red - Turco Inglés Diccionario
Historia

red

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "red" en diccionario turco inglés : 53 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
red adj. al
red adj. kızıl
red adj. kırmızı
General
red n. kızılderili
red n. kırmızı giysi
red n. akkor
red n. kırmızı kürklü hayvan
red n. kızıl kürklü hayvan
red adj. kızgın
red adj. değersiz
red adj. kızarmış
red adj. kızıl tüylü
red adj. kızıl saçlı
red adj. kırmızı
red adj. en üst düzeyde aciliyete sahip
red adj. kanlı
red adj. vahşet içeren
red adj. kana bulanmış
red adj. sağlıklı tonlarda (yüz)
red adj. kan çanağına dönmüş (göz)
red adj. alçakça
red adj. ahlaksızca
red adj. günahkar
red adj. hain
red adj. alçak
Slang
red n. kırmızı sekobarbital (ilaç) kapsülü
Trade/Economic
red n. işletmede maliyetin geliri aşması
red adj. kar getirmeyen
red adj. maliyeti gelirini aşan
red adj. ölü (yatırım)
red borç
Politics
red adj. sosyalist
red adj. devrimci
red adj. radikal
red adj. (amerika'da) cumhuriyetçi
red adj. cumhuriyetçi parti yanlısı
red solcu
red rus
red komünist
Dyeing
red n. kırmızı boya
red n. kızıl boya
red n. kırmızı pigment
red adj. kan kırmızı renkte
red adj. bakırımsı renkte
Traffic
red n. kırmızı ışık
Gastronomy
red n. kırmızı şarap
Tobacco
red burley tütünleri için kırmızı
Geography
red n. red nehri
red n. mississippi nehri’nin bir kolu
Military
red n. kırmızı alarm
Sport
red n. (bilardoda) kırmızı top
red n. (okçulukta) kırmızı çember
red n. kırmızı çembere denk gelmiş ok atışı

Significados de "red" en diccionario inglés turco : 21 resultado(s)

Turco Inglés
General
red denial n.
red repudiation n.
red disallowance n.
red rejection n.
red negative n.
red refutation n.
red refusal n.
red no n.
red disavowal n.
red veto n.
red negation n.
red disclaimer n.
red dismissal n.
red declined adj.
Law
red disqualification
red challenging
red contestation
red refusal
red rejection
Politics
red nay
Archaic
red denay

Significados de "red" con otros términos en diccionario inglés turco: 500 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
red hair n. kızıl saç
claret red adj. bordo
General
turn as red as a beet v. pancar gibi olmak
see red v. gözünü kan bürümek
go all shades of red v. renkten renge girmek
see red v. gözü dönmek
go red v. kızarmak
turn red in the face v. mosmor kesilmek
see red v. çok öfkelenmek
turn red v. kızarmak
see red v. öfkeden kudurmak
wear red v. allar giymek
go red v. kızıllaşmak
get as red as betroot v. pancar gibi kızarmak
turn red v. kızıllaşmak
see red v. gözü kararmak
see red v. kan beynine çıkmak
become red v. kızarmak
be in the red v. borçlu olmak
see red v. son derece öfkelenmek
go red v. kırmızılaşmak
see red v. gözü dumanlanmak
turn red v. kırmızılaşmak
see red v. öfkelenmek
(one's face) go red v. yüzü kızarmak
be caught red-handed v. suçüstü yakalanmak
colour someone (red-faced) v. yüzünü kızartmak
catch somebody red-handed v. suçüstü yakalamak
catch someone red-handed v. birini suçüstü yakalamak
color someone (red-faced) v. yüzünü kızartmak
run a red light v. kırmızı ışıkta geçmek
be red from embarrassment v. utancından kıpkırmızı olmak
be red from embarrassment v. utancından kızarmak
commit a red light violation v. kırmızı ışık ihlalinde bulunmak
stop at red lights v. kırmızıda durmak
stop at red lights v. kırmızı ışıkta durmak
get red and puffy v. kızarıp ve şişmek
be sought with red notice by interpol v. interpol tarafından kırımızı bültenle aranmak
issue a red notice for v. kırmızı bülten çıkarmak
issue a red notice for v. kırmızı bülten yayınlamak
be sought by interpol under issue of a red notice v. interpol tarafından kırımızı bültenle aranmak
jump a red light v. kırmızı ışıkta geçmek
red spot v. sivilce
work the red carpet v. kırmızı halıda yürümek
walk on the red carpet v. kırmızı halının üzerinde yürümek
walk on the red carpet v. kırmızı halıda yürümek
work the red carpet v. kırmızı halının üzerinde yürümek
red [dialect] v. kırmızılaşmak
red [dialect] v. kızıllaşmak
red [dialect] v. kırmızılaştırmak
red [dialect] v. kızıllaştırmak
red-ink v. kırmızı mürekkeple işaretlemek
red-pencil v. sansürlemek
red-pencil v. kesmek
red willow n. kızılsöğüt
the red cross n. kızılhaç
red ensign n. kırmızı bandıra
red and green system n. kırmızı yeşil sistemi
red blind n. kırmızı renge karşı kör
seeing red n. öfkelenme
purplish red n. eflatuni kırmızı
red cross n. kızıl haç
red man n. kızılderili
the red sea n. kızıldeniz
red carpet n. kırmızı halı
seeing red n. öfkelenerek
red light district n. kent veya kasabalarda genelevler veya seks endüstrisinin diğer kollarının bulunduğu kesim
red crescent n. kızılay
red brass n. kırmızı pirinç
red panda n. kızıl panda
red blood cell n. eritrosit
deep red n. koyu kırmızı
red deer n. kızıl geyik
red herring n. dikkati başka yöne çekmek için söylenen söz
red herring n. hile
a red plum n. türbeeriği
tile red n. kiremit rengi
red light n. trafik lambasında kırmızı ışık
red pulp n. kırmızı pulpa
red pepper n. kırmızıbiber
copper red n. bakır rengi
red lead n. sülüğen
red bearded n. kızıl sakallı
red flag n. kızıl bayrak
red herring n. ilgiyi başka yöne çekmek için öne sürülen konu
red sea n. kızıl deniz
striped red mullet n. has kefal
red kite n. kızıl çaylak
red clover n. kızılyonca
red flag n. tehlike işareti
low red heat n. düşük kızıl sıcaklık
red ocher n. aşıboyası
red dot n. kırmızı nokta
phenol red n. fenol kırmızısı
red rearlight n. kedigözü
red zone n. kırmızılı alan
venetian red n. venedik kırmızısı
red brown n. kızıl kahve
red squirrel n. sincap
red indian n. kızılderili
red gurnard n. kırlangıçbalığı
red currant n. kırmızı kuş üzümü
the red crescent in turkey n. kızılay
red light district n. fahişeler mahallesi
red bandfish n. kurdelebalığı
red clay n. kırmızı kil
cresol red n. krezol kırmızısı
red herring n. tütsülenmiş ringa balığı
red cross n. kızılhaç
red mulberry n. kırmızı dut
red blood cell n. alyuvar
turkey red n. kökboyası
red legged partridge n. kızılkeklik
congo red n. kongo kırmızısı
american red squirrel n. amerikan kırmızı sincapı
red mace n. sukamışı
turkey red n. kökkırmızısı
the red crescent n. kızılay
red ochre paint n. aşıboyası
red chalk drawing n. kırmızı tebeşir çizimi
red admiral n. kelebek
red blindness n. kırmızı renge karşı körlük
seeing red n. çok öfkelenme
red tape n. kırtasiyecilik
red pepper n. çuşka
midnight red n. gece kırmızısı
red pencil n. kırmızı kalem
red pen n. kırmızı kalem
deep red n. ateş kırmızısı
red meat n. kırmızı et
the red brigades n. kızıl tugaylar
red brick n. kırmızı tuğla
red cabbage n. kırmızı lahana
red light n. kırmızı ışık
red brass n. kızıl pirinç
forward looking infra-red n. gece görüş cihazı
infra-red heating n. kızılötesi ısıtma
red-headed bunting n. kızıl başlı çinte
red-tailed wheatear n. kızılca kuyrukkakan
red-thorated pipit n. kızıl gerdanlı incirkuş
red-crested pochard n. macar ördeği
red-backed shrike n. kızıl sırtlı örümcekkuşu
red-throated diver & loon n. kızıl gerdanlı dalgıç
red-necked phalarope n. deniz düdükçünü
red-indian n. kızılderili
red-light district n. genelevlerin bulunduğu semt
red-headed bunting n. kızılbaşlı kirazkuşu
red-tapism n. bürokrasi
red-breasted merganser n. tarakdiş
red-footed falcon n. ala doğan
red-fronted serin n. kara iskete
red-breasted flycatcher n. küçük sinekkapan
red-blooded man n. taş fırın erkeği
red-rumped swallow n. kızıl kırlangıç
red-necked grebe n. kızıl boyunlu batağan
ottoman red crescent association n. osmanlı hilal-i ahmer cemiyeti
turkey red n. türk kırmızısı
turkey red oil n. türk kırmızısı yağı
red crescent disaster operations center n. kızılay afet müdahale merkezi
little red riding hood n. kırmızı başlıklı kız
red bronze n. kırmızı bronz
red ribbon n. kırmızı kurdele
red apple n. kırmızı elma
red dragon n. kızıl ejderha
red dragon n. kızıl ejder
red balloon n. kırmızı balon
man in the red jacket n. kırmızı ceketli adam
red rover n. bir çocuk oyunu
red cross blood center n. kızılhaç kan merkezi
red cross doctor n. kızılhaç doktoru
red tea n. kırmızı çalı çayı
candy red n. şeker kırmızısı
red dawn n. kızıl şafak
red eyes n. kırmızı/kızarmış gözler
red house n. kırmızı ev
red death n. kızıl ölüm
red rose n. kırmızı gül
red spirit filled thermometer n. ispirtolu termometre
red tower n. kızıl kule
red eye n. ucuz viski
red flag n. olumsuz bulgu
red army n. kızıl ordu
red lipstick n. kırmızı ruj
red balloon n. kırımızı balon
red flag n. isyan bayrağı
red flag n. sosyalist devrim sembolü
tile red n. kiremit kırmızısı
red worm n. olta solucanı
red mist n. kızıl sis
red cape n. kırmızı pelerin
claret red n. bordo rengi
permanent red n. pigment kırmızısı
permanent red n. kan kırmızısı
red square n. kızıl meydan
kremlin palace and red square n. kremlin sarayı ve kızıl meydan
red dress n. kırmızı elbise
rust-red n. pas kırmızısı
red pen n. kırmızı tükenmez kalem
red surface n. kızıl yüzey
red surface n. kırmızı yüzey
red packet n. çin geleneğine göre iyi şans getirdiği düşünülen, kırmızı bir zarf içinde verilen para.
red alert n. kırmızı alarm
red carpet n. özel ilgi
red carpet n. hoş karşılama
red carpet n. samimi karşılama
red light n. tehlike uyarı ışığı
red light n. don ateş oyununa benzer bir tür oyun
red packet n. çin yeni yılı'nda bekar gençlere verilen kırmızı zarf içindeki para
red packet n. çin düğünlerinde ailelerin gelin ve damada verdiği hediye
red packet n. çin düğünlerinde gelin ve damadın bekar gençlere verdiği hediye
red envelope n. çin yeni yılı'nda bekar gençlere verilen kırmızı zarf içindeki para
red envelope n. çin düğünlerinde ailelerin gelin ve damada verdiği hediye
red envelope n. çin düğünlerinde gelin ve damadın bekar gençlere verdiği hediye
red rag n. kışkırtma
red rag n. öfkelendiren şey
red region n. cehennem
red region n. cehennem ateşi
red-brown n. kızıl kahve
red-grey n. kırmızımsı gri
red-header n. kızıl saçlı kimse
red-hot n. fanatik kimse
red-hot n. partizan kimse
red-lavender n. kırmızımsı eflatun
red-orange n. kırmızımsı turuncu
red-orange n. narçiçeği
red-purple n. kırmızımsı eflatun
red-purple n. kırmızımsı mor
red-tapeism n. bürokrasi
red-tapery n. bürokrasi
red-tapist n. bürokrasi düşkünü kimse
red-violet n. kırmızımsı mor
red-violet n. kırmızımsı menekşe rengi
bright red adj. kıpkırmızı
somewhat red adj. kırmızımsı
with red colouring adj. allı
red blooded adj. çok sıhhatli
with red lips adj. kiraz dudaklı
dark red adj. güvez
grenadine red adj. narçiçeği
bright red adj. tavşankanı
red hot adj. çok kızgın
red head adj. kızıl saçlı
very red adj. kıpkırmızı
as red as adj. kadar kırmızı
brick red adj. kiremit rengi
dark gray and dark red adj. koyu gri ve koyu kırmızı
dark red adj. koyu kırmızı
dark red adj. ateş kırmızısı
red headed adj. kızıl saçlı
red-hot adj. öfkeli
red-haired adj. kızıl saçlı
red-hot adj. kızgın
red-hot adj. taze (haber)
red-blooded adj. dinç
red-letter adj. çok önemli
red-blooded adj. mert
red-hot adj. ateşli
red-lined adj. kırmızı çizgili
red-faced adj. yüzü kızarmış
red-blooded adj. yiğit
red-blooded adj. kanlı canlı
red-hot adj. fanatik
red-hot adj. son derece öfkelenmiş
red-letter adj. unutulmaz
red-hot adj. ateş saçan
red-blooded adj. güçlü kuvvetli
red-blooded adj. erkekçe
red-faced adj. kıpkırmızı kesilmiş
red-blooded adj. yürekli
red-headed adj. kızıl saçlı
red-hot adj. yepyeni
red-handed adj. suçüstü
red-hot adj. kıpkızıl
red hot adj. en yeni
red blooded adj. dinç
red hot adj. ateş gibi
red hot adj. son derece heyecan verici/polpüler
red blooded adj. mert
red hot adj. ateşli
red blooded adj. yürekli
red hot adj. çok tutkulu
red hot adj. çok taze
red hot adj. kızgın
red hot adj. öfkeli
red hot adj. fanatik
red hot adj. kıpkırmızı olmuş
red blooded adj. kanlı canlı
red blooded adj. yiğit
blood red adj. kan gibi kırmızı
blood red adj. kan kırmızısı
blood-red adj. kan kırmızısı
blood-red adj. kan gibi kırmızı
blood-red adj. kan kırmızı
blood red adj. rengi aşırı kırmızı olan
blood red adj. kan kırmızı
blood-red adj. rengi aşırı kırmızı olan
red and puffy adj. kızarık ve şiş
infra-red adj. kızılötesi
red-tinged adj. kırmızıya çalan
red-cheeked adj. kırmızı yanaklı
red carpet adj. hoş ve coşku dolu (karşılama)
red-eyed adj. kırmızı gözlü
red-eyed adj. gözlerinin etrafı kırmızı halkalı
red-eyed adj. gözü kanlanmış
red-eyed adj. gözü kan çanağına dönmüş
red-faced adj. utanmış
red-faced adj. sinirden kıpkırmızı kesilmiş
red-gray adj. kırmızımsı gri
red-hand adj. suçüstü
red-hot adj. enerji dolu
red-hot adj. heves dolu
red-hot adj. sinirli
red-hot adj. öfke kusan
red-hot adj. hararetli
red-hot adj. aşırı heyecanlı
red-letter adj. kırmızıyla işaretlenen
red-letter adj. kırmızı harflerle yazılan (kilise takvimindeki bayram günleri gibi)
red-rimmed adj. kırmızı kenarlı
red-rimmed adj. çevresi kızarmış
red-streaked adj. kırmızı çizgili
red-striped adj. kırmızı çizgili
red-tape adj. formalite ile ilgili
red-tape adj. bürokratik işlemlerle ilgili
red-tape adj. bürokrasi ile ilgili
red-facedly adv. mahçubiyetle
red-facedly adv. hicap duyarak
red-facedly adv. utanarak
red-handedly adv. suçüstü bir şekilde
Phrasals
circle something in (red/black) (siyah/kırmızı ile) yuvarlak içine almak
Colloquial
red light n. dur emri
red light n. genelev önlerine ayırt edici olarak konan kırmızı lamba
red mist n. aşırı öfke hali
red mist n. öfkeden gözün dönmesi
red mist n. burnundan soluma
in the red adj. borçlu
red light adj. genelev olan
red light adj. genelevlerden oluşan
red-hot adj. taze (olay, haber)
red-hot adj. merak uyandırıcı
red-hot adj. ihtiras dolu
red-hot adj. skandal niteliğinde
see the red light tehlikeyi görmek
red-carpet özel ilgi
red-carpet samimi karşılama
be in a red gırtlağına kadar borçlanmak
red suede kırmızı süet
a red-letter date unutulmaz bir tarih
red shirt kırmızı gömlek
a red eye gece uçuşu
a red eye gece yapılan uçak seyahati
red ball acil
red ball öncelikli
fire engine red genellikle itfaiye araçlarında kullanılan parlak kırmızı renk
Idioms
red tape n. resmi formaliteler
red tape n. formalite
red tape n. bürokratik işlemler
red tape n. bürokrasi
red ink borç
not worth a red cent meteliksiz
not worth a red cent değersiz
red ink zarar
become red in the face yüzü kızarmak
be as red as a beetroot pancar gibi kızarmak
cherry red kıpkırmızı
not have a red cent meteliğe kurşun atmak
paint the town red felekten bir gün çalmak
not worth a red cent beş para etmez
turn as red as a beetroot pancar gibi kızarmak
see red gözlerini kan bürümek
see red kanı başına sıçramak
see red kan beynine sıçramak
as red as a turkey-cock pancar gibi olmuş
a red-letter day önemli/özel gün
as red as a turkey-cock (utançtan) kıpkırmızı olmuş
roll out the red carpet yoluna halı döşemek
paint the town red bar bar gezmek
be like a red rag to a bull cami duvarına işemek
make someone see red sinirlerini ayağa kaldırmak
make someone see red birisini sıkmak
make someone see red birini çok kızdırmak
make someone see red çok öfkelendirmek
make someone see red gıcık etmek
make someone see red sinirden kudurtmak
make someone see red küplere bindirmek
a red herring dikkati başka yöne çekmek için söylenen söz
neither fish nor good red herring ne o ne bu
neither flesh nor good red herring ne o ne bu
neither owl nor good red herring ne o ne bu
a red-letter day feraha erişilen gün
a red-letter day mutlu gün
not have a red cent meteliksiz olmak
without a red cent meteliksiz olmak
without a red cent beş parasız olmak
not have a red cent beş parasız olmak
without a red cent meteliksiz kalmak
draw a red herring across the path dikkati başka yöne çevirmek
draw a red herring across the path dikkati dağıtmak
catch red-handed suçüstü yakalamak
red as a rose kıpkırmızı
red as a ruby kıpkırmızı
red as a poppy kıpkırmızı
red as a cherry kıpkırmızı
red as blood kıpkırmızı
red-letter day önemli gün
red-letter day mühim gün
roll out the red carpet for someone özel ilgi göstermek
catch somebody red-handed birini suçüstü yakalamak
give someone the red carpet treatment birisini kral gibi ağırlamak
give someone the red carpet treatment önüne kırmızı halı sermek
be on red alert tetikte beklemek
be on red alert alarma geçmek
red alert tam teyakkuz
be put on red alert alarma geçirilmek
be put on red alert teyakkuza geçirilmek
be on red alert teyakkuzda olmak
go beet red pancar gibi kızarmak
go as red as a beet kızarıp bozarmak
go beetroot red kızarıp bozarmak
go as red as a beetroot kızarıp bozarmak
go as red as a beetroot pancar gibi kızarmak
go beetroot red pancar gibi kızarmak
go as red as a beet pancar gibi kızarmak
go beet red kızarıp bozarmak
as red as a poppy kıpkırmızı
as red as blood kıpkırmızı
as red as a rose kıpkırmızı
as red as a cherry kıpkırmızı
as red as a ruby kıpkırmızı
have red-carpet treatment kral gibi ağırlanmak
roll out the red carpet birisini kral gibi ağırlamak
not pay a red cent hiç para ödememek
give someone red-carpet treatment birisini kral gibi ağırlamak
get red-carpet treatment kral gibi ağırlanmak
caught red-handed suçüstü yakalanmış
give someone red-carpet treatment önüne kırmızı halı sermek
have red-carpet treatment önüne kırmızı halı serilmek
have red-carpet treatment çok iyi ağırlanmak/karşılanmak
get red-carpet treatment baş tacı edilmek
not pay a red cent beş kuruş vermemek
have red-carpet treatment baş tacı edilmek
give someone red-carpet treatment baş tacı etmek
roll out the red carpet baş tacı etmek
get red-carpet treatment önüne kırmızı halı serilmek
get red-carpet treatment çok iyi ağırlanmak/karşılanmak
roll out the red carpet önüne kırmızı halı sermek
like a red-headed stepchild üvey evlat muamelesi
cut through red tape formaliteleri geçmek
be one's ears are red utancından kıpkırmızı olmak
be one's ears are red utancından kızarmak
red in the face utanmış
red in the face yüzü kızarmış
give someone a red face birini rezil etmek
give someone a red face birisini utandırmak
give someone a red face birinin yüzünü kızartmak
give someone a red face (birini bir şey yaparken yakalayarak) utanmasına neden olmak
catch someone red-handed birini iş üstünde yakalamak
catch someone red-handed birini suçüstü yakalamak
go into the red zarar etmek
be in the red para kaybetmek
go into the red borca girmek
go in the red borca girmek
go in the red zarar etmek
go in the red para kaybetmek
be in the red borca girmek
go into the red para kaybetmek
be in the red zarar etmek
down the little red lane gırtlaktan aşağıya
turn red from embarrassment utancından kıpkırmızı olmak
turn red from embarrassment utancından kızarmak
get out of the red dar boğazdan çıkmak/kurtulmak
out of the red borçtan kurtulmuş
out of the red borçsuz
be like a red rag to a bull birini kızdıracak/kışkırtacak bir şey olmak
cut through red tape (gereksiz) formaliteyi atlamak
cut through red tape bürokratik engelleri kaldırmak
go beetroot red kıpkırmızı kesilmek
go as red as a beetroot kıpkırmızı kesilmek
go beet red kıpkırmızı kesilmek
go as red as a beet kıpkırmızı olmak
go as red as a beet kıpkırmızı kesilmek
go beet red kıpkırmızı olmak
go beetroot red kıpkırmızı olmak
go as red as a beetroot kıpkırmızı olmak
red eye ucuz viski
turn red in the face utanmak
turn red in the face (utançtan) yüzü kızarmak
give someone the red carpet treatment biri için kırmızı halılar sermek
give someone the red carpet treatment önüne kırmızı halılar sermek
(boy,) is my face red! yüzüm kızarmış mı!
Speaking
color him red-faced onu utandır
i want the guarantee that i have no red tape bürokrasi ile uğraşmama garantisi istiyorum
stop at red lights kırmızı ışıkta dur
stop at red lights kırmızıda dur
your lucky color is red senin şanslı rengin kırmızı
your lucky color is red senin şanslı rengin kırmızıdır
and then it was like this red mist came over me sonra gözüme perde indi
red is darker than yellow kırmızı sarıdan daha koyudur
why did you get your hair dyed red? neden saçlarını kırmızıya boyattın?
I love red kırmızıyı seviyorum
Slang
red devils n. kırmızı sekobarbital (ilaç) kapsülü