| Inglés | Turco | |||
|---|---|---|---|---|
| Common Usage | ||||
| Common Usage | insufferable adj. | çekilmez | ||
|
His arrogance and condescending attitude made him insufferable to be around. Kibri ve küçümseyici tavrı onun etrafında olmayı çekilmez kılıyordu. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | insufferable adj. | çekilmez | ||
|
His arrogance and condescending attitude made him insufferable to be around. Kibri ve küçümseyici tavrı onun etrafında olmayı çekilmez kılıyordu. More Sentences |
||||
| General | insufferable adj. | katlanılmaz | ||
| General | insufferable adj. | kendini beğenmiş | ||
| General | insufferable adj. | dayanılmaz | ||
| General | insufferable adj. | (davranış) katlanılmaz | ||
| General | insufferable adj. | tahammül edilemez (davranış) | ||
| General | insufferable adj. | kabul edilemez (davranış) | ||