luckily - Turco Inglés Diccionario

luckily

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

luckily — Definition

Significado:
neyse ki, şans eseri
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈlʌkɪli/ – BrE /ˈlʌkɪli/)
Categoría gramatical:
Zarf
Sinónimo:
fortunately
Antónimos:
unfortunately

Significados de "luckily" en diccionario turco inglés : 18 resultado(s)

Inglés Turco
General
luckily adv. allahtan
Luckily, I didn't have to make that decision.
Allahtan o kararı vermek zorunda kalmadım.

More Sentences
luckily adv. allah'tan
Luckily, the weather was good.
Allah'tan hava iyiydi.

More Sentences
luckily adv. şans eseri
Luckily, I had a very good doctor.
Şans eseri çok iyi bir doktorum vardı.

More Sentences
luckily adv. bereket versin ki
The guests have arrived early, but luckily I had already finished cooking.
Misafirler erken geldi, ama bereket versin ki ben zaten yemek yapmayı bitirmiştim.

More Sentences
luckily adv. iyi ki
Luckily nobody got wet.
İyi ki kimse ıslanmadı.

More Sentences
luckily adv. şansa bak ki
Luckily, I was able to get the tickets yesterday.
Şansa bak ki, biletleri dün almıştım.

More Sentences
luckily adv. neyse ki
Luckily, there are two ways to get rid of them.
Neyse ki, onlardan kurtulmanın iki yolu var.

More Sentences
luckily adv. şansımıza
Luckily, I didn't have to make that decision.
Şansıma o kararı vermek zorunda kalmadım.

More Sentences
luckily adv. şansına
Luckily for LeAnn, everything worked out well in the end.
LeAnn'in şansına sonuçta her şey yolunda gitti.

More Sentences
Colloquial
luckily adv. allah'tan
Luckily, the weather was good.
Allah'tan hava iyiydi.

More Sentences
luckily expr. neyse ki
Luckily, however, as we said, no case has yet been fatal.
Neyse ki, dediğimiz gibi, henüz ölümcül bir vaka görülmedi.

More Sentences
General
luckily adv. talihine
luckily adv. çok şükür
luckily adv. iki misli
luckily adv. şükür ki
luckily adv. şansa bakın ki
luckily adv. rastlantı eseri
luckily adv. tesadüfen

Significados de "luckily" con otros términos en diccionario inglés turco: 4 resultado(s)

Inglés Turco
Speaking
luckily I had a mother expr. neyse ki annem vardı
luckily for you expr. şükret ki
luckily I saw this coming expr. neyse ki ileri görüşlülük edip
luckily there were plenty of buses expr. şansıma bir sürü otobüs vardı