kabak - Turco Inglés Diccionario

kabak

Significados de "kabak" en diccionario inglés turco : 23 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kabak squash n.
Like green and yellow squash, cucumbers can be beneficial in supporting a dog's kidneys.
Yeşil ve sarı kabak gibi salatalık da köpeğin böbreklerini desteklemede faydalı olabilir.

More Sentences
kabak pumpkin n.
I like to drink pumpkin soup.
Ben kabak çorbası içmeyi severim.

More Sentences
kabak zucchini n.
These oven-baked zucchini fries are great with ranch dressing.
Bu fırında pişirilmiş ranch soslu kabak kızartması muhteşem.

More Sentences
General
kabak courgette n.
Cut the courgette in half and slice the pieces.
Kabağı ortadan ikiye keserek dilimleyin.

More Sentences
kabak bald adj.
The tractor was stuck in the mud due to its bald tires.
Traktör, kabak lastikleri nedeniyle çamura saplandı.

More Sentences
Gastronomy
kabak zucchini n.
These oven-baked zucchini fries are great with ranch dressing.
Bu fırında pişirilmiş ranch soslu kabak kızartması muhteşem.

More Sentences
Botanic
kabak zucchini n.
These oven-baked zucchini fries are great with ranch dressing.
Bu fırında pişirilmiş ranch soslu kabak kızartması muhteşem.

More Sentences
kabak courgette n.
Cut the courgette in half and slice the pieces.
Kabağı ortadan ikiye keserek dilimleyin.

More Sentences
General
kabak vegetable marrow n.
kabak gourd n.
kabak pennyroyal n.
kabak marrow n.
kabak unripe adj.
kabak bold adj.
kabak tasteless adj.
kabak bare adj.
Colloquial
kabak zuke (a phonetic shortening of zucchini) n.
Idioms
kabak chrome dome n.
kabak chrome-dome n.
Botanic
kabak cucurbita pepo n.
kabak cucurbita n.
kabak cousa n.
kabak pepo n.

Significados de "kabak" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
kabak gibi ortada olma flagrancy n.
kabak tatlısı pumpkin with syrup and walnuts n.
kabak çekirdeği pumpkin seed n.
kabak dolması stuffed courgettes n.
kabak kızartması fried marrows n.
kabak kafalı baldheaded n.
kabak çekirdeği gourd seed n.
kabak çekirdegi yağı pumpkinseed oil n.
kabak çekirdegi yağı pumpkin seed oil n.
kabuksuz kabak çekirdeği unshelled pumpkin seed n.
bir çeşit dolmalık kabak couragette n.
kabak çekirdeği pepita n.
dolmalık kabak courgette n.
kabak aromalı latte pumpkin spice latte n.
patates püresinin içine kabak ve/veya lahana karıştırılarak yapılan geleneksel İrlanda yemeği colcannon n.
kabak ağacı meyvesinden yapılan pipo calabash pipe n.
kabak ağacı meyvesinden yapılan vurmalı çalgı calabash n.
kabak ağacı meyvesinden yapılan pipo calabash n.
kabak tadı verme aeolism n.
kabak tadı verme threadbareness n.
kabak tadı vermiş şaka chestnut n.
kabak tadı vermiş şey oldie n.
kabak mantarı puckfist [rare] n.
kabak mantarı puckball n.
kabak mantarı puff n.
kabak lifi spunge n.
(abd yerlilerinin mücevherlerinde) kabak çiçeği motifi squash blossom n.
kabak lifi sponge n.
kabak tadı vermek cloy v.
kabak çıkmak turn out to be tasteless v.
kabak çiçeği gibi açılmak become free and easy v.
kabak tadı vermek bore v.
kabak tadı vermek pall v.
kabak tadı vermek become boring v.
kabak başına patlamak bear the brunt of v.
kabak tadı vermek pall on v.
kabak tadı vermek pall on someone v.
kabak oymak carve a pumpkin v.
kabak çiçeği gibi açılmak break out v.
kabak kafalı bald adj.
kabak tadı veren longwinded adj.
kabak tadı veren long-winded adj.
kabak kafalı glassyheaded adj.
kabak (sakız kabağı) zucchini N.
Phrasals
(bir şey) hakkında kabak tadı veren bir konuşma yapmasına/hikaye anlatmasına neden olmak set off on (something) v.
(bir şey) hakkında kabak tadı veren bir konuşma yapmak/hikaye anlatmak set off on (something) v.
Proverb
şeytanla kabak ekenin kabak başına patlar the weed of crime bears bitter fruit
Colloquial
kabak kafalı banana-head n.
kabak tadı vermek be done to death v.
kabak gibi ortada there for everyone to see expr.
Idioms
kabak tadı vermiş konu/şaka an old chestnut n.
kabak kafa chrome dome n.
kabak kafa chrome-dome n.
kabak tadı vermiş konu/şaka that old chestnut n.
kabak tadı vermiş konu/şaka an old chestnut n.
kabak başına patlamak be left holding the baby v.
kabak başına patlamak be left holding the bag v.
kabak başına patlamak carry the can v.
birisini çok sık ziyaret ederek kabak tadı vermek wear out one's welcome v.
kabak gibi ortada olmak stand/stick out like a sore thumb v.
kabak tadı vermek have whiskers v.
kabak tadı vermek have grown whiskers v.
kabak gibi ortada olmak/görünmek could drive a truck through (something) [us] v.
kabak tadı vermek flog something to death [uk] v.
kabak kafa olmak be as bald as a coot v.
kabak gibi olmak be as bald as a coot v.
kabak tadı vermek have whisker v.
kabak tadı vermek have grown whisker v.
birisini çok sık ziyaret ederek kabak tadı vermek wear out welcome v.
kabak gibi thin on top adj.
kabak gibi bald as a coot/billiard ball adj.
kabak kafa bald as a billiard ball adj.
kabak kafa bald as a coot ball adj.
kabak gibi as bald as a coot expr.
başı kabak gibi bald as a coot expr.
kabak gibi like a sitting duck expr.
kabak tadı veren threadbare expr.
kabak gibi as bald as a baby's backside expr.
(bir anlaşmanın, tartışmanın, sözleşmenin) açıklarının/zayıf yönlerinin kabak gibi ortada olması can drive a truck through something expr.
kabak kafa (as) bald as a billiard ball expr.
kabak gibi (as) bald as a billiard ball expr.
kabak gibi (birinin/bir şeyin) gözünün önünde in full view (of someone or something) expr.
Speaking
kabak tadı vermek it is getting old expr.
Technical
kabak fener jack-o-lantern n.
Automotive
kabak lastik bald tire n.
Gastronomy
kabak tatlısı nut pumkin n.
kabak dolması stuffed zucchini n.
kızartmalık kabak zucchini n.
yeşil kabak zucchini n.
kabak çekirdeği pumpkin seeds n.
etli kabak dolması stuffed squash n.
kabak çiçeği zucchini blossoms n.
dolmalık kabak squash n.
kabak tatlısı oven baked pumpkin in syrup n.
kabak sakız marrow n.
kabak musakka squash ragout n.
dolmalık kabak green squash n.
kabak graten piliçti squash with chicken au gratin n.
kabak dolma, kızartma squash zucchini n.
kabak imambayıldı zuchini and onions in olive oil n.
kabak musakka stewed zucchini moussaka n.
kabak mücveri fried zucchini patties n.
kabak tavası fried squash slices n.
kabak yemeği zucchini n.
kabak kızartması fried zucchini n.
kabak çiçeği squash blossoms n.
kabak çiçeği dolması stuffed squash blossoms n.
dolmalık kabak zucchini n.
etli kabak-biber dolması stuffed squash and bell peppers n.
kavrulmuş kabak çekirdeği roasted pumpkin seed n.
kabak böreği courgette pie (uk) n.
kabak böreği zucchini pie (usa) n.
kabak mücver zucchini hash browns n.
kabak çorbası zucchini soup n.
altın kabak egg squash n.
sarı kabak egg squash n.
çizgili bir kabak çeşidi italian vegetable marrow n.
çizgili bir kabak çeşidi cocozelle n.
kabak turtası squash pie n.
kabak çiçeği dolması stuffed zucchini blossoms n.
Zoology
kabak, salatalık gibi bitkileri delen güve türünün larvası pickleworm (diaphania nitidalis) n.
(bazı küçük solucanlar) kabak çekirdeği şeklinde olan cucurbitive adj.
Botanic
kabak çekirdeği semen cucurbitae n.
balmumu kabak wax gourd (benincasa hispida) n.
beyaz kabak wax gourd (benincasa hispida) n.
kabak ağacı calabash tree n.
kabak ağacı meyvesi calabash n.
kabak ağacı calabash n.
kabak gibi meyvelerin ince ucu neck n.
fes şeklini andıran sert kabuklu meyveleri olan bir kabak bitkisi turk's turban n.
fes şeklini andıran sert kabuklu meyveleri olan bir kabak bitkisi french turban n.
fes şeklini andıran sert kabuklu meyveleri olan bir kabak bitkisi turban squash (cucurbita maxima turbaniformis) n.
yeni zelanda'ya özgü bir tür kabak kamokamo n.
yeni zelanda'ya özgü bir tür kabak kumikumi n.
küçük bir kabak çeşidi vine apple n.
meyvesinin uzunluğu bir buçuk metreyi geçebilen bir kabak hercules'-clubs n.
meyvesinin uzunluğu bir buçuk metreyi geçebilen bir kabak hercules' club n.
meyvesinin uzunluğu bir buçuk metreyi geçebilen bir kabak hercules'-club n.
kabak mantarı bullfist n.
kabak mantarı bullfice n.
kabak mantarı giant puffball n.
kabak gibi birçok bitkinin kökçüğünden elde edilmiş kök multiple primary root n.
sarı kabak crookneck squash n.
sarı kabak crookneck n.
sarı kabak summer crookneck n.
kabak çekirdeği pepo n.
kabak bitkisi pepo n.
çizgili oval meyveleri olan bir kabak bitkisi cucurbita mixta n.
kabak çiçeği squash blossom n.
kabak asması squash n.