümkün olan inheritable adj.
miras yoluyla geçen hereditary adj.
miras kalan hand down adj.
miras kalması mümkün olmayan noninheritable adj.
miras yoluyla intikal etmeyen nonhereditary adj.
miras olarak kalamaz noninheritable adj.
miras olarak bırakılamaz noninheritable adj.
miras olarak kalamaz nonheritable adj.
miras olarak bırakılamaz nonheritable adj.
miras kalan inherited by adj.
(miras, taht vb.) gerçekten hak kazanmış apparent adj.
anneden miras kalmış matriclinous adj.
anne tarafından miras kalmış matriclinous adj.
miras yoluyla mülke sahip olan hereditable adj.
miras yoluyla unvana sahip olan hereditable adj.
miras kalması mümkün olmayan moveable adj.
birkaç nesilden miras kalmış serveti olan (kimse) old-money adj.
(miras) sahipsiz dormant adj.
(miras) varissiz dormant adj.
(miras) ihmal edilmiş dormant adj.
(miras) boşta dormant adj.
(miras) aynı vasiyet sahibinin aynı mirasçılara bıraktığı cumulative adj.
miras yoluyla pay edilebilen inheritable adj.
miras alabilen inheritable adj.
miras hakkı olan inheriting adj.
miras bırakılabilen inheriting adj.
miras alabilen inheriting adj.
miras bırakılabilir inheritable adj.
miras bırakmamış successionless adj.
miras kalan successive [obsolete] adj.
miras yolu ile alınan successive [obsolete] adj.
miras yoluyla by inheritance adv.
miras yoluyla hereditably adv.
miras yoluyla inheritably adv.
miras yoluyla patrimonially adv.
miras onayı probate N.
miras hakkı birthright N.
miras bırakma bequest N.
kültürel miras heritage N.