koordineli - Turco Inglés Diccionario

koordineli

Significados de "koordineli" en diccionario inglés turco : 2 resultado(s)

Turco Inglés
General
koordineli coordinated adj.
She asked about a coordinated policy of assisted returns.
Yardımlı geri dönüşler konusunda koordineli bir politika olup olmadığını sordu.

More Sentences
koordineli coordinately adv.

Significados de "koordineli" con otros términos en diccionario inglés turco: 26 resultado(s)

Turco Inglés
General
koordineli çalışmak work coordinately v.
koordineli olarak correspondingly adv.
koordineli olarak synonymously adv.
koordineli olarak coordinately adv.
koordineli şekilde in a coordinated manner adv.
koordineli biçimde coordinately adv.
koordineli biçimde in a coordinated manner adv.
koordineli şekilde coordinately adv.
Phrases
(bir şeyle) koordineli çalışmayan out of phase (with something) [uk] expr.
(biriyle/bir şeyle) koordineli biçimde in phase (with someone or something) expr.
(bir şeyle) koordineli çalışan in phase of phase (with something) [uk] expr.
Trade/Economic
koordineli denetim coordinated auditing n.
Politics
koordineli toparlanma coordinated recovery n.
Computer
karşıt bir internet forumunun kullanıcıları tarafından başka bir topluluğa koordineli bir şekilde yapılan çevrimiçi saldırı brigading n.
karşıt bir internet forumunun kullanıcıları tarafından başka bir topluluğa koordineli bir şekilde yapılan çevrimiçi saldırı brigade n.
Telecom
koordineli evrensel zaman coordinated universal time n.
evrensel koordineli zaman universal coordinated time n.
Anatomy
beyinzarının sinirdokunun büyük kitleleri ile koordineli bir şekilde çalıştığı ilkesi mass action n.
beyinzarının sinirdokunun büyük kitleleri ile koordineli bir şekilde çalıştığı ilkesi mass-action principle n.
Education
farklı bina veya kampüslerde koordineli öğretim yapan (üniversite) coordinate adj.
koordineli eğitim veren üniversite bünyesinde olan (eğitim kurumu) coordinate adj.
Military
genelkurmay başkanları koordineli tatbikatı jcs-coordinated exercise n.
koordineli yatay uçuş yapan uçak aircraft in coordinated level turn n.
koordineli ateş planı coordinated fire plan n.
koordineli tedarik görevlisi coordinated procurement assignee n.
koordineli hava savunması coordinated defence n.