oturarak - Turco Inglés Diccionario

oturarak

Significados de "oturarak" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
General
oturarak squattily [rare] adv.

Significados de "oturarak" con otros términos en diccionario inglés turco: 27 resultado(s)

Turco Inglés
General
seyircilerin arabaları içinde oturarak film seyrettikleri açık hava sineması drive-in n.
stadyumdaki izleyicilerin birbirine izleyen bölümler halinde ayağa kalkarak kollarını kaldırıp sonra da oturarak yarattıkları dalgalanma efekti mexican wave n.
bele oturarak belirginleştiren bir tür kadın giysisi midriff n.
oturarak yenen yemek sit-down n.
bir şeyi sonuna kadar oturarak izlemek sit through something v.
oturarak yapılan sedentary adj.
oturarak geçirilen sedentary adj.
seyircilerin arabaları içinde oturarak film seyrettikleri (açık hava sineması) drive-in adj.
oturarak çalışan deskbound adj.
oturarak yapılan sit-down adj.
tam oturarak fit [obsolete] adv.
dış hatlarına sıkıca oturarak snugly adv.
Phrasals
(koltuğa vb) oturarak dinlenmek relax into something v.
-e oturarak dinlenmek relax into v.
oturarak (bir şeyi yapmaya) hazırlanmak sit down to (do something) v.
Proverb
yerinde oturarak tarihe iz bırakamazsın footprints on the sands of time are not made by sitting down
Colloquial
herkesin kendi arabasında oturarak izlediği açık hava film gösterimi drive-in n.
Trade/Economic
oturarak (minimum hareketle) yapılan iş sedentary work n.
Politics
(parlamento, toplantı salonunda) üyelerin oturarak konuşma yaptıkları bölüm floor n.
Technical
gezer puntasız tornada bir uçtan alet koluna oturarak diğer uçta kesici aleti destekleyen çubuk cutter bar n.
Textile
bele oturarak belirginleştiren bir tür kadın giysisi midsection n.
Religious
oturarak meditasyon yapılan dini ritüel sit [rare] n.
Military
oturarak nişan vaziyeti sitting position n.
oturarak atış vaziyeti sitting position n.
Sport
oturarak kürek çekme makinesi seated row machine n.
oturarak bacakları kullanıp bir ağırlığı bedenden itmekle gerçekleştirilen bir ağırlık egzersizi leg press n.
çift kürekli iki kürekçinin arka arkaya oturarak ilerlettiği yarış teknesi double scull n.