on back - Turco Inglés Diccionario

on back

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "on back" en diccionario turco inglés : 5 resultado(s)

Inglés Turco
Colloquial
on back expr. sırt üstü
on back expr. arka üstü
on back expr. dırdır yapan
on back expr. (birinin) başının etini yiyen
on back expr. vıdı vıdı eden

Significados de "on back" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
look back on v. anımsamak
think back on v. aklına getirmek
back on one's word v. su koyvermek
go back on v. inkar etmek
fall back on v. başvurmak
keep something on the back burner v. sonra çalışmak üzere şimdilik ertelemek
get back on the rails v. yoluna koymak
fall back on v. müracaat etmek
turn one's back on v. dirsek çevirmek
go back on v. caymak
have one's own back on somebody v. intikamını almak
pat on the back v. tebrik etmek
lie on one's back v. sırtüstü yatmak
go back on one's word v. sözünden dönmek
get back on the rails v. yoluna girmek
think back on v. hatırlamak
fall back on v. son çare olarak başvurmak
keep something on the back burner v. daha sonra bakmak üzere bir kenara koymak
fallen back on v. başvurmak
look back on v. yeniden gözden geçirmek
lie on one's back v. sırt üstü yatmak
get one's own back on somebody v. intikamını almak
go back on one's promise v. sözünden dönmek
take on one's back v. arkalamak
lie on one's back v. arka üstü yatmak
be back on amicable terms v. yeniden dostane ilişkiler kurmak
take on one's back v. sırtlamak
turn one's back on v. sırt çevirmek
go back on v. dönmek
be thrown back on one's own resources v. yalnızca kendi yetenekleriyle idare etmek zorunda kalmak
go back on v. terk etmek
look back on v. geçmişe dönüp bakmak
go back on someone v. birine ihanet etmek
cut back on something v. kesinti yapmak
fall back on v. el atmak
get one's own back on v. acısını çıkarmak
get one's own back on v. acısını çıkartmak
have one's own back on v. acısını çıkarmak
have one's own back on v. acısını çıkartmak
get back on the road v. yola devam etmek
go back on the contract v. sözleşmeye sadık kalmamak
lie back on pillow v. yastığa yaslanmak
go back on the agreement v. anlaşmaya sadık kalmamak
go back on the contract v. sözleşmeyi ihlal etmek
go back on the agreement v. anlaşmayı ihlal etmek
lie back on pillow v. sırtını yastığa yaslamak
turn one's back (on somebody) v. sırt çevirmek
go back on the agreement v. anlaşma bozmak
cut back on the service v. hizmeti sonlandırmak
cut back on the service v. hizmeti durdurmak
go back on the agreement v. anlaşmaya uymamak
get one's life back on track v. hayatını yeniden rayına oturtmak
back on track v. eski seyrini kazanmak
back on track v. yoluna girmek
get some rash on one's back v. sırtında döküntüler olmak
cut back on expenses v. masraflarda kısıntıya gitmek
cut back on expenses v. masrafları kısmak
lean back on the wall v. sırtını duvara yaslamak
look back on one's accomplishments with satisfaction v. geriye dönüp baktığında başarılarından memnun olmak
get back on one's feet financially v. finansal olarak (yeniden) kendi ayaklarının üzerinde durmak
get back on task v. göreve dönmek
want someone back out on the street v. birinin sokaklara geri dönmesini istemek
get one's dick sewn back on v. cinsel organını yerine geri diktirmek
need a career to fall back on v. sırtını dayayacağı bir kariyere ihtiyaç duymak
get the jumper/sweater on back to front v. kazağın önünü arkasına giymek
turn the back on one v. sırtını dönmek
turn the back on one v. bırakmak
turn the back on one v. terk etmek
turn the back on one v. vazgeçmek
flat on one's back adj. yatalak
on one's back adv. sırtüstü
on horse back adv. at sırtında
those on the back row pron. arka sıradakiler
Phrasals
go back on v. vazgeçmek
go back on v. bir sözü tutamamak
go back on v. caymak
go back on v. (sözü yerine getirmekten) geri kalmak
cut back on v. kısıntıya gitmek
cut back on v. azaltmak
reflect back on something v. geçmişi düşünmek/hatırlamak
step back on someone v. adımını geri atıp birinin üzerine basmak
drive someone back on something v. birini bir kaynağı/birikimi kullanmak zorunda bırakmak/kullanmaya itmek
drive (one) back on (something) v. cebinden yemek/harcamak zorunda bırakmak
drive (one) back on (something) v. (birini bir şeyi/kaynağı) kullanmaya itmek
drive (one) back on (something) v. (birini bir şeyi/kaynağı) kullanmak zorunda bırakmak
drive someone back on something v. cebinden yemek/harcamak zorunda bırakmak
get back (to someone) (on something) v. (birine) bir bilgiyle dönüş yapmak
get back (to someone) (on something) v. (birine) bir bilgiyle geri dönmek
get back (to someone) (on something) v. (birine/bir şeye) geri dönmek
get back (to someone) (on something) v. (birine/bir şeye) geri dönüş yapmak
get back (to someone) (on something) v. sonradan (biriyle) konuşmaya devam etmek
get back (to someone) (on something) v. (birine/bir şeye) dönmek
step back on (something) v. sahneye, alana, sahaya bir aradan sonra geri dönmek/tekrar adım atmak
step back on (something) v. (bir şeye) geri dönmek
step back on (something) v. (bir şeyden) geri adım atmak
step back on (something) v. (bir şeye) tekrar adım atmak
step back on (something) v. (bir şeyden) dönmek
step back on (something) v. (bir şeyden) kaçmak
step back on (something) v. (bir şeyden) geri çekilmek
fall back on v. yedek olarak yönelmek
drive back on v. -i kullanmak zorunda bırakmak
drive back on v. -i kullanmaya itmek
reflect (back) on someone or something v. (geçmişteki) birini/bir şeyi düşünmek
reflect (back) on someone or something v. birini/bir şeyi hatırlamak
fall back on someone or something v. (geriye doğru) birinin/bir şeyin üstüne düşmek
fall back on (someone or something) v. (yedekte tutulan birine/bir şeye) güvenmek
fall back on someone or something v. yedek olarak ayrılan birini/bir şeyi kullanmaya başlamak
fall back on (someone or something) v. (yedekte tutulan birine/bir şeye) bel bağlamak
fall back on someone or something v. rezervleri kullanmaya başlamak
fall back on someone or something v. ihtiyat olarak saklanan birini/bir şeyi kullanmaya başlamak
fall back on someone or something v. yedekte tutulan birini/bir şeyi kullanmaya başlamak
fall back on someone or something v. birikimden harcamak/yemeye başlamak
fall back on (someone or something) v. (ihtiyat olarak saklanan birine/bir şeye) güvenmek
go back (on) v. söylediklerini veya yaptıklarını inkar etmek
go back on v. yetersiz kalmak
go back (on) v. fikrini değiştirmek
go back on v. başarısız olmak
go back on (something) v. (verdiği bir sözden) dönmek
go back on (something) v. (bir şeyden) dönmek
go back on (something) v. (bir şeyden) caymak
hold back (on something) v. (bir şeyden) ayırmak
hold back (on something) v. (bir şeyden) az almak/vermek
hold back (on something) v. (bir şeyden) saklamak
lean back on (someone or something) v. (birine/bir şeye) yaslamak/dayandırmak
lean back on (someone or something) v. sırtını (birine/bir şeye) yaslamak
lean back on (someone or something) v. (birine/bir şeye) yaslanmak
rein back on v. dizginlemek
rein back on (something) v. (bir şeyi) dizginlemek
rein back on (something) v. (bir şeye) kısıtlama getirmek
rein back on (something) v. (bir şeyi) kısıtlamak/sınırlamak
rein back on (something) v. (bir şeyi) kontrol altına almak
walk back on (something) v. (bir şeyden) geri çekilmek
walk back on (something) v. (bir şeyden) geri adım atmak
Phrases
on the way back expr. dönüşte
on our way back to the airport expr. havaalanına dönerken
on the way back expr. dönerken
on the way back expr. dönüş yolunda
Colloquial
a slap on the back n. sırtını sıvazlama
a pat on the back n. sırtını sıvazlama
pat on the back n. yüreklendirici sözcük
pat on the back n. takdir edici hareket
pat on the back n. onay hareketi
pat on the back n. teşvik edici hareket
be on someone's back v. tepesine dikilmek
get back on a label v. tekrar albüm yapmak
put the tail back on v. tekrar takibe almak
on my way back expr. geri dönerken
on the back of your hand expr. elinin arkasıyla
put your mask back on expr. maskeni geri tak
on your back expr. hasta yatağında