morning - Turco Inglés Diccionario

morning

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

morning — Definition

Significado:
sabah
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈmɔːrnɪŋ/ – BrE /ˈmɔːnɪŋ/)
Categoría gramatical:
İsim: morning (mornings)
Sinónimo:
dawn (contextual)
Antónimos:
evening

Significados de "morning" en diccionario turco inglés : 11 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
morning adj. sabah
The flight is at two o'clock in the morning.
Uçuş sabah saat ikide.

More Sentences
General
morning n. sabah
It is hard to start the engine on cold mornings.
Soğuk sabahlarda motoru çalıştırmak zordur.

More Sentences
morning interj. günaydın!
Morning, sleepyheads!
Günaydın, uykucular!

More Sentences
Colloquial
morning interj. günaydın
Morning, guys!
Günaydın, çocuklar!

More Sentences
General
morning n. başlangıç
morning n. sabah vakti
morning n. seher
morning n. başlama
morning n. gün doğumu
morning n. şafak
morning interj. iyi sabahlar!

Significados de "morning" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
morning person n. sabah insanı
General
morning room n. özellikle gündüzleri kullanılan oturma odası
early morning n. seher
morning coat n. jaketatay
morning dress n. jaketatay ve çizgili pantolon
morning sickness n. hamilelikte sabah bulantısı
morning coat n. ceketatay
late morning n. kuşluk
person who works on a morning shift n. sabahçı
the morning star n. sabah yıldızı
early morning hour n. sabahın erken saatleri
morning sickness n. sabah bulantısı
morning stiffness n. sabah sertliği
morning gown n. sabahlık
morning after n. akşamdan kalmışlık
morning prayer n. sabah duası
tomorrow morning n. yarın sabah
morning star n. sabah yıldızı
morning room n. oturma odası
morning azan n. sabah ezanı
morning wind n. seheryeli
early morning wind n. seheryeli
morning fun n. sabah keyfi
morning joy n. sabah keyfi
next morning n. ertesi sabah
morning chill n. sabah serinliği
mid-morning n. kuşluk vakti
mid-morning n. kuşluk
morning dress n. frak
morning-room n. sabah odası
morning session n. sabah oturumu
morning tea n. sabah çayı
morning erection n. sabah ereksiyonu
wee hours of the morning n. sabahın erken saatleri
morning twilight n. sabah alaca karanlığı
beginning of morning nautical twilight n. sabah alaca karanlık başlangıcı
morning twilight n. gün ağarması
morning after pill n. doğum kontrol hapı
morning gymnastics n. sabah jimnastiği
morning bells n. sabah zilleri
morning of the explosion n. patlama sabahı
the morning after death n. ölümden sonraki sabah
meal consumed early in the morning n. sahur
morning traffic n. sabah trafiği
morning television n. sabah televizyonu
morning program n. sabah programı
morning suit n. (özellikle düğün vb. gibi davetlerde giyilen) resmi elbise/smokin/takım elbise
morning suit n. özellikle düğün vb. gibi davetlerde giyilen resmi kıyafet
morning meal n. sabah yemeği
morning meal n. sabah öğünü
morning sports n. sabah sporu
morning star n. seher yıldızı
morning star n. çivili gürz
sunday morning n. pazar sabahı
christmas morning n. noel sabahı
morning run n. sabah koşusu
morning running n. sabah koşusu
morning jogging n. sabah koşusu
morning after pill n. ertesi gün hapı
my morning coffee n. sabah kahvem
morning joy n. sabah neşesi
the other morning n. geçen sabah
morning time n. sabah
morning breath n. ağız kokusu
morning [scotland] n. kahvaltıdan önce yenen hafif yemek
morning breath n. nefes kokusu
morning time n. şafak ile öğle arasındaki zaman dilimi
morning glory n. etkileyici başlayıp etkisini hızla yitiren kimse veya şey
morning breath n. uyuduktan sonra ağızda oluşan kötü koku
morning [scotland] n. kahvaltıdan önce içilen alkollü içki
coffee morning n. kahve servis edilen bağış etkinliği
morning patrol n. sabah devriyesi
not to live till the morning v. sabaha çıkmamak
stay awake till morning v. sabahlamak
work till morning v. sabahlamak
have a fun morning v. sabah keyfi yapmak
morning comes v. sabah olmak
perform morning prayer v. sabah namazı kılmak
stay awake till morning v. sabahı bulmak
wake up in the morning v. sabah kalkmak
monday-morning-quarterback v. önceki deneyimlere göre eleştirmek
morning's adj. sabahki
mid-morning adj. sabahın ortasında olan
mid-morning adj. sabahın ortasında gerçekleşen
mid-morning adj. sabahın ortasıyla ilgili
mid-morning adj. sabahın ortasına ait
morning-after adj. bir olayın sonrasında meydana gelen
morning-after adj. bir olayın sonrasına ait
in the morning adv. sabahları
from morning till night adv. sabahtan akşama kadar
in the morning adv. sabahleyin
towards morning adv. sabaha karşı
early in the morning adv. sabah erkenden
in the morning adv. sabah
early in the morning adv. sabahın köründe
every morning adv. sabahları
towards morning adv. sabaha doğru
early in the morning adv. sabah sabah
all morning adv. sabah boyunca
from morning to night adv. sabahtan akşama kadar
this morning adv. bu sabah
at this time of the morning adv. sabahın bu saatinde
at this time of the morning adv. sabah sabah
at this time of (the morning) adv. bu saatte
every morning adv. her sabah
twice daily once in the morning and once in the evening adv. sabah bir akşam bir olmak üzere günde iki kere
twice daily once in the morning and once in the evening adv. sabah 1 akşam 1 olmak üzere günde 2 kere
tomorrow morning adv. yarın sabah
all morning adv. bütün sabah
all morning adv. tüm sabah
by the morning adv. sabahleyin
good morning interj. günaydın
good morning interj. günaydın!
in the morning expr. yarın
Phrases
as of today morning expr. bugün sabah itibariyle
as of today morning expr. bugün sabah itibari ile
as of this morning expr. bu sabah itibariyle
as of this morning expr. bugün sabah itibariyle
in the morning expr. sabah olunca
Proverb
good morning after supper geçti borun pazarı sür eşeğini niğde'ye
morning dreams come true sabaha yakın görülen rüya tez zamanda çıkar
morning dreams come true sabah görülen rüya gerçekleşir
red sky in the morning, shepherd's warning kızıl doğan gün, kötü hava habercisi
(early) morning dreams come true sabaha karşı görülen rüya tez zamanda çıkar
(early) morning dreams come true sabah erken görülen rüya gerçek olur
Colloquial
since the morning n. sabahtan beri
good morning everybody n. günaydın millet
tomorrow morning n. yarın sabah
morning delivery n. sabah servisi
morning service n. sabah servisi
morning, noon, and night n. sabah/öğle ve akşam/gece
morning after pill n. ertesi gün hapı
monday morning quarterback n. önceki deneyimlerine göre başka birinin yaptıklarını eleştiren kimse
monday-morning quarterbacking n. önceki deneyimlerine göre başka birinin yaptıklarını eleştiren kimse
the morning after n. aşırıya kaçma sonrası oluşan etkiler
the morning after n. mahmurluk
wait for morning v. sabahı beklemek
in the wee small hours of the morning expr. sabahın ilk ışıklarıyla
come early in the morning expr. sabah erken gel
good morning beautiful woman expr. günaydın güzel kadın
top of the morning expr. günaydın!
great day in the morning! expr. aman tanrım!
just like any other morning expr. tıpkı diğer sabahlar gibi
at 3:00 in the morning expr. sabahın üçünde
three in the morning expr. saat sabahın üçü
same thing i told you this morning expr. sabah söylediğim gibi
good morning after supper expr. uyan da balığa gidelim
in the interim between her/his morning and afternoon classes expr. sabah ve öğleden sonraki dersleri arasında
between her/his morning and afternoon classes expr. sabah ve öğleden sonraki dersleri arasında
tomorrow morning bright and early expr. yarın sabah erkenden