liberal - Turco Inglés Diccionario

liberal

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

liberal — Definition

Significado:
özgürlükçü, cömert
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈlɪbərəl/ – BrE /ˈlɪbərəl/)
Categoría gramatical:
Sıfat; İsim
Antónimos:
conservative; stingy

Significados de "liberal" en diccionario turco inglés : 43 resultado(s)

Inglés Turco
General
liberal n. yaklaşık
The translation was not literal but liberal.
Çeviri kelimesi kelimesine değil, yaklaşık bir biçimde yapılmış.

More Sentences
liberal n. liberal
Liberals will never support the new gun law.
Liberaller yeni silah yasasını asla desteklemeyecek.

More Sentences
liberal adj. liberal
The liberal movement was a significant influence in that period.
Liberal hareket o dönemde önemli bir etkiye sahipti.

More Sentences
liberal adj. özgür
Ezra preferred a liberal neighborhood to live in.
Ezra özgür bir mahallede yaşamayı tercih etti.

More Sentences
liberal adj. cömert
There is no need to be so liberal with the sweets.
Tatlılar konusunda bu kadar cömert olmaya gerek yok.

More Sentences
liberal adj. özgürlükçü
The liberal societies are trying to find answers to some problems.
Özgürlükçü toplumlar bazı sorunlara cevap bulmaya çalışıyorlar.

More Sentences
liberal adj. yaklaşık
The translation was not literal but liberal.
Çeviri kelimesi kelimesine değil, yaklaşık bir biçimde yapılmış.

More Sentences
Trade/Economic
liberal adj. özgürlükçü
The liberal societies are trying to find answers to some problems.
Özgürlükçü toplumlar bazı sorunlara cevap bulmaya çalışıyorlar.

More Sentences
General
liberal n. liberal görüşlü kimse
liberal n. erkinci
liberal n. erkin
liberal n. liberalizm
liberal n. vasi
liberal n. liberal kimse
liberal adj. özgür düşünceli
liberal adj. geniş gönüllü
liberal adj. bol
liberal adj. eli açık
liberal adj. geniş görüşlü
liberal adj. oldukça büyük
liberal adj. hür
liberal adj. genel
liberal adj. serbest fikirli
liberal adj. serbest
liberal adj. eliaçık
liberal adj. hoşgörülü
liberal adj. din ve siyasette ilerleme yanlısı
liberal adj. monarşi karşıtı
liberal adj. düşünce ve ifade özgürlüğünden yana
liberal adj. hoşgörülü
liberal adj. bereketli
liberal adj. ihtisaslaşmamış
Trade/Economic
liberal n. libere
liberal adj. geniş fikirli
liberal adj. serbest
liberal adj. serbest piyasa ekonomisinden yana olan
Politics
liberal adj. alicenap
liberal adj. hür
liberal adj. serbest
Technical
liberal adj. açık fikirli
Geography
liberal n. missouri eyaletinde şehir
liberal n. kansas eyaletinde şehir
Ottoman Turkish
liberal adj. mükrim

Significados de "liberal" en diccionario inglés turco : 14 resultado(s)

Turco Inglés
General
liberal liberal n.
Liberals will never support the new gun law.
Liberaller yeni silah yasasını asla desteklemeyecek.

More Sentences
liberal liberal adj.
The liberal movement was a significant influence in that period.
Liberal hareket o dönemde önemli bir etkiye sahipti.

More Sentences
liberal liberalist n.
liberal catholic adj.
liberal permissive adj.
liberal broad adj.
liberal liberalistic adj.
liberal open adj.
liberal progressive adj.
Colloquial
liberal verlig [south africa] adj.
liberal herbivorous adj.
liberal grit adj.
Religious
liberal catholical adj.
Slang
liberal lib (liberal) abrev.

Significados de "liberal" con otros términos en diccionario inglés turco: 71 resultado(s)

Inglés Turco
General
liberal state n. liberal devlet
liberal arts and sciences n. lliberal sanat ve bilimler
liberal vocational education model n. piyasa mesleki eğitim modeli
liberal state n. özgürlükçü devlet
liberal education n. genel kültür
liberal arts n. sosyal bilimler
liberal capitalism n. liberal kapitalizm
liberal economy n. liberal ekonomi
liberal art n. liberal sanat
liberal-mindedness n. liberal görüşlülük
make liberal v. özgürleştirmek
become liberal v. liberalleşmek
very liberal adj. çok liberal
liberal-minded adj. liberal görüşlü
liberal-minded adj. liberal görüş ve politikaları benimseyen
Colloquial
liberal education n. genel kültür
armchair liberal n. idealleri uğruna hiçbir eylemde bulunmayan liberal kimse
knee jerk liberal n. belirli konularda çabuk tetiklenen duygusal ve koyu liberal kimse
Trade/Economic
liberal trade n. serbest ticaret
liberal school n. klasik liberalizm
liberal school n. liberal okul
liberal school n. liberal doktrin
liberal trade n. liberal ticaret
liberal profession n. serbest meslek
liberal arts n. serbest meslekler
liberal construction n. geniş tefsir
liberal construction n. geniş yorum
liberal competition n. özgürlükçü rekabet
liberal investment climate n. liberal yatırım ortamı
liberal-labour n. liberallerle emekçiler arasındaki ittifak
liberal economics n. liberal ekonomi/iktisat
on a liberal scale expr. bol miktarda
Law
liberal interpretation n. liberal yorum
liberal interpretation n. serbest yorum
liberal individualist theory n. liberal-bireyci görüş
Politics
liberal thought n. liberal görüş
liberal citizenship n. liberal vatandaşlık
liberal parties n. liberal partiler
liberal school n. liberal okul
neo-liberal n. yeni liberal
liberal strategy n. liberal strateji
liberal nationalism n. liberal milliyetçilik
liberal views n. liberal görüşler
liberal democrat n. liberal demokrat
liberal democrat party n. liberal demokrat parti
liberal democrats n. liberal demokratlar
liberal party n. liberal parti
liberal unionist [uk] n. 19. yüzyılda liberallerden ayrılarak ayrı parti kuran siyasi bir gruba mensup kimse
sld (social and liberal democratic party) n. (britanya'da) sosyal ve liberal demokratik parti
sld (social and liberal democratic party) n. (britanya'da) liberal demokratlar
right liberal n. sağ liberal
left liberal n. sol liberal
social and liberal democratic party n. (britanya'da) 1988'de kurulan merkeziyetçi bir parti
lib dem (liberal democrat) abrev. liberal demokrat
Institutes
european liberal, democrat and reform party n. avrupa liberal demokrat ve reformist parti
liberal and radical youth movement of the european community n. avrupa topluluğu liberal ve radikal gençlik hareketi
Social Sciences
sexually liberal feminism n. seks-pozitif feminizm
sexually liberal feminism n. seks yanlısı feminizm
liberal elite n. toplumun üst düzey eğitim almış ve özgürlükçü düşünceleri benimsemiş kesimi
Education
liberal arts and career combination n. temel lisans eğitimi ile meslek kombinasyonu
liberal arts n. temel bilimler
liberal arts n. beşeri ilimler
bla (bachelor of liberal arts) n. temel bilimler lisans programı
liberal education n. temel bilimlere dayalı olup mesleki beceriler kazandırmak yerine zihinsel becerilerin gelişimini destekleyen eğitim
liberal studies [uk] n. bilimsel, teknik veya mesleki alanlarda uzmanlaşanlara verilen tamamlayıcı bir sanat dersi
mals (master of arts in liberal studies) abrev. liberal çalışmalar mastırı
mals (master of arts in liberal studies) abrev. liberal çalışmalar alanında yüksek lisans derecesi
Abbreviation
nlc (national liberal club) n. ulusal liberal kulüp
Slang
limousine liberal n. varlıklı solcu
lib (liberal) abrev. liberal
lib (liberal) abrev. demokrat