necklaces - Turco Inglés Diccionario

necklaces

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "necklaces" en diccionario turco inglés : 6 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
necklace n. kolye
Mary took off her necklace.
Mary kolyesini çıkarmış.

More Sentences
General
necklace n. gerdanlık
The necklace looks great on you.
Gerdanlık senin üzerinde harika görünüyor.

More Sentences
necklace n. kolye gibi birbirine zincirleme bağlanmış bir dizi benzer şey
necklace v. kolye takmak
necklace v. kolyeyi andıracak şekilde zincir oluşturmak
Architecture
necklace n. boğmuk

Significados de "necklaces" con otros términos en diccionario inglés turco: 27 resultado(s)

Inglés Turco
General
pearl necklace n. inci kolye
Tom says he doesn't know where Mary bought her pearl necklace.
Tom Mary'nin inci kolyesini nereden satın aldığını bilmediğini söylüyor.

More Sentences
silver necklace n. gümüş kolye
I'm looking for a silver necklace.
Ben gümüş kolye bakıyorum.

More Sentences
diamond necklace n. elmas kolye
Before leaving the room, Tom took Mary's diamond necklace.
Tom odadan ayrılmadan önce Mary'nin elmas kolyesini aldı.

More Sentences
necklace microphone n. boyun mikrofonu
gold necklace n. altın kolye
stolen necklace n. çalınmış kolye
stolen necklace n. çalıntı kolye
stolen necklace n. çalınan kolye
crucifix necklace n. haç kolye
necklace theft n. kolye hırsızlığı
friendship necklace n. dostluk kolyesi
key necklace n. anahtar kolye
chain necklace n. zincir kolye
necklace [south african] n. birini yakarak öldürmek için boynuna dolanan ve benzin döküp ateşe verilen lastik
bib necklace n. büyük kolye
lose one's necklace v. kolyesini kaybetmek
necklace [south african] v. (birini) boynuna lastik geçirip lastiği ateşe vererek öldürmek
take off the necklace v. kolyeyi çıkarmak
Speaking
my zipper got caught on my necklace expr. fermuarım kolyeme sıkışmış
I lost my necklace expr. kolyemi kaybettim
Medical
casal necklace n. casal kolyesi
Botanic
necklace poplar (populus deltoides) n. kerestesi için yetiştirilen hızlı büyüyen verimli bir kavak
necklace tree n. ormosia cinsine ait, tohumları boncuk olarak kullanılan ağaç
necklace tree (ormosia monosperma) n. batı hint adaları'nda yetişen tohumları boncuk olarak kullanılan bir ağaç
Meteorology
pearl-necklace lightning n. inci gerdanlık şimşek
Military
necklace bomb n. teröristlerin ve rehin alan kişilerin kullandığı, kurbanın boynuna dolanan birbirine bağlı patlayıcılardan oluşan bomba
British Slang
pearl necklace n. boyna boşalma