mat. - Turco Inglés Diccionario

mat.

Significados de "mat." en diccionario turco inglés : 2 resultado(s)

Inglés Turco
General
mat. n. matine
mat. n. gündüz oyunu

Significados de "mat." con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
rush mat n. hasır
mat n. keçe
mat n. hasır
mat n. paspas
General
mat n. paspartu
wrestling mat n. güreş minderi
collision mat n. usturmaça
place mat n. amerikan servis
mat n. resim ve çerçeve arasındaki karton kenar
welcome mat n. paspas
mat n. düğüm (saç/kıl/lif vb'nde)
mat n. bardak altlığı
mat foundation n. radye temel
wrestling mat n. minder
paunch mat n. palet
mat n. altlık
mat n. nihale
straw mat n. saz hasır
reed mat n. kamış hasır
door mat n. paspas
mat n. minder
mat n. mat
mat n. palet
prayer mat n. namaz seccadesi
bath mat n. banyo paspası
place mat n. tabak altlığı
beer mat n. bardak altlığı
beer mat n. bardakaltı
drip mat n. bardak altlığı
drip mat n. bardakaltı
non-slip mat n. kaymaz paspas
non-slip mat n. kaymaz altlık
beer mat n. bira bardağı altlığı
shower mat n. duş paspası
diaper changing mat n. alt değiştirme örtüsü
the key under the mat n. paspasın altındaki anahtarı
car mat n. araba paspası
insulating mat n. yalıtkan paspas
safety mat n. emniyet paspası
bamboo mat n. bambu paspas
mat n. karışık yığın
mat n. dolaşık şey
mat n. kenarlık
mat n. dantelin katı olan kısmı
mat n. parıltısız ve donuk yüzey yaratmaya yarayan araç
mat n. sahne çekimi sırasında seçilen alanı karartmak için kamerada veya tab etme girişinde kullanılan anahtar deliğine benzer açıklık barındırabilen mat plak
mat n. gemi donanımını aşınmadan korumak için kullanılan kalın bir halat ağı
mat n. kahve veya şekeri paketlemede kullanılan torba
gym mat n. jimnastik minderi
rope mat n. eski iplerden örülmüş hasır
rope mat n. halattan yapılmış hasır
mat v. resmin etrafına paspartu geçirmek
mat v. matlaştırmak
mat v. keçeleşmek
mat v. hasır ile örtmek
mat v. donuklaştırmak
mat v. hasır gibi yapmak
mat v. birbirine dolaşmak
mat v. keçeleştirmek
mat v. düğümlenmek
mat v. dolaşmak
roll out the welcome mat v. ağırlamak
mat v. hasır döşemek
mat v. hasır ile örmek
put the key under the mat v. anahtarı paspasın altında koymak
mat v. kenarlık koymak
mat v. altlık koymak
mat v. (yumuşak taneciklerin) bir araya gelmesini ve yumuşak bir yarı katı kütle oluşturacak şekilde birbirlerine yapışmasını sağlamak
mat v. matlaşmak
mat adj. keçeleşmiş (saç, kıl vb)
mat adj. donuk
mat adj. kaba yüzeyi olan
mat adj. pürüzlü yüzeyi olan
mat adj. kıvrımlı yüzeyi olan
Phrasals
mat up v. (bir şeyin) dokusunu keçeleştirmek
Colloquial
mat n. yaygı
mat n. şilte
surf mat [australia] n. sörf matı
surf mat [australia] n. şişme sörf tahtası
Idioms
welcoming mat n. samimi karşılama
welcoming mat n. sıcak karşılama
welcoming mat n. arkadaşça karşılama
welcoming mat n. paspas
welcoming mat n. davet çıkarma
welcoming mat n. evin giriş kapısına koyulan paspas
sweep something under the mat v. sümen altı etmek
sweep something under the mat v. gizlemek
sweep something under the mat v. örtbas etmek
go to the mat for somebody v. birine destek olmak
go to the mat for somebody v. birine arka çıkmak
go to the mat for somebody v. birini desteklemek
brush (something) under the mat v. görmezden/bilmezden gelmek
brush (something) under the mat v. herkesten/kamuoyundan gizli tutmak
brush (something) under the mat v. gözden uzak etmek
brush (something) under the mat v. inkar etmek
brush (something) under the mat v. yok saymak
brush (something) under the mat v. herkesten/kamuoyundan sır olarak saklamak
brush (something) under the mat v. farkında değilmiş/bilmiyormuş gibi davranmak
brush (something) under the mat v. herkesten/kamuoyundan saklamak
brush (something) under the mat v. herkesten/kamuoyundan sır gibi saklamak
brush (something) under the mat v. halı altına süpürmek
brush (something) under the mat v. yaptığını saklamak
brush (something) under the mat v. yadsımak
brush (something) under the mat v. herkesten/kamuoyundan gizlemek
lay out the welcome mat (for somebody) v. özenle ağırlamak
roll out the welcome mat (for somebody) v. ziyaretçilerin/misafirlerin kendilerini rahat hissetmesi için uğraşmak
put out the welcome mat (for somebody) v. özenle ağırlamak
lay out the welcome mat (for one) v. özenli bir karşılama yapmak
lay out the welcome mat (for one) v. özenle ağırlamak
put out the welcome mat (for somebody) v. ziyaretçilerin/misafirlerin kendilerini rahat hissetmesi için uğraşmak
roll out the welcome mat (for somebody) v. özenli bir karşılama yapmak
roll out the welcome mat (for somebody) v. sıcak karşılamak
put out the welcome mat (for somebody) v. ziyaretçileri/misafirleri memnun etmeye çalışmak
lay out the welcome mat (for somebody) v. özenli bir karşılama yapmak
lay out the welcome mat (for somebody) v. ziyaretçilerin/misafirlerin kendilerini rahat hissetmesi için uğraşmak
lay out the welcome mat (for somebody) v. sıcak karşılamak
lay out the welcome mat (for somebody) v. ziyaretçileri/misafirleri memnun etmeye çalışmak
put out the welcome mat (for somebody) v. özenli bir karşılama yapmak
roll out the welcome mat (for somebody) v. ziyaretçileri/misafirleri memnun etmeye çalışmak
put out the welcome mat (for somebody) v. sıcak karşılamak
lay out the welcome mat (for one) v. sıcak karşılamak
roll out the welcome mat (for somebody) v. özenle ağırlamak
take (someone) to the mat v. (birine) itiraz etmek
take somebody/something to the mat [us] v. biriyle/bir şeyle tartışmaya girmek
take somebody/something to the mat [us] v. birine/bir şeye karşı çıkmak
take somebody/something to the mat [us] v. biriyle/bir şeyle anlaşmazlığa düşmek
take somebody/something to the mat [us] v. biriyle/bir şeyle zıt düşmek
take (someone) to the mat v. (biriyle) zıt düşmek
take somebody/something to the mat [us] v. biriyle/bir şeyle tartışmak
take somebody/something to the mat [us] v. birine/bir şeye itiraz etmek
take (someone) to the mat v. (biriyle) tartışmak
take (someone) to the mat v. (birine) karşı koymak
go to the mat v. genellikle sözlü olarak ideolojik tartışmaya girmek
go to the mat for (someone or something) v. (biri/bir şey) için sonuna kadar savaşmak/mücadele etmek
go to the mat (with somebody) (for somebody/something) [us] v. (biriyle beraber birine/bir şeye) arka çıkmak
go to the mat for (someone or something) v. (birine/bir şeye) tam destek vermek
go to the mat (with somebody) (for somebody/something) [us] v. (biriyle beraber birine/bir şeye) tam destek vermek
go to the mat for (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) sonuna kadar arkasında durmak
go to the mat for (someone or something) v. (birine/bir şeye) destek olmak
go to the mat (with somebody) (for somebody/something) [us] v. (biriyle beraber birinin/bir şeyin) sonuna kadar arkasında durmak
go to the mat (with somebody) (for somebody/something) [us] v. (biriyle beraber birini/bir şeyi) desteklemek
go to the mat for (someone or something) v. (birine/bir şeye) arka çıkmak
go to the mat for (someone or something) v. (birini/bir şeyi) desteklemek
go to the mat (with somebody) (for somebody/something) [us] v. (biriyle beraber biri/bir şey) için sonuna kadar savaşmak/mücadele etmek
go to the mat (with somebody) (for somebody/something) [us] v. (biriyle beraber birine/bir şeye) destek olmak
lay out the welcome mat (for somebody) [us] v. (ziyaretçileri/misafirleri) memnun etmeye çalışmak
put out the welcome mat (for somebody) [us] v. (birini) özenle ağırlamak
put out the welcome mat (for somebody) [us] v. (birini) sıcak karşılamak
roll out the welcome mat (for somebody) [us] v. (birini) özenle ağırlamak
roll out the welcome mat (for somebody) [us] v. (birini) ağırlamak