kedi - Turco Inglés Diccionario

kedi

Significados de "kedi" en diccionario inglés turco : 18 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kedi cat n.
The cat curled up on the windowsill.
Kedi pencere kenarına kıvrıldı.

More Sentences
General
kedi cat n.
The cat curled up on the windowsill.
Kedi pencere kenarına kıvrıldı.

More Sentences
kedi feline n.
The virus only affects felines.
Virüs yalnızca kedileri etkilemektedir.

More Sentences
kedi kitty n.
The mother has three kitties to care for.
Annenin bakması gereken üç kediciği var.

More Sentences
British Slang
kedi moggy n.
Poor moggy.
Zavallı kedi.

More Sentences
General
kedi pussy n.
kedi pussycat n.
kedi puss n.
kedi baudrons [scotland] n.
kedi grimalkin n.
Zoology
kedi malkin [dialect] [uk] n.
kedi mawkin [dialect] [uk] n.
kedi maukin [uk] n.
kedi felid n.
kedi felis catus n.
kedi felis domesticus n.
British Slang
kedi moggie n.
kedi mog n.

Significados de "kedi" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yavru kedi kitten n.
kedi yavrusu kitten n.
kedi gibi catty adj.
bıyık (kedi vb hayvanlara ait) whiskers n.
General
mırıltı (kedi) purr n.
kedi balığı goujon n.
büyük kedi large civet n.
erkek kedi tom n.
erkek kedi tomcat n.
tekir kedi tabby n.
kedi nanesi catmint catnip n.
kedi patisi cat's paw n.
kedi bıyığı cats whisker n.
kedi kumu cat litter n.
ötüşü kedi miyavlamasına benzeyen bir tür amerikan ötücü kuş catbird n.
kedi gözü cats eye n.
avcı kedi a good mouser n.
avcı kedi mouser n.
kedi köpek kavgası cat and dog fight n.
amerika'ya özgü küçük siyah benekli vahşi kedi ocelot n.
kedi kumu litter n.
kedi balığı catfish n.
kuru kedi maması dried cat food n.
tüylerini yalama (kedi vb) preening n.
kedi maması cat food n.
gerçek kedi true cat n.
kedi yavrusu gibi oynak olma kittenishness n.
tekir kedi striped cat n.
kedi mırıltısı cat purr n.
tekir kedi tabby cat n.
vahşi kedi wild cat n.
kara kedi black cat n.
kedi tüyü the cat´s fur n.
kedi yavrusu catling n.
yaşlı dişi kedi grimalkin n.
kedi soyundan hayvan cat n.
yabani kedi serval n.
kısa kalın tüyleri olan bir kedi türü shorthair n.
yavrulama (kedi) kittening n.
azgın kedi sesi caterwaul n.
kedi fobisi aelurophobia n.
kedi fobisi ailurophobia n.
kedi düşkünü a lover of cats n.
kedi düşkünü cat fancier n.
kedi düşmanı ailurophobe n.
kedi pençesi budak cat's paw knot n.
kedi kadın catwoman n.
çizmeli kedi puss in boots n.
siyah kedi black cat n.
kedi fare oyunu cat and mouse game n.
kedi bakımı cat care n.
kedi kumluğu litter pan n.
kedi kumluğu litter tray n.
kedi kumluğu catbox n.
kedi kumluğu litter box n.
kedi kumluğu sandbox n.
kedi kumluğu cat box n.
kedi kumluğu sand box n.
kedi tüyü cat hair n.
kedi kovucu cat deterrent/repeller n.
kedi savar cat deterrent/repeller n.
sarman (kedi) orange tabby n.
kedi kapısı cat door n.
kedi kapısı cat flap n.
kahraman kedi hero cat n.
kedi kumu kabı sandbox n.
kedi kumu kabı litter tray n.
kedi kumu kabı litter box n.
kedi kumu kabı catbox n.
kedi kumu kabı litter pan n.
beyaz tüylü kedi white hair cat n.
topaklaşan kedi kumu clumping cat litter n.
topaklanan kedi kumu clumping cat litter n.
yavru kedi kitty n.
kedi seven kişi cat person n.
kedi eğitimi cat training n.
kedi eğitim merkezi cat training center n.
kedi sürüsü clowder n.
beş kedi yavrusu five kittens n.
küçük kedi little cat n.
küçük kedi small cat n.
kedi beşiği cat's cradle n.
şirin kedi cute cat n.
şirin kedi pretty cat n.
kedi kuyruğu cat tail n.
kedi bakıcılığı cat sitting n.
kedi bakıcısı cat sitter n.
tekir kedi tabbis n.
erkek kedi ramcat [dialect] n.
sıçan öldüren hayvan (kedi ya da köpek) ratter n.
sıçan yakalayan kedi ya da köpek ratter n.
kedi ağacı cat tree n.
kedi kulesi cat tree n.
kedi fare oyunu cat and rat n.
kedi fare oyunu cat and mouse n.
eskiden özellikle tiyatrolarda oyuncuları yuhalamak amacıyla kullanılan ötürüldüğünde kedi çığlığına benzer bir ses çıkaran düdük catcall n.
kapının alt kısmında yer alan kedi kapısı catflap n.
kedi kavgası catfight n.
kedi beşiği oyunundaki ip şekillerine benzeyen yapı cat's cradle n.
kedi beşiği oyunu cats cradle n.
kedi hırsızı catnaper n.
kedi hırsızı catnapper n.
laboratuvarlara satmak için kedi çalan kişi catnapper n.
laboratuvarlara satmak için kedi çalan kişi catnaper n.
kedi olma durumu cathood n.
kedi gözü reflektör cat's-eye n.
kedi mırlaması thrum n.
kedi ırkları cat breeds n.
peluş kedi plush cat n.
yavru kedi kitling [obsolete] n.
kedi kumu kitty litter n.
kedi miyavlaması meu n.
kedi sesi miaul [dated] n.
dişi kedi molly n.
bir grup kedi glaring [rare] n.
erkek kedi gib-cat [obsolete] n.
yaşlı erkek kedi gib-cat [obsolete] n.
erkek kedi gib n.
kısırlaştırılmış erkek kedi gib n.
kedi sürüsü clutter [obsolete] n.
bir grup kedi cludder [obsolete] n.
kedi sürüsü cludder [obsolete] n.
bir grup kedi clutter [obsolete] n.
kedi beşiği oyunu cradle n.
kedi beşiği oyunu scratch cradle n.
kedi beşiği oyunu cratch cradle n.
kedi düşkünü felinophile n.
kedi aşığı felinophile n.
büyük kedi cat n.
kedi insanı cat person n.
evde beslenen kedi housecat n.
kedi tıslaması fuff n.
doğurmak (kedi vb) litter v.
kedi sevmek stroke a cat v.
mırıldamak (kedi) purr v.
mırlamak (kedi) purr v.
sevmek (kedi vb) stroke v.
cırmalamak (kedi vb) claw v.
tıslamak (kedi) spit v.
kedi köpek vb'ne su vermek water v.
kedi gibi sessizce yürümek pussyfoot v.
kedi sevmek stroke the cat v.
(kedi) mırlamak purr v.
(kedi vb) yalayarak içmek lap up v.
kedi kovalamak chase a cat v.
kedi beslemek keep a cat v.
kedi beslemek have a cat v.
tırmalamak (kedi vb) claw v.
(kedi vb) duvara sürtünmek rub up against the wall v.
kedi ile oynamak play with the cat v.