| Inglés | Turco | |||
|---|---|---|---|---|
| General | ||||
| General | palette n. | palet (boya için) | ||
|
You can use thinner to clean your palette. Paletinizi temizlemek için tiner kullanabilirsiniz. More Sentences |
||||
| General | palette n. | palet | ||
|
This software has a wide palette for colouring. Bu yazılımın renklendirme konusunda geniş bir paleti var. More Sentences |
||||
| General | palette n. | (ressamın kullandığı) renk paleti | ||
|
This painting has a pale palette. Bu tablonun renk paleti soluktur. More Sentences |
||||
| Technical | ||||
| Technical | palette n. | palet | ||
|
This software has a wide palette for colouring. Bu yazılımın renklendirme konusunda geniş bir paleti var. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | palette n. | palet (boya) | ||
| General | palette n. | ressam paleti | ||
| General | palette n. | yüzey | ||
| General | palette n. | renk paleti | ||
| General | palette n. | renk grubu | ||
| General | palette n. | karşılaştırılabilir element aralığı | ||
| General | palette n. | kıyas götürür element kalitesi | ||
| General | palette n. | karşılaştırılabilir element kullanımı | ||
| General | palette N. | boya tablası | ||
| Hunting | ||||
| Hunting | palette n. | koltukaltını korumak için göğüs zırhı kayışına bağlanan metal plaka | ||
| Art | ||||
| Art | palette n. | düzleştirilmiş kayrak taşından yapılmış farklı şekillerde bir nesne | ||
| Painting | ||||
| Painting | palette n. | boya bıçağı | ||
| Painting | palette n. | boya paleti | ||