labirent - Turco Inglés Diccionario

labirent

Significados de "labirent" en diccionario inglés turco : 7 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
labirent labyrinth n.
The explorers lost their way in the labyrinth of caves.
Kaşifler mağara labirentlerinde yollarını kaybettiler.

More Sentences
General
labirent maze n.
It was easy to get lost in the maze of tunnels.
Tünel labirentinde kaybolmak işten değildi.

More Sentences
Technical
labirent maze n.
It was easy to get lost in the maze of tunnels.
Tünel labirentinde kaybolmak işten değildi.

More Sentences
Medical
labirent labyrinth n.
The explorers lost their way in the labyrinth of caves.
Kaşifler mağara labirentlerinde yollarını kaybettiler.

More Sentences
Archaeology
labirent maze n.
It was easy to get lost in the maze of tunnels.
Tünel labirentinde kaybolmak işten değildi.

More Sentences
General
labirent meander n.
labirent mizmaze [dialect] n.

Significados de "labirent" con otros términos en diccionario inglés turco: 71 resultado(s)

Turco Inglés
General
(lunaparkta) aynalı labirent house of mirrors n.
(labirent'de, koridor'da) çıkış yolunu bulmak unthread v.
labirent gibi labyrinthine adj.
labirent gibi mazelike adj.
labirent gibi maze-like adj.
labirent gibi labyrinth-like adj.
labirent gibi mazy adj.
labirent gibi labyrinthian adj.
labirent gibi labyrinthic adj.
labirent gibi labyrinthical adj.
labirent gibi labyrinthiform adj.
labirent gibi labyrinthal [rare] adj.
labirent şeklinde labyrinthiform adj.
labirent biçiminde labyrinthiform adj.
labirent gibi mazey [obsolete] adj.
labirent gibi daedal adj.
Technical
labirent halkası labyrinth ring n.
labirent yer paylaşımı maze overlay n.
dami labirent glendi dummy labyrinth n.
labirent bileziği labyrinth ring n.
labirent keçe labyrinth seal n.
labirent salmastra labyrinth packing n.
labirent mahfazası labyrinth gland casing n.
labirent mahfazası labyrinth gland housing n.
labirent sac labyrinth sheet metal n.
labirent buharı regülatörü steam seal regulator n.
labirent şerit labyrinth strip n.
labirent diski labyrinth disc n.
labirent salmastra labyrinth gland n.
labirent kleransı labyrinth clearance n.
labirent haznesi labyrinth chamber n.
labirent bant labyrinth strip n.
labirent tip mil sızdırmazlığı labyrinth shaft seal n.
labirent mahfazası labyrinth casing n.
labirent salmastra labyrinth seal n.
labirent boşluğu labyrinth clearance n.
çift sıra labirent keçe double row labyrinth seal n.
Computer
3b labirent 3d maze n.
labirent çizimi maze overlay n.
labirent türü maze type n.
labirent ayarları maze setup n.
Electric
akustik labirent acoustic labyrinth n.
Mechanic
sızdırmazlık gazlı labirent conta sistemi seal gas labyrinth seal system n.
Construction
labirent benzeri yeraltı geçidi catacomb n.
labirent benzeri yeraltı geçitleri catacombs n.
labirent benzeri geçitlerle ilgili catacumbal adj.
labirent benzeri geçitlere ait catacumbal adj.
Marine
labirent boğaz glendleri labyrinth gland n.
labirent glend labyrinth gland n.
Medical
labirent hastalıkları labyrinth diseases n.
yükseltilmiş artı labirent sıçan testi rat elevated t-maze test n.
labirent fistülü perilymph fistula n.
labirent fistülü labyrinthine fistula n.
vestibüler labirent vestibular labyrinth n.
Anatomy
labirent sıvısı labyrinthine fluid n.
(kulakta) kemik labirent ve zar arasındaki sıvı perilymph n.
(kulakta) kemik labirent ve zar arasında bulunan sıvı ile ilgili perilymphatic adj.
(kulakta) kemik labirent ve zar arasında bulunan sıvıyı içeren perilymphatic adj.
Psychology
labirent yolu mazeway n.
fareler ve diğer küçük hayvanlarla yapılan deneysel çalışmalarda kullanılan tek dallanma noktası olan basit bir labirent t-maze n.
Marine Biology
labirent organı labyrinth organ n.
labirent balığı labyrinth fish n.
betta cinsi çeşitli labirent balıklarına verilen ad fighting fish n.
Zoology
kemik labirent bony labyrinth n.
kemik labirent osseous labyrinth n.
damağında dişi olduğundan labirent diş yapılı amfibi trematosaurus n.
Literature
borges'in hikaye ve yazılarındaki labirent, ayna, gerçeklik gibi unsurları anımsatan borgesian adj.
Archaeology
damakta da diş bulunmasından ötürü oluşan labirent diş yapısına sahip (amfibi) labyrinthodont adj.
labirent diş yapısına sahip, nesli tükenmiş amfibi grubuna ait olan labyrinthodont adj.
Mythology
minos komutasındaki girit'te, daedalus'un yarı insan-yarı boğa minotor'u hapsetmek için inşa ettiği geniş labirent labyrinth of minos n.
Star Wars
labirent (pilot kanıtlama alanı) the maze (pilot proving ground) n.