pierce - Turco Inglés Diccionario

pierce

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "pierce" en diccionario turco inglés : 34 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
pierce v. delmek
In other legends, her body pierced many arrows at once.
Diğer efsanelerde, vücudu aynı anda birçok oku deldi.

More Sentences
General
pierce v. delip geçmek
The pistol bullet pierced his leg.
Tabanca mermisi, bacağını delip geçti.

More Sentences
Technical
pierce v. delip geçmek
The pistol bullet pierced his leg.
Tabanca mermisi, bacağını delip geçti.

More Sentences
pierce v. delmek
In other legends, her body pierced many arrows at once.
Diğer efsanelerde, vücudu aynı anda birçok oku deldi.

More Sentences
General
pierce n. delme
pierce n. bıçak saplama
pierce n. delik
pierce v. etkilemek
pierce v. bıçaklamak
pierce v. işlemek
pierce v. delik açmak
pierce v. içinden geçmek
pierce v. içine işlemek
pierce v. delmek (deri vb)
pierce v. oymak
pierce v. görmek
pierce v. idrak etmek
pierce v. anlamak
pierce v. ayırt etmek
pierce v. kulak tırmalayıcı ses çıkarmak
pierce v. (bir şeyin) içinden yol açmak
pierce v. (ışık) bir şeyin içinden parlamak
pierce v. (ışık) karanlığın içinden sızmak
pierce v. keşfetmek
pierce v. keşfedilmek
pierce v. fark etmek
pierce v. fark edilmek
pierce v. (fikir) bir anda anlaşılmak
Technical
pierce v. inceltmek
pierce v. nüfuz etmek
pierce v. sivriltmek
Geography
pierce n. nebraska eyaletinde şehir
pierce n. idaho eyaletinde şehir
pierce n. wisconsin eyaletinde yerleşim yeri

Significados de "pierce" con otros términos en diccionario inglés turco: 23 resultado(s)

Inglés Turco
General
pierce ears v. kulak delmek
pierce a hole in something with a nail v. çivi ile delmek
pierce a hole v. delik delmek
Colloquial
pierce one’s ears v. kulaklarını delmek
pierce through v. delip geçmek
pierce one’s nipples v. göğüs uçlarını delmek
Idioms
pierce (one's) heart v. (birini) derinden etkilemek
pierce someone's heart v. birinin kalbine dokunmak
pierce (one's) heart v. (birinin) kalbine dokunmak
pierce (one's) heart v. (birinde) güçlü duygular uyandırmak
pierce someone's heart v. birini can evinden vurmak
pierce someone's heart v. birinde güçlü duygular uyandırmak
pierce someone's heart v. birini derinden etkilemek
pierce (one's) heart v. (birinin) içine işlemek
pierce someone's heart v. birinin içine işlemek
pierce (one's) heart v. (birini) can evinden vurmak
Technical
pierce nut n. delikli somun
pierce screw n. delme vidası
pierce amalgamator n. pierce karıştırıcısı
pierce-smith converter n. pierce-smith dönüştürgeci
Botanic
pierce's disease n. özellikle yaprakların sararıp kahverengileşmesi ile anlaşılan bakteri kaynaklı bir üzüm hastalığı
Geography
fort pierce n. florida eyaletinde şehir
pierce city n. missouri eyaletinde şehir