kuvars - Turco Inglés Diccionario

kuvars

Significados de "kuvars" en diccionario inglés turco : 6 resultado(s)

Turco Inglés
Technical
kuvars quartz n.
He has an expensive quartz watch.
Pahalı bir kuvars saati var.

More Sentences
kuvars silex n.
Mining
kuvars quartzose n.
kuvars quartzy adj.
kuvars quartzous adj.
Chemistry
kuvars quarz n.

Significados de "kuvars" con otros términos en diccionario inglés turco: 112 resultado(s)

Turco Inglés
General
bir tür kuvars sardius n.
mor kuvars amethyst n.
kuvars camı quartz glass n.
bir tür kuvars sard n.
kuvars kristali quartz crystal n.
kuvars pil quartz battery n.
kuvars saati quartz clock n.
mücevher olarak da kullanılan gri bir kuvars alençon diamond n.
kuvars hareketi quartz movement n.
kuvars ısıtıcı quartz heater n.
kuvars madeni değirmeni quartz mill n.
Technical
kuvars saati quartz clock n.
kuvars kristalleri quartz crystals n.
kuvars lambası quartz lamp n.
kuvars taneleri quartz grains n.
kuvars kumu quartz sand n.
kuvars gecikme hattı quartz delay line n.
kuvars tozu quartz powder n.
erimiş kuvars fused quartz n.
kuvars lifli manometre quartz-fiber manometer n.
kuvars kristalli osilatör quartz-crystal oscillator n.
kuvars kristalli rezonatör quartz-crystal resonator n.
silis, kum çakmaktaşı kuvars gibi silisyumun oksijenli bilişimlerine verilen ad silica n.
kuvars lifi quartz fibre n.
kuvars gibi silisyumun oksijenli bilişimlerine verilen ad silica n.
kuvars rezonatörü quartz resonator n.
kuvars kama quartz wedge n.
kuvars termometresi quartz thermometer n.
kuvars kristali quartz crystal n.
kuvars filtre quartz filter n.
kuvars camı quartz glass n.
kuvars osilatörü quartz oscillator n.
kuvars iyotlu lamba quartz-iodine lamp n.
sentetik kuvars synthetic quartz n.
kuvars kristal birim quartz crystal unit n.
yumurtamsı kuvars thunderegg n.
dumansı kuvars smoky quartz n.
dumanlı kuvars bull quartz n.
mor kuvars amethyst n.
kuvars maçalar quartz cores n.
kuvars fırını quartz furnace n.
kuvars camı fused quartz n.
kuvars halojen lambası quartz halogen lamp n.
kuvars katmanlı hematit itabarite n.
kuvars camı silica glass n.
kuvars kristalli monitör quartz-crystal monitor n.
kuvars kristal kontrollü osilatör quartz crystal controlled oscillator n.
doğal kuvars natural quartz n.
ortam toz ve kuvars konsantrasyonları environmental dust and quartz concentrations n.
öğütülmemiş doğal kuvars unground natural quartz n.
kuvars kristal kontrollü osilatör quartz crystal-controlled oscillator n.
dumanlı kuvars cairngorm n.
dumanlı kuvars smoky quartz n.
kuvars camı nitreous silica n.
sarı kuvars false topaz n.
limon kuvars false topaz n.
iskoçya'da bulunan bir kriptokristalin kuvars çakıl taşı scotch pebble n.
(dikdörtgen paralel yüz şeklinde) kuvars kristal zemin crystal n.
kuvars plaka crystal n.
kuvars camı fused silica n.
kuvars içeren quartzose adj.
kuvars bileşimli quartziferous adj.
(buz, kuvars) adi ışını daha hızlı yansıtan positive adj.
Electric
kuvars gecikme hattı quartz delay line n.
kuvars kristal kontrollü osilatör quartz crystal-controlled oscillator n.
kuvars-tungsten halojen lambalarının boğaz sıcaklığının ölçülmesi measuring the pinch temperature of quartz-tungsten-halogen lamps n.
Mining
altın içeren kuvars damar gold bearing quartz vein n.
kuvars damarı quartz vein n.
altın içeren kuvars damarları gold bearing quartz veins n.
kayda değer miktarda kuvars içeren diyorit quartz-diorite n.
kayda değer miktarda kuvars içeren diyorit tonalite n.
maden damarında yığıntı halinde meydana gelen kuvars vein quartz n.
iğnemsi rutil kristalleri içeren kuvars venus's hair stone n.
rutil kuvars sagenite n.
bir tür kuvars kristali bristol diamond n.
değerli taş olarak kullanılan dumanlı kahverengi, gri veya siyahımsı bir kuvars çeşidi morion n.
içerdiği kuvars kristalleri yazıt görünümü veren, açık renkli bir sokulum kayacı hebraic granite n.
içerdiği kuvars kristalleri yazıt görünümü veren, açık renkli bir sokulum kayacı pegmatite n.
içerdiği kuvars kristalleri yazıt görünümü veren, açık renkli bir sokulum kayacı runite n.
içerdiği kuvars kristalleri yazıt görünümü veren, açık renkli bir sokulum kayacı graphic granite n.
yakut kırmızısı bir kuvars rubasse n.
yakut kırmızısı bir kuvars mont blanc ruby n.
kırmızı kuvars içeren bir akik çeşidi sardachate n.
Medical
kuvars tozu hastalığı silicosis n.
solunabilir kuvars konsantrasyonu respirable quartz concentration n.
Optics
elipsli ucaylandırılmış ışığın dikdörtgen şeklindeki iki titreşim bileşeninin arasındaki faz farkını ölçmede kullanılan kama biçimindeki kuvars levhalar compensator n.
Astronomy
kuvars prizma quartz prism n.
Geology
alçak kuvars low quartz n.
alfa kuvars low quartz n.
düşük kuvars alpha quartz n.
düşük kuvars low quartz n.
alfa kuvars alpha quartz n.
alçak kuvars alpha quartz n.
beta kuvars beta quartz n.
feldispat-kuvars ayırımı feldspar quartz separation n.
volkanik bir kaya içerisinde kaçan bir gaz baloncuğundan oluşan, kuvars ve kalsit gibi açık renkli minerallerle dolu sert bir kese amygdale n.
volkanik kaya içerisinde kaçan bir gaz baloncuğundan oluşan, kuvars ve kalsit gibi açık renkli minerallerle dolu sert bir kese amygdule n.
kuvars, kil mineralleri ve feldispat içeren bir kumtaşı arkose n.
kuvars ve epidottan oluşmuş bir taş epidosite n.
kuvars ve mika katmanlarından oluşan şist mica-schist n.
çoğunlukla feldspat ve kuvars taşlarından oluşan bir kayaç türü petrosilex n.
feldispat, kuvars ve ince taneli mikadan oluşan bir taş türü petunse n.
feldispat, kuvars ve ince taneli mikadan oluşan bir taş türü petuntse n.
kırmızımsı kahverengi bir kuvars çeşidi sinople n.
saydam kuvars crystal n.
şeffaf kuvars crystal n.
(değerli taş olarak kullanılan) turuncu-kahverengi bir kuvars çeşidi spanish topaz n.
kum, çakmaktaşı, kuvars, silis gibi silisyumun oksijenli bileşimleri az olan (volkanik kayaç) undersaturated adj.
(kuvars) iğneli rutilated adj.
Archaic
safir kuvars taşı siderite n.
kırmızımsı kahverengi bir kuvars türü sinoper n.
Modern Slang
silika veya kuvars kristalleriyle taşlaştırılmış fosil dinozor kemiği agatized dinosaur bone n.