outlaws - Turco Inglés Diccionario

outlaws

outlaws — Definition

Significado:
kanun kaçağı
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈaʊtlɔː/ – BrE /ˈaʊtlɔː/)
Categoría gramatical:
İsim: outlaw (outlaws); Fiil: outlaw (outlaws – outlawed – outlawing)
Sinónimo:
fugitive, criminal
Antónimos:
law-abiding citizen

Significados de "outlaws" en diccionario turco inglés : 33 resultado(s)

Inglés Turco
General
outlaw n. kanun kaçağı
She lived the rest of her life as an outlaw.
Hayatının geri kalanını bir kanun kaçağı olarak yaşadı.

More Sentences
outlaw n. haydut
Tom is an outlaw.
Tom bir haydut.

More Sentences
outlaw v. yasaklamak
All the states will outlaw the use of marijuana.
Bütün eyaletler esrar kullanımını yasaklayacak.

More Sentences
Law
outlaw v. yasaklamak
All the states will outlaw the use of marijuana.
Bütün eyaletler esrar kullanımını yasaklayacak.

More Sentences
General
outlaw n. yasal haklardan yoksun bırakılmış kimse
outlaw n. sürgün
outlaw n. huysuz at
outlaw n. yasaya karşı gelen kimse
outlaw n. yasaklı kimse
outlaw n. yasaklı kuruluş
outlaw n. zapt edilemeyen vahşi hayvan
outlaw v. yasal haklardan yoksun bırakmak
outlaw v. yasal haklardan mahrum etmek
outlaw v. yasadışı ilan etmek
outlaw v. feshetmek
outlaw v. suçlu ilan etmek
outlaw v. yasal yargı alanından çıkarmak
outlaw v. yürürlükten çıkarmak
outlaw adj. haydutlara ait
outlaw adj. haydutlarla ilgili
outlaw adj. haydutlardan oluşan
outlaw adj. haydutların egemenliğinde olan
outlaw adj. kanunen yasak olan
outlaw adj. kuruluşun kurallarına aykırı olan
Colloquial
outlaw n. kayın akraba
Law
outlaw n. kanuna karşı gelen kimse
outlaw n. kanundan kaçan
outlaw n. kanun dışı
outlaw n. yasal haklarından yoksun bırakılmış kimse
outlaw v. sürmek
outlaw v. menetmek
outlaw v. men etmek
outlaw adj. suçlu

Significados de "outlaws" con otros términos en diccionario inglés turco: 9 resultado(s)

Inglés Turco
General
urban outlaw n. şehir eşkıyası
outlaw motorcycle club n. motosiklet çetesi
outlaw rule n. saman yığınlarının hacmini kabaca hesaplamada kullanılan bir formül
Law
harboring an outlaw n. suçluyu saklama
harbouring an outlaw n. suçluyu saklama
harbor an outlaw v. suçluyu saklamak
harbour an outlaw v. suçluyu saklamak
Politics
outlaw regimes n. yasadışı rejimler
Basketball
outlaw school n. oyuncu transferinde kurallara uymayan okul