müdafaa - Turco Inglés Diccionario

müdafaa

Significados de "müdafaa" en diccionario inglés turco : 17 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
müdafaa defence n.
She gave a speech in defence of her co-workers.
Meslektaşlarını müdafaa etmek için bir konuşma yaptı.

More Sentences
Law
müdafaa defence n.
She gave a speech in defence of her co-workers.
Meslektaşlarını müdafaa etmek için bir konuşma yaptı.

More Sentences
Volleyball
müdafaa defence n.
She gave a speech in defence of her co-workers.
Meslektaşlarını müdafaa etmek için bir konuşma yaptı.

More Sentences
General
müdafaa guard n.
müdafaa pleading n.
müdafaa plea n.
müdafaa apologia n.
müdafaa apology n.
müdafaa advocacy n.
müdafaa advocating n.
müdafaa oral hearing n.
müdafaa answer n.
müdafaa propugnation [obsolete] n.
Law
müdafaa plea n.
müdafaa assertion n.
müdafaa defence (brit) n.
müdafaa advocacy n.

Significados de "müdafaa" con otros términos en diccionario inglés turco: 86 resultado(s)

Turco Inglés
General
meşru müdafaa self defence n.
müdafaa eden defender n.
yazılı müdafaa apologia n.
bek (savunma, müdafaa) back n.
meşru müdafaa self-defense n.
meşru müdafaa self-defence n.
meşru müdafaa self defense n.
resmi müdafaa apologetics n.
müdafaa eden kimse apologizer n.
müdafaa hattı line n.
kalkan tutarak müdafaa yapan kimse hyperaspist n.
müdafaa eden kimse guard n.
özel harekat kuvvetlerinin hücum sonrası müdafaa yerine geri dönmek üzere kullanacağı kıyı açıklarında belirlenmiş konum seaward recovery point n.
müdafaa etmek champion v.
müdafaa etmek advocate v.
müdafaa etmek defend v.
müdafaa etmek plead v.
şiddetle müdafaa etmek take up cudgels for v.
müdafaa etmek premediate v.
yerini müdafaa etmek maintain v.
karşı müdafaa yapmak counterplead v.
müdafaa etmek plete v.
müdafaa eden defensive adj.
müdafaa eden apologetical adj.
müdafaa eden fenceful adj.
müdafaa eden proponent adj.
müdafaa ederek apologetically adv.
özel harekat kuvvetlerinin hücum sonrası müdafaa yerine geri dönmek üzere kullanacağı kıyı açıklarında belirlenmiş konum srp (seaward recovery point) abrev.
Phrasals
müdafaa etmek stand for v.
(birini biri/bir şey) karşısında müdafaa etmek intercede (for someone) (with someone or something) v.
ile müdafaa etmek defend with v.
(birini/bir şeyi birine/bir şeye) karşı müdafaa etmek defend (someone or something) against (someone or something) v.
(birini/bir şeyi biri/bir şey) karşısında müdafaa etmek defend (someone or something) against (someone or something) v.
-e karşı müdafaa etmek defend against v.
(kendini/birini bir şeyle) müdafaa etmek defend (oneself or someone) with (something) v.
karşısında müdafaa etmek defend against v.
(birini) müdafaa etmek fend for v.
Phrases
birinci vazifen, türk istiklalini, türk cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir your first duty is forever to preserve and to defend the turkish independence and the turkish republic expr.
Colloquial
müdafaa etmek stick-up v.
Idioms
nefsi müdafaa yasası stand your ground law n.
kendini müdafaa etmek fight one's corner v.
kendini müdafaa etmek fight your corner [uk] v.
Law
meşru müdafaa self defense n.
müdafaa delillerini toplama talebi claim for collection of defense evidence n.
meşru müdafaa justifiable self defence n.
müdafaa hakkı right of defence n.
müdafaa şahidi witness for the defense n.
meşru müdafaa self-protection n.
meşru müdafaa self-defense n.
nefsi müdafaa self-defense n.
meşru müdafaa self defence n.
nefsi müdafaa self-protection n.
nefsi müdafaa self defence n.
meşru müdafaa sırasında adam öldürme chance-medley n.
müdafaa araçları means of defence n.
müdafaa vekili defense counsel n.
müdafaa vekili counsel for the defendant n.
müdafaa avukatı counsel for the defendant n.
müdafaa hakkı right of defense n.
meşru müdafaa legitimate self-defense n.
(nefsi müdafaa veya görev sırasında) gerçekleştirilen haklı/yasal adam öldürme justifiable homicide n.
(nefsi müdafaa veya görev sırasında) gerçekleştirilen haklı/yasal adam öldürme lawful killing n.
meşru müdafaa self-defence n.
nefsi müdafaa self-defence n.
meşru müdafaa hakkı right of self defence n.
meşru müdafaa hakkı right of self defense n.
meşru müdafaa self-defence n.
müdafaa etmek advocate v.
müdafaa etmek defend v.
müdafaa edilebilir justifiable adj.
müdafaa eden defensive adj.
müdafaa edilmeyen unpleaded adj.
Politics
bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! if some day you are compelled to defend your independence and your republic, you must not tarry to weigh the possibilities and circumstances of the situation before taking up your duty n.
meşru müdafaa necessary defence n.
meşru müdafaa necessary defense n.
milli müdafaa cemiyeti committee of national defense n.
milli müdafaa cemiyeti committee of national defence n.
demokrasi müdafaa vakfı foundation for the defense of democracies n.
History
müdafaa-i hukuk cemiyeti countrywide resistance organization n.
Military
erken meşru müdafaa anticipatory self defence n.
hücum sonrası müdafaa yerine geri dönme recovery n.
Sport
müdafaa oyuncusu defensive player n.
müdafaa hattı back line n.
müdafaa hattı backline n.
Archaic
müdafaa eden kimse propugner n.
müdafaa etmek hold out v.