no. - Turco Inglés Diccionario

no.

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "no." en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
Abbreviation
no. n. numara

Significados de "no." con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
pay no attention v. aldırmamak
no doubt adv. şüphesiz
no doubt adv. kuşkusuz
no longer adv. artık
no one pron. hiç kimse
no interj. hayır
General
vote of no confidence n. güvensizlik oyu
no n. olumsuz karar
no n. olumsuz oy veren kimse
no n. red
no man's land n. kimsenin aidiyetinde olmayan toprak
no end of talk n. sonu gelmez laf
no operation instruction n. işlem yok komutu
no man's land n. iki cephe arasındaki sahipsiz toprak
volume no n. cilt no
no man's land n. çok tehlikeli bölge
point of no return n. dönüşü olmayan nokta
section no n. hane no
yes no question n. evet hayır sorusu
family serial no n. aile sıra no
the point of no return n. dönüşü olmayan nokta
part no n. parça numarası
no n. aleyhte oy
no n. olumsuz oy
no n. ret
no op n. işlem yok
no respecter of persons n. kişilere rütbesine göre değer vermeyen kimse
no show n. rezervasyonlu olduğu halde gitmeme
plate no n. plaka no
serial no n. seri numarası
no n. numara
no confidence n. güvensizlik
no big deal n. önemsiz şey
account no n. hesap no
yes or no n. evet veya hayır
invoice no n. fatura no
no n. no
a messy problem that has no easy solution n. yılan hikayesi
no till n. saban veya pulluk kullanmadan ve zararlı bitkilere karşı zirai ilaç kullanılarak yapılan bir ziraat metodu
tax register no n. vergi sicil no
diploma no n. diploma no
diploma no n. diploma numarası
register no n. kütük no
motion of no confidence n. güvensizlik oyu
motion of no confidence n. gensoru önergesi
item no n. madde no
point of no return n. geri dönülemeyecek nokta
point of no return n. geri dönülemez nokta
point of no return n. geri dönülmez nokta
family no n. aile no
certificate of no impediment to marriage n. evlenme ehliyet belgesi
go-no-go n. git gitme
no-hoper n. ümitsiz vaka (kişi)
no-confidence n. güvensizlik oyu
no-hoper n. başarısız kişi
no-tillage n. saban veya pulluk kullanmadan ve zararlı bitkilere karşı zirai ilaç kullanılarak yapılan bir ziraat metodu
no-confidence n. gensoru önergesi
no-man's-land n. karşılıklı iki düşman kuvvetin cephe hatları arasında kalan arazi şeridi
no-tell motel n. günübirlik otel
no-brainer n. çok önemli olmayan ve üzerinde uzun uzadıya düşünülmesi gerekmeyen
no-knock raid n. ani baskın (polis vb)
no-go area n. yetkili olmayanların girmelerinin yasak olduğu alan
no-knock raid n. ani polis baskını
no-good n. aşağılık kimse
register no n. kütük
certificate no n. cüzdan no
serial no n. seri no
the point of no return n. geri dönülmeyecek nokta
the point of no return n. dönüşü olmayan yol
the point of no return n. geri dönüşü olmayan evre
point of no escape n. çıkışın (mümkün) olmadığı nokta
point of no escape n. kaçarı olmayan nokta
point of no escape n. kaçışın (mümkün) olmadığı nokta
item no n. sıra no
a road of no return n. dönüşü olmayan yol
no smoking zone n. sigara içilmesi yasak bölge
no smoking area n. sigara içilmesi yasak bölge
oil no 10 n. 10 numara yağ
no man's land n. (cepheler arasındaki) tarafsız bölge
no-see-um n. kan emici bir böcek
no self n. ayrı bir benliğin yokluğu
no text on board pledge day n. araba kullanırken cep telefonu ile mesaj göndermemek üzerine ant içme günü
crime no. n. suç no.
apartment no n. daire no
having no solution n. çözümsüzlük
no teacher in class n. boş ders
subscriber no n. abone no
article no n. madde no
document no n. belge no
no swimming n. yüzmek yasak
no swimming n. yüzmek yasaktır
no show socks n. babet çorap
no-passing zone n. geçilmez bölge
no body n. hiçbir ceset
no body n. hiçbir grup
no body n. hiçbir
no-name n. ismi henüz halk tarafından bilinmeyen sporcu, oyuncu, vb.
go no-go n. sistemin çalışabilirlik durumu
go no-go n. bileşenin çalışabilirlik durumu
go no-go n. karar anı
po box no n. posta kutusu numarası
po box no n. posta numarası
take no account of v. saymamak
be up to no good v. halt karıştırmak
spare no sacrifice v. fedakarlıktan kaçınmamak
have no business doing something v. birinin bir şey yapmaya hakkı olmamak
make no noise v. çıt çıkarmamak
have no use for v. hoşlanmamak
get no news from v. ses çıkmamak
see no harm v. bir sakınca görmemek
be of no more use v. hayır kalmamak
make no sense v. anlamsız gelmek
have no meaning v. anlamı olmamak
bear no responsibility for v. sorumlusu olmamak
make no concessions on quality v. kaliteden ödün vermemek
make no secret of v. açıkça söylemek
have no pity v. gözünün yaşına bakmamak
take no notice of v. dikkate almamak
see no harm v. sakınca görmemek
bear no relation to v. ile ilgisi olmamak
have no grounds v. dayanağı olmamak
give no respite to v. göz açtırmamak
know no bounds v. eğlencede sınır tanımamak
find no way out v. çaresiz kalmak
be in no hurry to v. bir şey yapmaya can atmamak
judge he is no good v. notunu vermek
have no pity on somebody v. gözünün yaşına bakmamak
have no strength in one's muscles v. elinde ayağında dermak olmamak
have no use for v. gereksememek
have no roof over one's head v. başını sokacak bir yeri olmamak
know no bounds v. ölçüyü kaçırmak
have no strength left v. sıfırı tüketmek
have no work do v. boş oturmak
spare no cost v. masraftan kaçınmamak
make no compromises v. taviz vermemek
spare no expense v. masraftan kaçmamak
have no objection v. diyeceği olmamak
have no thought of v. hiç aklından geçmemek
take no notice v. dikkate almamak
give no leg to stand on v. tutunacak bir dal bırakmamak
give no chance to recover v. göz açtırmamak
make no concessions v. ödün vermemek
pay no attention v. önemsememek
have no business to do something v. hakkı olmamak
give no quarter v. aman vermemek
make no concessions v. taviz vermemek
get no news v. ses çıkmamak
pay no attention v. oralı olmamak
have no peace v. rahat yüzü görmemek
spare no expense v. masraftan kaçınmamak