kuram - Turco Inglés Diccionario

kuram

Significados de "kuram" en diccionario inglés turco : 9 resultado(s)

Turco Inglés
General
kuram hypothesis n.
kuram theory n.
kuram law n.
Trade/Economic
kuram model n.
Politics
kuram doctrine n.
Technical
kuram theory n.
Math
kuram theory n.
Philosophy
kuram philosopheme n.
Abbreviation
kuram theor n.

Significados de "kuram" con otros términos en diccionario inglés turco: 74 resultado(s)

Turco Inglés
General
edebi kuram literary theory n.
eleştirel kuram critical theory n.
erek-odaklı kuram target-oriented theory n.
kaynak-odaklı kuram source-oriented theory n.
kuram oluşturma grounded theory n.
orta boy kuram middle range theory n.
büyük kuram grand theory n.
büyük boy kuram grand theory n.
temellendirilmiş kuram grounded theory n.
kuram ya da argümanın en önemli noktası kingpin n.
maksimalistlerin kuram veya uygulamaları maximalism n.
doğadaki hareketin çeşitli biçimlerinin tek bir gücün tezahürleri olduğunu ileri süren kuram monodynamism n.
tanımlanamaz bilgi veya gücün doğrudan ve sezgisel olarak elde edilebileceğini varsayan kuram mysticism n.
insan gelişiminin değişmez yasalarca belirlendiğini savunan kuram historicism n.
(sosyopolitik program oluşturan) kuram ideology n.
kuram oluşturmak theorize v.
kuram ortaya koymak theorise v.
kuram geliştirmek theorise v.
kuram geliştirmek theorize v.
kuram ortaya koymak theorize v.
kuram oluşturmak theorise v.
kuram haline getirilmiş theorised adj.
kuram haline getirilmiş theorized adj.
kuram yüklü theory-laden adj.
mekanik düşünce veya kuram ile ilişkili mechanic adj.
kuram anlamı veren son ek -ology suf.
Phrasals
bir şey hakkında bir kuram oluşturmak theorize on something v.
aklında bir kuram oluşturmak theorize on v.
Colloquial
henüz teste tabi tutulmamış varsayımsal kuram armchair theory n.
Trade/Economic
klasik demokratik kuram classical democratic theory n.
verginin kamu hizmetlerinden elde edilen fayda oranında alınmasını savunan kuram compensatory principle of taxation n.
bütün üretim araçlarını topluma mal etmeyi savunan iktisadi kuram collectivism n.
ekonomideki dalgalanmaların aşırı yatırım hacminden kaynaklandığını savunan kuram over investment theory of the business cycle n.
ülkelerin ekonomik anlamda gelişmişlik düzeyleri ile ülkede yaşayan insanların mutluluk seviyeleri arasında bir ilişki olmadığını savunan ekonomik kuram easterlin paradox n.
Law
ücretlerin işçilerle işverenler arasında gerçekleştirilen pazarlık neticesinde kararlaştırıldığını savunan kuram bargaining theory of wages n.
hukukçu carlos calvo tarafından ileri sürülen bir kuram calvo doctrine n.
normcu kuram normative doctrine n.
Politics
özel girişime dayanan ekonomik kuram liberalism n.
savaşın gerekçesini ve koşullarını belirlemeye yönelik kuram just war theory n.
savaşların belirli kurallar dahilinde yürütülmesi gerektiğini savunan kuram just war theory n.
Medical
yaşlanmanın vücutta gittikçe daha az onarım kaynağının bulunması kaynaklı gerçekleştiğini öne süren kuram disposable soma theory n.
Psychology
psikoterapilerinde freud kuram ve yöntemini uygulayan uzman freudian n.
Physics
yapısal tedirginim kuram structured perturbation theory n.
büyük birleşik kuram grand unification theory n.
büyük birleşik kuram grand unified theory n.
elektro-zayıf kuram quantum flavourdynamics n.
elektro-zayıf kuram electroweak theory n.
elektro-zayıf kuram qfd (quantum flavourdynamics) abrev.
büyük birleşik kuram gut (grand unified theory) abrev.
Chemistry
elektromanyetik kuram elecromagnetic theory n.
Biology
panmeristik kuram panmeristic theory n.
canlı bir tohumda gelecek nesli oluşturacak tüm tohumların bulunduğunu savunan kuram encasement n.
Biochemistry
erek kuram target theory n.
başlatıcı kuram trigger hypothesis n.
Social Sciences
sosyal kuram oluşturma social theorizing n.
olayların insanlardan ziyade tarihi koşullardan etkilendiğini savunan kuram historicism n.
(eğitim, yardım, sosyal aktivite için) kurumları kilisenin temel işlevi olarak gören bir kuram institutionalism n.
çoğu kültürel benzerliğin yayılma sonucu ortaya çıktığını öne süren bir kuram diffusionism n.
Education
sosyal-bilişsel kuram social cognitive theory n.
toplumsal bilişsel kuram social cognitive theory n.
Literature
şiire ilişkin çeşitli kuram ve teknikler metricism n.
Linguistics
doğuştancı kuram ding dong theory n.
Philosophy
görelilik kuram theory of relativity n.
bilgi kuram theory of knowledge n.
ön kuram lemma n.
yapısal işlevselci kuram structural-functionalist theory n.
hayati olayların ruhani bir özden kaynaklandığı ve fiziksel ve kimyasal fenomenler ile tamamen açıklanamayacağını savunan bir kuram veya doktrin vitalism n.
doğuştancı kuram dingdong theory n.
doğuştancı kuram ding-dong theory n.
(felsefi) kuram philosopheme n.
kendi mental durumumuzu özel bir iç farkındalık veya genel bir algısal farkındalık sayesinde tespit ettiğimizi öne süren felsefi kuram ile ilişkili detectivist adj.
Chess
hipermodern bir kuram hypermodernism n.
Art
hipermodern bir kuram hypermodernism n.
Abbreviation
doğuştan getirilen ve bütün insan dillerinde ortak birtakım kuralların varlığını savunan kuram ug (universal grammar) n.