knowledge - Turco Inglés Diccionario

knowledge

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

knowledge — Definition

Significado:
bilgi
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈnɑːlɪdʒ/ – BrE /ˈnɒlɪdʒ/)
Categoría gramatical:
İsim: knowledge (uncountable)
Sinónimo:
understanding
Antónimos:
ignorance

Significados de "knowledge" en diccionario turco inglés : 25 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
knowledge n. bilgi
She didn't have much knowledge of child care.
Çocuk bakımı konusunda fazla bilgisi yoktu.

More Sentences
General
knowledge n. haber
They had no knowledge of the incident until I called them.
Ben onları arayana kadar olaydan haberleri yoktu.

More Sentences
knowledge n. ilim
Thou art my Lord, and Thy knowledge is sufficient for me.
Sen benim Rabbimsin ve senin ilmin bana yeter.

More Sentences
knowledge n. enformasyon
Information and knowledge are the raw material in this society and the source of new wealth.
Bilgi ve enformasyon bu toplumun hammaddesi ve yeni zenginliğin kaynağıdır.

More Sentences
knowledge n. bilgi
She didn't have much knowledge of child care.
Çocuk bakımı konusunda fazla bilgisi yoktu.

More Sentences
knowledge n. bilgi birikimi
We have knowledge that can be made use of.
Kullanılabilecek bilgi birikimine sahibiz.

More Sentences
Trade/Economic
knowledge n. bilgi
She didn't have much knowledge of child care.
Çocuk bakımı konusunda fazla bilgisi yoktu.

More Sentences
Politics
knowledge n. bilgi
She didn't have much knowledge of child care.
Çocuk bakımı konusunda fazla bilgisi yoktu.

More Sentences
Linguistics
knowledge n. bilgi
She didn't have much knowledge of child care.
Çocuk bakımı konusunda fazla bilgisi yoktu.

More Sentences
General
knowledge n. irfan
knowledge n. vukuf
knowledge n. anlama
knowledge n. ilmi vukuf
knowledge n. bilim
knowledge n. tecrübe
knowledge n. malumat
knowledge n. bili
knowledge n. kanaat
knowledge n. bilgi dağarcığı
knowledge n. anlayış
knowledge n. kavrayış
knowledge n. kavrama
knowledge n. haberdar olma
Law
knowledge n. malumat
Archaic
knowledge n. cinsel ilişki

Significados de "knowledge" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
profound knowledge n. sonsuz bilgi
endless knowledge n. sonsuz bilgi
fountain of knowledge n. bilgi pınarı
General
tacit knowledge n. zımni bilgi
this branch of knowledge n. ilmin bu dalı
intimate knowledge n. ünsiyet
scientific knowledge n. ilimsel bilgi
knowledge sources n. bilgi kaynakları
theory of knowledge n. bilgi teorisi
common knowledge n. bilinen gerçek
conscious knowledge n. şuurlu farkındalık
carnal knowledge n. dünyevi bilgi
knowledge acquisition n. bilgi edinme
moral knowledge n. ahlak bilgisi
knowledge reached by reason n. akliyat
intimate knowledge n. ülfet
previous knowledge of n. hakkında önbilgi
will to knowledge n. bilme istemi
knowledge base n. bilgi tabanı
knowledge store n. bilgi dağarcığı
tree of knowledge n. insan anlayışının kökleri
knowledge acquired by listening n. kulak dolgunluğu
conscious knowledge n. bilinçli bilgi
knowledge because of god’s blessing n. vehbi bilim
privately owned knowledge n. özel bilgi
scientific knowledge n. bilimsel bilgi
knowledge contest n. bilgi yarışması
knowledge because of god’s blessing n. ledünni ilim
general knowledge n. genel kültür
contributions in theory of knowledge n. bilgi teorisinde makaleler
traditional knowledge n. geleneksel bilgi
intuitive knowledge n. sezgiyle edinilen bilgi
knowledge and experience n. bilgi ve deneyim
knowledge management n. bilgi yönetimi
sociology of knowledge n. bilgi sosyolojisi
lack of knowledge n. bilgi eksikliği
absolute knowledge n. mutlak bilgi
self knowledge n. kendini tanıma
knowledge representation n. bilgi temsili
knowledge theory n. bilgi teorisi
knowledge representation (information theory) n. bilgi temsili
imparted knowledge n. verilmiş bilgi
imparted knowledge n. aktarılmış bilgi
knowledge level n. bilgi düzeyi
knowledge level n. bilgi seviyesi
profound knowledge n. engin bilgi
intimate knowledge n. engin bilgi
theoretical knowledge n. teorik bilgi
knowledge sharing n. bilgi paylaşımı
legal knowledge n. hukuk bilgisi
knowledge explosion n. bilgi patlaması
knowledge worker n. bilgi işçisi
knowledge and skill n. bilgi beceri
knowledge theory-philosophy n. bilgi felsefesi
knowledge-information road n. bilgi karayolu
knowledge because of god’s blessing n. ilm-i ledün
knowledge theory-philosophy n. bilgi teorisi
in-depth knowledge n. engin bilgi
information-knowledge poverty n. bilgi fakirliği
knowledge because of god’s blessing n. ilm-i vehbi
power-knowledge n. iktidar-bilgi
types-departments of knowledge n. bilgi türleri
imperfect knowledge n. eksik bilgi
common sense knowledge n. sağduyu bilgisi
the theory of innate knowledge n. ansıma kuramı
knowledge gap n. bilgi uçurumu
knowledge-based economy n. bilgi ekonomisi
knowledge economy n. bilgi ekonomisi
economy of knowledge n. bilgi ekonomisi
extensive knowledge n. geniş bilgi
english knowledge n. ingilizce bilgisi
deep knowledge n. derin bilgi
sketch knowledge n. üstünkörü bilgi
knowledge generation n. bilgi üretme
knowledge generation n. bilgi üretimi
core knowledge n. temel bilgi
topic knowledge n. konu bilgisi
codified knowledge n. kodlanmış bilgi
technological knowledge n. teknolojik birikim
craft knowledge n. mesleki bilgi
universal knowledge n. evrensel bilgi
reflective knowledge n. yansıtıcı bilgi
our knowledge of the external world n. dış dünya bilgimiz
vocabulary knowledge n. sözcük bilgisi
vocabulary knowledge n. kelime dağarcığı bilgisi
protocol knowledge n. protokol bilgisi
lack of knowledge n. bilgisizlik
law knowledge n. hukuk bilgisi
positive knowledge n. pozitif bilgi
knowledge-capturing products n. fikri mülkiyet ürünleri
fountain of knowledge n. bilgi çeşmesi
world knowledge n. genel kültür
codifiable knowledge n. kodlanabilir bilgi
basic insurance knowledge n. temel sigortacılık bilgileri
vast knowledge n. yüksek bilgi birikimi
vast knowledge n. geniş bilgi birikimi
wide knowledge n. derin bilgi birikimi
extensive knowledge n. yüksek bilgi birikimi
wide knowledge n. geniş bilgi birikimi
vast knowledge n. derin bilgi birikimi
deep knowledge n. derin bilgi birikimi
deep knowledge n. geniş bilgi birikimi
wide knowledge n. yüksek bilgi birikimi
deep knowledge n. yüksek bilgi birikimi
extensive knowledge n. geniş bilgi birikimi
extensive knowledge n. derin bilgi birikimi
knowledge era n. bilgi çağı
scientific knowledge (savoir savant) n. bilimsel bilgi
fund of knowledge n. bilgi birikimi
accumulation of knowledge n. bilgi birikimi
knowledge-based approach n. bilgi temelli yaklaşım
acquisition of knowledge n. bilgi edinme
shallow knowledge n. sığ bilgi
episodic knowledge n. epizodik bilgi
revealed knowledge n. ortaya çıkan bilgi
knowledge and skill n. bilgi ve beceri
full carnal knowledge n. tam cinsel münasebet
background knowledge n. art alan bilgisi
background knowledge n. arka plan bilgisi
received knowledge n. alınmış/kabul edilmiş bilgi
prior knowledge n. ön bilgi
knowledge of foreign language n. yabancı dil bilgisi
computer knowledge n. bilgisayar bilgisi
grammar knowledge n. gramer bilgisi
use of knowledge n. bilgiyi kullanma
using knowledge n. bilgiyi kullanma
knowledge creation n. bilgi oluşturma
knowledge creation n. Bilgi yaratma
knowledge spiral n. bilgi sarmalı
sticky knowledge n. bilginin yapışkanlığı
sticky knowledge n. yapışkan bilgi
spiral of knowledge n. bilgi sarmalı
knowledge conversion n. bilgi dönüşümü
culture of religion and knowledge of ethics n. din kültürü ve ahlak bilgisi
knowledge elements n. bilgi ögeleri
indigenous knowledge n. yerli bilgi
basic religious knowledge n. temel dini bilgiler
basic religious knowledge n. temel dini bilgi
broad base of knowledge n. geniş bilgi tabanı
fount of knowledge n. bilgi çesmesi
thirst for knowledge n. bilgiye açlık
structure of knowledge n. bilginin yapısı
knowledge structure n. bilginin yapısı
unlawful carnal knowledge n. yasaklanmış veya tabu olan cinsel ilişki
unlawful carnal knowledge n. yasadışı cinsel ilişki
book of knowledge n. genel bilgi ansiklopedisi
accumulated knowledge and experience n. birikim
self-knowledge n. kapasitesinin farkında olma
self-knowledge n. kendini tanıma
self-knowledge n. özünü bilme