kül - Turco Inglés Diccionario

kül

Significados de "kül" en diccionario inglés turco : 10 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kül ash n.
The ashes were all over the place after the fire.
Yangın bittiğinde küller her yerdeydi.

More Sentences
General
kül ashes n.
The city turned to ashes with the mine companies' bankruptcy.
Maden şirketlerinin iflası ile şehir küle döndü.

More Sentences
kül ash n.
The ashes were all over the place after the fire.
Yangın bittiğinde küller her yerdeydi.

More Sentences
kül cinder n.
The popularity of cinder blocks is huge.
Kül bloklarının popülaritesi çok büyük.

More Sentences
Technical
kül cinder n.
The popularity of cinder blocks is huge.
Kül bloklarının popülaritesi çok büyük.

More Sentences
Construction
kül ash n.
The ashes were all over the place after the fire.
Yangın bittiğinde küller her yerdeydi.

More Sentences
Food Engineering
kül cinder n.
The popularity of cinder blocks is huge.
Kül bloklarının popülaritesi çok büyük.

More Sentences
General
kül cinders n.
kül dust n.
kül spodium [obsolete] n.

Significados de "kül" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kül tablası ashtray n.
General
kül tablası extinguisher n.
uçgun kül flue ash n.
kül renginde olma ashiness n.
kül rengi toprak loess n.
kül tenekesi ash can n.
kül suyu lye n.
kül ayırıcı ash separator n.
kül kutusu ash pan n.
kül alma ash removal n.
kül içindeki yanmamış madde ash retention figure n.
kül yutmaz nobody's fool n.
uçucu kül fly ash n.
uçan kül fly ash n.
yakıp kül etme incineration n.
kül tabağı ashtray n.
yakarak kül etme cineration n.
kül rengi gray n.
kül rengi grey n.
ayaklı kül tablası pedestal ashtray n.
(ölüye ait) kül saklama küpü urn n.
kül çukuru ashpit n.
kömür artığı kül breeze n.
kül kedisi cinderella n.
yakarak kül etme cinefaction n.
sigaranın ucundaki kor halindeki kül cherry n.
kül yığını ash heap n.
kül birikintisi ash heap n.
kül testi ash test n.
sıcak kül aizle n.
kül, kömür veya tuz gibi maddeleri taşımak için kullanılan, fazla derin olmayan kutu backet [scottish] n.
kül kavanozu burial urn n.
kül miktarı easle n.
ağzına kadar dolu olan kül saklama vazosu urnful n.
(ölüye ait) kül saklama vazosunun alabileceği miktar urnful n.
tamamen yanıp kül olma concremation n.
bir tür kül toplama küreği scraper n.
kül kazıyıcı scraper n.
kül çarşambasından önceki pazartesi shrove monday n.
kül çarşambasından önceki pazar shrove sunday n.
sofradaki kırıntıları ve kül tablasında bulunanları toplamaya yarayan saplı küçük bir kap silent butler n.
kül tablası smoker n.
kül falı spodomancy n.
kül olmak be reduced to ash v.
yanıp kül olmak burn to ground v.
kül etmek ruin v.
kül etmek destroy v.
kül yutmak be duped v.
yakıp kül etmek burn something down v.
yanıp kül olmak go up in smoke v.
kül etmek consume v.
yakıp kül etmek consume v.
yakıp kül etmek burn something out v.
yanıp kül olmak be burnt out v.
yakıp kül etmek incinerate v.
kül yutmak be sucked v.
yakıp kül etmek burn down v.
yanıp kül olmak burn down v.
yanıp kül olmak burn v.
yanıp kül olmak burn away v.
yakıp kül etmek burn away v.
yakıp kül etmek burn out v.
yanıp kül olmak burn to ashes v.
yakıp kül etmek adure v.
yanıp kül olmak be burned out v.
yakıp kül etmek gut v.
duygularıyla yanıp kül olmak burn v.
ısı veya buhar oluşumunu azaltmak için (fırındaki ateşi) nemli kömür, kül veya cüruf ile kapatmak damp v.
kül etmek damn v.
yanıp kül olmuş burned to a crisp adj.
kül gibi ashen adj.
kül gibi ashy adj.
kül renginde ashen adj.
kül ile ilgili cinerary adj.
kül rengi ashen adj.
kül renkli ashen adj.
kül yutmaz hard-bitten adj.
yanıp kül olmuş burnt down adj.
yakıp kül eden upburning adj.
yanıp kül olan upburning adj.
yanıp kül olmuş on-air adj.
kül rengi russety adj.
yakıp kül edilebilir incinerable adj.
yanıp kül olmuş incinerate [obsolete] adj.
kül renginde cineraceous adj.
kül gibi cineraceous adj.
kül rengine çalan cinerescent adj.
mangalda kül bırakmayan fanfaron adj.
yanıp kül olmuş charred adj.
kül falı ile ilgili spodomantic adj.
kül gibi solgun ashen adj.
kül parçası cinder N.
Phrasals
yanıp kül olmak burn away v.
yanıp kül olmak burn off v.
yakıp kül etmek burn off v.
yanıp kül olmak go up v.
(bir şeyle karşılaşınca) yüzü kül/kireç kesilmek blanch at (something) v.
yanıp kül edilmek/olmak blaze away v.
yakıp kül etmek blaze away v.
yakıp kül etmek burn something up v.
Phrases
(yas veya utanma işareti olarak) başına toz ve kül dökülerek in dust and ashes adv.
Colloquial
yanıp kül olmuş burnt out adj.
Idioms
mangalda kül bırakmamak talk big v.
kül fukara olmak be as poor as a church mouse v.
yakıp kül etmek reduce to ashes v.
yanıp kül olmak burn to the ground v.
yakıp kül etmek burn something to a crisp v.
yakıp kül etmek burn something away v.
yanıp kül olmak go up in flames v.
yanıp kül olmak go up in smoke v.
yakıp kül etmek burn something to a cinder v.
kül/kireç kesilmek look as if (one) has seen a ghost v.
(bir şeyin) fikriyle bile kül/kireç kesilmek pale at the thought of (something) v.
(bir şeyin) fikriyle bile kül/kireç kesilmek pale at the notion of (something) v.
yakıp kül etmek put to the torch v.
yakıp kül etmek put to the torch v.
yakıp kül etmek put a torch to v.
yanıp kül olmak be burnt to a frazzle v.
kül yutmaz olmak be nobody's fool v.
kül yutmaz olmak be no fool v.
kül yutmaz olmak be no fool v.
kül yutmaz olmak be no (or nobody's) fool v.
(bir şeyi) yakıp kül etmek burn (something) to a cinder v.
(bir şeyi) yakıp kül etmek burn (something) to a crisp v.
kül/kireç kesilmek look like (one) has seen a ghost v.
kül/kireç kesilmek look as if you have seen a ghost v.
yüzü kül gibi ashen-faced adj.
kül/kireç kesilmiş white around the gills adj.
kül kesilmiş drained of color adj.
yanıp kül/kömür olmuş burnt to a crisp adj.
yanıp kül/kömür olmuş burnt to a cinder adj.
kül yutmaz there are no flies on him expr.
lafa gelince mangalda kül bırakmaz all mouth and (no) trousers expr.
kül olarak in flames expr.
lafa geline mangalda kül bırakmaz all mouth and trousers expr.
lafa geline mangalda kül bırakmaz all mouth and trousers expr.
kül yutmaz no one's fool expr.
kül yutmaz no flies on somebody expr.
kül yutmaz no flies on expr.
kül yutmaz no flies on one expr.
kül yutmaz there are no flies on expr.
kül yutmaz there's no flies on him/her expr.
Speaking
beni yaktın kül ettin you destroyed me expr.
beni yaktın kül ettin you ruined me expr.
Trade/Economic
kül ve bütün halinde universally and completely adv.
Technical
kül alma ash removal n.
uçan kül fly ash n.
volkanik kül volcanic ash n.
suda çözünmeyen kül water insoluble ash n.
kül miktarı ash content n.