nuisances - Turco Inglés Diccionario

nuisances

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

nuisances — Definition

Significado:
rahatsızlık, baş belası
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈnuːsəns/ – BrE /ˈnjuːsəns/)
Categoría gramatical:
İsim: nuisance (nuisances)
Sinónimo:
annoyance, bother
Antónimos:
comfort

Significados de "nuisances" en diccionario turco inglés : 22 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
nuisance n. sıkıntı
Noise, too, constitutes a nuisance.
Gürültü de bir sıkıntı teşkil eder.

More Sentences
nuisance n. dert
General
nuisance n. rahatsızlık
The old pub was closed after it had been declared a public nuisance.
Eski bar, kamuya rahatsızlık verdiği ilan edildikten sonra kapatıldı.

More Sentences
nuisance n. baş belası
What we are doing today is essentially a nuisance.
Bugün yaptığımız şey esasen bir baş belasıdır.

More Sentences
nuisance n. karın ağrısı
nuisance n. illet
nuisance n. baş ağrısı
nuisance n. musibet
nuisance n. sıkıcı tip
nuisance n. bela
nuisance n. sıkıcı şey veya kimse
nuisance n. sıkıntı veren şey
nuisance n. sıkıntı veren kimse
nuisance n. sıkıcı şey
nuisance n. zararlı oluşum
nuisance adj. sıkıntı veren
nuisance adj. başa bela olan
nuisance adj. saldırgan
nuisance adj. vahşi
Trade/Economic
nuisance n. başkalarına verilen zarar
Law
nuisance n. ızrar etme
nuisance n. rahatsız etme

Significados de "nuisances" con otros términos en diccionario inglés turco: 67 resultado(s)

Inglés Turco
General
a positive nuisance n. tam bir bela
public nuisance n. kamu için zararlı olan davranış
a great nuisance n. püsküllü bela
nuisance alarm n. yanlış alarm
odour nuisance n. rahatsız edici koku
odor nuisance n. rahatsız edici koku
abatable nuisance n. dindirilebilir dert
abatable nuisance n. azaltılabilir sıkıntı
attractive nuisance n. çocuklar için yaralanma tehlikesi yaratan ilgi çekici şey
attractive nuisance n. çocuklara cazip gelen tehlikeli oyuncak
be a nuisance to v. başının belası olmak
make a nuisance of oneself v. baş belası olmak
become a nuisance v. çekilmez bir hal almak
become a nuisance v. çekilmez bir hale gelmek
become a nuisance v. çekilmez hale gelmek
make a nuisance of oneself v. rahatsız edici şekilde davranmak
make a nuisance of oneself v. başa bela olmak
Colloquial
a thorough nuisance n. tam bir baş belası
a thorough nuisance n. kötünün kötüsü
public nuisance n. sakıncalı kimse
public nuisance n. tehlikeli kimse
public nuisance n. kamu nezdinde sevilmeyen kimse
Idioms
the devil of a nuisance n. bela
a devil of a nuisance n. tatsız bir şey
a devil of a nuisance n. musibet
the devil of a nuisance n. musibet
a devil of a nuisance n. zor bir şey
a devil of a nuisance n. bela
the devil of a nuisance n. tatsız bir şey
the devil of a nuisance n. zor bir şey
make a nuisance of yourself v. baş belası olmak
make a nuisance of yourself v. rahatsız edici şekilde davranmak
make a nuisance of yourself v. başa bela olmak
Speaking
no nuisance expr. sıkıntı yok
you are being a nuisance expr. rahatsızlık veriyorsun
Trade/Economic
nuisance value n. fazla ödenen prim
nuisance tax n. vergi yükümlüsüne vereceği sıkıntıya değmeyecek kadar az gelir sağlayan vergi
nuisance value n. hava parası
nuisance value n. çekilen sıkıntıların karşılığı olan para
nuisance tax n. sıkıcı vergi
nuisance value n. cereme parası
nuisance value n. (rakibe) rahatsızlık verme gücü
Law
private nuisance n. fuzuli işgal
private nuisance n. sadece belirli kişilere verilen rahatsızlık
private nuisance n. gürültü vb gibi nedenlerle komşulara verilen rahatsızlık
common or public nuisance n. yararlanma hakkının ihlali
nuisance per accidens n. normal şartlarda kendiliğinden tehlikeli olmayıp özel durumlarda tehlike arz eden fiiller
nuisance per se n. normal şartlarda kendiliğinden tehlike arz eden fiiller
a nuisance in fact n. normal şartlarda kendiliğinden tehlikeli olmayıp özel durumlarda tehlike arz eden fiiller
abatement of a nuisance n. bir sıkıntının giderilmesi, sonlandırılması veya yok edilmesi
abatable nuisance n. giderilebilir rahatsızlık
nuisance abatement n. rahatsızlığın giderilmesi
nuisance abatement n. rahatsız edici unsurun yetkili mercilerce engellenmesi, sonlandırılması veya imha edilmesi
mixed nuisance n. bir kimseye özel haklarını kullanırken zarar veren kamu sıkıntısı
mixed nuisance n. bir kimseye özel haklarını kullanırken zorluk çıkaran kamu sıkıntısı
common nuisance n. yararlanma hakkının ihlali
common nuisance n. halka ait bir hakkın kullanımını engelleyen sorun
public nuisance n. toplumun belirli bir kesimini hedef alan hukuka aykırı hareket
public nuisance n. kamusal hakkı istismar eden bir suç türü
Politics
public nuisance n. kamu zararına davranış
public nuisance n. kamu için zararlı olan fiil
Aeronautic
nuisance warning n. tehlike ikazı
Statistics
nuisance parameters n. sıkıcı parametreler
Environment
odor nuisance n. rahatsız edici koku
noise nuisance n. gürültü kirliliği
Military
nuisance minefield n. taciz mayın tarlası
nuisance minefield n. düşmanı şaşırtmak, ilerleyişini geciktirmek için farklı yerlere gelişigüzel döşenen mayın