kids - Turco Inglés Diccionario

kids

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "kids" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
General
kids n. çocuklar
It is important for kids to be bored.
Çocukların sıkılması önemlidir.

More Sentences

Significados de "kids" con otros términos en diccionario inglés turco: 100 resultado(s)

Inglés Turco
General
the kids n. çocuklar
kids favourite n. çocukların sevgilisi
non-white kids n. beyaz olmayan çocuklar
kids these days n. zamane çocukları
kids these days n. zamane gençleri
kids games n. çocuk oyunları
father of my kids n. çocuklarımın babası
kids' menu n. çocuk menüsü
special needs kids n. özel gereksinimli çocuklar
kids wear n. çocuk giyim
young kids n. küçük çocuklar
stray kids n. başıboş çocuklar
kids club n. çocuk kulübü
kids material n. çocuk materyal
take care of the kids v. çocuklara bakmak
take care of the kids v. çocuklarla ilgilenmek
raise two kids on one salary v. tek maaşla iki çocuğa bakmak
raise two kids on one salary v. bir maaşla iki çocuğa bakmak
raise two kids on one salary v. bir maaşla iki çocuk büyütmek
be too protective of one’s kids v. çocuklarına karşı aşırı derecede koruyucu olmak
take the kids to school v. çocukları okula bırakmak
get the kids to school v. çocukları okula bırakmak
see the kids around the swings v. çocukları salıncakların civarından görmek
spend time with the kids v. çocuklarla vakit geçirmek
for your kids adv. çocuklarınız için
for your kids adv. çocukların için
Phrasals
divide the kids into smaller groups v. çocukları daha küçük gruplara ayırmak
separate the kids into smaller groups v. çocukları daha küçük gruplara ayırmak
Phrases
compared to other kids expr. diğer çocuklara nazaran
kids will be kids expr. çocuk çocukluğunu yapacak illa ki
kids will be kids expr. çocuk işte
Colloquial
dual income no kids (dink) n. çocuksuz çift
two kids n. iki çocuk
kids' stuff n. sadece çocuklara uygun olduğu düşünülen şey
kids' stuff n. çocuk işi
kids' stuff n. çok basit
kids' stuff n. çocukça şey
help someone out with the kids v. çocuklara bakmak için birine yardımcı olmak
kids really need their parents expr. çocukların gerçekten ailelerine ihtiyaçları var
get away from my kids expr. çocuklarımdan uzak dur
kids don't judge expr. çocuklar yargılamaz
kids twice my size expr. iki katım olan çocuklar
Idioms
find oneself at the kids' table v. çocuk muamelesi görmek
down with the kids v. yeni nesille takılmak
down with the kids v. yeni nesil gibi takılmak
down with the kids v. yeni nesil gibi hareket etmek
down with the kids v. yeni nesil gibi davranmak
kids' stuff expr. çocuk oyuncağı
Speaking
don't let the kids hear expr. çocuklar duymasın
what do you kids want expr. siz çocuklar ne istiyorsunuz
I'm really worried about the kids expr. çocuklar hakkında gerçekten çok endişeleniyorum
don't tell me how to raise my kids expr. çocuklarımı nasıl yetiştireceğimi bana öğretmeye/anlatmaya kalkışma
do you have kids? expr. çocukların var mı?
your kids deserve better expr. çocukların daha iyisini hak ediyor
never let your kids out of your sight expr. çocuğunuzu gözünüzün önünden ayırmayın
I will never raise kids in this city expr. bu şehirde asla çocuk büyütmeyeceğim
when you grow up and have kids you will understand me expr. büyüyüp çocukların olduğunda beni anlarsın
do you have any kids? expr. çocuğun var mı?
where are the kids? expr. çocuklar nerede?
I love my kids expr. çocuklarımı seviyorum
do you have kids? expr. çocuğun var mı?
I'm married with three kids expr. evliyim ve üç çocuğum var
I'm married with three kids expr. evli ve üç çocukluyum
where are your kids? expr. çocukların nerede?
where are your kids? expr. çocuklarınız nerede?
why aren't you playing with the kids? expr. neden çocuklarla oynamıyorsun?
they're still making kids read this book in the school expr. hala çocuklara okulda bu kitabı okutuyorlar
you never told me if you had kids expr. çocuğun olduğunu daha önce söylememiştin
there are thousands of kids like this expr. bunun gibi binlerce çocuk var
we're helping the kids expr. çocuklara yardım ediyoruz
you seem like good kids expr. iyi çocuklara benziyorsunuz
we were just kids back then expr. o zamanlar çocuktuk daha
he's known us since we were kids expr. bizi çocukluğumuzdan beri tanır
how many kids do you have? expr. kaç tane çocuğun var?
how many kids do you have? expr. kaç tane çocuğunuz var?
how many kids do you have? expr. kaç çocuğunuz var?
how many kids do you have? expr. kaç çocuğun var?
how many kids does he have? expr. onun kaç çocuğu var?
how many kids does she have? expr. onun kaç çocuğu var?
I have two kids expr. iki çocuğum var
Trade/Economic
double income no kids (dinks/dinkies) n. çocuksuz yaşayan ve her ikisi de çalışan çiftler
Computer
green screen kids n. yeşil ekran çocukları
Social Sciences
street kids rehabilitation association n. sokak çocukları rehabilitasyon derneği
free-range kids n. kendi başının çaresine bakan çocuklar
free-range kids n. kendini idare edebilen çocuklar
free-range kids n. kendine yeten çocuklar
free-range kids n. sınırlı ebeveyn müdahalesiyle kendi kendini idare etmesine izin verilen çocuklar
free-range kids n. kendi işini kendi görmesine izin verilen çocuklar
free-range kids n. özgür yetiştirilen çocuklar
free-range kids n. sınırlı yardımla çoğu şeyi tek başına yapmasına izin verilen çocuklar
free-range kids n. kendini idare etmesine izin verilen çocuklar
Slang
kids in parents' pockets eroding retirement savings (kippers) n. evden gitme çağına gelmiş olmasına rağmen evden gitmeyen çocuklar
kids' stuff n. hafif uyuşturucu
kids' stuff n. esrar
kids' stuff n. ot
kids' stuff n. yeni başlayanların kullandığı uyuşturucu
kids' stuff n. marihuana
nfbsk (not for british school kids) expr. uygunsuz bir sözcük yerine kullanılan şaka yollu bir ifade
nfbsk (not for british school kids) expr. küfür yerine kullanılan şaka yollu bir ifade
British Slang
drop the kids off at the pool v. sıçmak