kanunlar - Turco Inglés Diccionario

kanunlar

Significados de "kanunlar" en diccionario inglés turco : 2 resultado(s)

Turco Inglés
General
kanunlar statutes n.
kanunlar legislation n.

Significados de "kanunlar" con otros términos en diccionario inglés turco: 93 resultado(s)

Turco Inglés
General
model kanunlar model ordinances n.
sosyal kanunlar social laws n.
yazılı kanunlar statutes n.
kanunlar ihtilafı conflict of laws n.
geçerli kanunlar governing law n.
tanrısal kanunlar divine laws n.
ilahi kanunlar divine laws n.
kanunlar aracılığıyla tüm ırk ve etnik grup mensuplarına açık hale gelmek desegregate v.
(okul, iş yeri gibi yerleri) kanunlar aracılığıyla tüm ırk ve etnik grup mensuplarına açmak desegregate v.
Phrases
kanunlar dahilinde within the laws expr.
kanunlar çerçevesinde within the limits of the law expr.
Idioms
değişmez kanunlar the law of the medes and persians n.
bozulamaz kanunlar the law of the medes and persians n.
çiğnenemez kanunlar the law of the medes and persians n.
katı kanunlar the law of the medes and persians n.
karşı gelinemez kanunlar the law of the medes and persians n.
Trade/Economic
yürürlükteki kanunlar statues at large n.
tedvin edilmiş ya da kodlanmış kanunlar code laws n.
ticari kanunlar commercial legislation n.
günlük çalışma süresini sekiz saat olarak ayarlayan kanunlar eight hour laws n.
boykot karşıtı kanunlar anti-boycott laws n.
Law
kaçakçılığın men ve takibine dair kanunlar laws on prohibition and prosecution of smuggling n.
tekelcilik karşıtı kanunlar anti-trust laws n.
beşeri kanunlar human laws n.
atinalı kanuncu draco tarafından yapılan kanunlar draconian laws n.
sosyal kanunlar social legislation n.
eşya hukukuna dair kanunlar law of property acts n.
ilgili kanunlar applicable legislation n.
kanunlar arası çelişki conflict of laws n.
kanunlar arasındaki çatışma conflict of laws n.
kanunlar külliyatı codex n.
tali kanunlar bilagines n.
vasiyetname bırakmadan ölenlere ait mirasların akıbetini belirleyen kanunlar intestate laws n.
yatırımcıların dürüst olmayan teşebbüslere para yatırmalarını önlemek için çıkarılmış kanunlar blue sky law n.
kanunlar bütünü body of laws n.
önceyi kapsayan kanunlar retroactive legislation n.
din esasına dayanan kanunlar blue laws n.
kolonilere uygulanan kişisel özgürlüğü kısıtlayıcı sıkı kanunlar blue laws n.
din esasına dayanan kanunlar puritanical laws n.
kolonilere uygulanan kişisel özgürlüğü kısıtlayıcı sıkı kanunlar puritanical laws n.
yürürlükteki kanunlar statutes at large n.
parlamentonun çıkardığı kanunlar parliamentary law n.
yürürlüğe giren kanunlar statutes at large n.
yeniden gözden geçirilen kanunlar revised statutes n.
toplumun refahını tehdit eden maddelerin tüketimini yasaklayan kanunlar sumptuary laws n.
toplumun refahını tehdit eden maddelerin tüketimini yasaklayan kanunlar sumptuariae leges n.
kanunlar önünde eşitlik legal egalitarianism n.
kanunlar önünde eşitlik equality under the law n.
kanunlar önünde eşitlik equality before the law n.
ticareti düzenleyen kanunlar jure gestionis n.
kanunlar külliyatı collection of laws n.
kanunlar ihtilafı conflict of laws n.
kanunlar ve kararlar genel müdürlüğü general directorate of laws and decisions n.
kanunlar ihtilafı conflict of laws n.
yazısız kanunlar unwritten laws n.
kayda geçmiş kanunlar written laws n.
yazılı olmayan veya örf ve adet hukukundan farklı olarak gücünü yasamadan alan kanunlar written laws n.
kanunlar karşısında cezaya tabi olma guilt n.
kanunlar bütünü pandects n.
yangınların önlenmesine yönelik kanunlar fire code n.
bağışların kanunlar çerçevesinde meşru sayılmayan dini ritüeller için kullanılması durumu superstitious use n.
kanunlar çerçevesinde tanımlanmış suçlar statutory offense [us] n.
kanunlar çerçevesinde tanımlanmış suçlar statutory offence [uk] n.
kanunlar ile paralel bir şekilde clean adv.
konulmuş kanunlar gereğince due process of law expr.
kanunlar önünde eşittir equal before the law expr.
Politics
basın özgürlüğünü kısıtlayan kanunlar gag laws n.
konuşma özgürlüğünü kısıtlayan kanunlar gag laws n.
mevzuata göre bir araya getirilmiş kanunlar consolidated laws n.
uluslararası kanunlar international code n.
Institutes
kanunlar, kararlar ve hukuk işleri başkanlığı directorate of laws, resolutions and legal affairs n.
kanunlar genel müdürlüğü directorate general for laws n.
kanunlar ve kararlar dairesi department of laws and decisions n.
kanunlar ve kararlar başkanlığı department of laws and resolutions n.
kanunlar ve kararlar genel müdürlüğü directorate general for laws and decrees n.
kanunlar ve kararlar müdürlüğü section of laws and resolutions n.
Marine
çevre ile ilgili kanunlar laws concerning environment n.
bölgesel gelişim ile ilgili kanunlar laws concerning regional development n.
deniz trafiği ile ilgili kanunlar laws concerning marine traffic n.
hasar önlenmesi ile ilgili kanunlar laws concerning disaster prevention n.
yeniden kazanılmış alanlarla ilgili kanunlar laws concerning reclamation n.
madencilik ile ilgili kanunlar laws concerning mining n.
balıkçılık ile ilgili kanunlar laws concerning fisheries n.
ulusal kara kullanımı ile ilgili kanunlar laws concerning national land utilization n.
blok planlaması ile ilgili kanunlar laws concerning block planning n.
Medical
kan damarlarındaki kanın dengesi ile ilgili kanunlar haemastatics n.
Zoology
hayvan doğasına yön veren kanunlar zoonomia n.
Education
mevzuatla ilgili kanunlar regulations about administrative and educational works n.
Religious
musa tarafından koyulan kanunlar ve ritüeller sistemi mosaism n.
tanrı'nın koyduğu kanunlar positive law n.
Latin
savaş sırasında kanunlar susar silent leges inter arma n.
Slang
şüpheli bireylerin yakalanarak cezaya çarptırılmasına izin veren bir kanunlar bütünü suss laws [uk] n.
şüpheli bireylerin yakalanarak cezaya çarptırılmasına izin veren bir kanunlar bütünü sus laws [uk] n.