pregnant - Turco Inglés Diccionario

pregnant

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

pregnant — Definition

Significado:
hamile, yüklü, anlam yüklü
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈprɛɡnənt/ – BrE /ˈprɛɡnənt/)
Categoría gramatical:
Sıfat: pregnant
Sinónimo:
expecting
Antónimos:
barren

Significados de "pregnant" en diccionario turco inglés : 21 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
pregnant adj. gebe
I'm not pregnant.
Gebe değilim.

More Sentences
pregnant adj. hamile
The shop sells dresses designed for pregnant women.
Mağazada hamile kadınlar için tasarlanmış elbiseler satılıyor.

More Sentences
General
pregnant n. hamile
Should I wear my seat belt when I am pregnant?
Hamileyken emniyet kemeri takmalı mıyım?

More Sentences
Medical
pregnant adj. gebe
I'm not pregnant.
Gebe değilim.

More Sentences
pregnant adj. hamile
The shop sells dresses designed for pregnant women.
Mağazada hamile kadınlar için tasarlanmış elbiseler satılıyor.

More Sentences
General
pregnant n. anne adayı
pregnant v. bebek beklemek
pregnant adj. semereli
pregnant adj. yaratıcı
pregnant adj. anlamlı
pregnant adj. karnı burnunda
pregnant adj. manalı
pregnant adj. verimli
pregnant adj. örtük sonuçlar içeren
pregnant adj. üstü kapalı olasılıklar taşıyan
pregnant adj. gelişmekte olan bir durumu içeren
pregnant adj. bereketli
pregnant adj. anlam yüklü
Archaic
pregnant adj. ikna edici
pregnant adj. inandırıcı
Slang
pregnant adj. yüklü

Significados de "pregnant" con otros términos en diccionario inglés turco: 137 resultado(s)

Inglés Turco
General
pregnant women n. hamile kadınlar
pregnant woman n. gebe kadın
pregnant woman n. hamile kadın
pregnant patient n. hamile hasta
a woman pregnant with twins n. ikizlere hamile bir kadın
pregnant [obsolete] n. gelecekte kullanışlı olacağı düşünülen şey
pregnant [obsolete] n. gelecek vadeden nitelik
pregnant [obsolete] n. gelecekte başarıyı yakalayacak şey
fall pregnant v. hamile kalmak
become pregnant v. hamile kalmak
be pregnant v. bebek beklemek
make pregnant v. verimlileştirmek
be pregnant v. hamile olmak
be pregnant v. karnı burnunda olmak
make pregnant v. gebe bırakmak
become pregnant v. avunmak
become pregnant v. gebe kalmak
get pregnant v. hamile kalmak
be pregnant v. anne adayı olmak
be pregnant with someone's baby v. birinin çocuğuna hamile olmak
be pregnant with someone's baby v. bebeğini taşımak
be pregnant with someone's baby v. çocuğunu taşımak
be pregnant with someone's baby v. birinin bebeğine hamile olmak
get someone pregnant v. birisini hamile bırakmak
be pregnant with v. (birisine) hamile olmak
get pregnant on purpose v. kasten hamile kalmak
kidnap a pregnant girl v. hamile bir kızı kaçırmak
get pregnant on purpose v. bilerek hamile kalmak
be pregnant with someone v. birine hamile kalmak
get pregnant so easily v. kolayca hamile kalmak
make a woman pregnant v. bir kadını hamile bırakmak
be pregnant with her first/second child/baby v. birinci/ikinci çocuğuna/bebeğine hamile olmak
be pregnant with twins v. ikiz bebeğe hamile olmak
be pregnant with twins v. ikiz doğuracak olmak
be pregnant with twins v. ikizlere hamile olmak
get pregnant by someone v. birinden hamile kalmak
pregnant with adj. ile dolu
very pregnant adj. karnı burnunda
pregnant [obsolete] adj. çabuk kavrayan
pregnant [obsolete] adj. gelecek vadeden
pregnant [obsolete] adj. düşünceli
pregnant [obsolete] adj. açık
pregnant [obsolete] adj. hazır
pregnant [obsolete] adj. yenilikçi
pregnant [obsolete] adj. alıcı
Phrases
give up your seat for pregnant women and elderly expr. hamilelere ve yaşlılara yer veriniz
give up your seat to pregnant women and elderly expr. hamilelere ve yaşlılara yer veriniz
you can't be half pregnant expr. yarım hamile olamazsın
you can't be a little bit pregnant expr. çok az hamile olamazsın
you can't be half pregnant expr. ya içindesin ya dışında
you can't be a little bit pregnant expr. ya içindesin ya dışında
you can't be half pregnant expr. canla başla çalışmak lazım öyle yarım ağızla/gönülle iş yapılmaz
you can't be half pregnant expr. çalışmayanın kısmeti olmaz
you can't be half pregnant expr. ya hep ya hiç
you can't be a little bit pregnant expr. işin içine iyice gömülmek/girmek lazım/gerekli
you can't be half pregnant expr. ya herrü ya merrü
you can't be a little bit pregnant expr. gebelik yarım olmaz
you can't be a little bit pregnant expr. öylece ucundan olmaz kendini iyice bu işe vermen gerek
you can't be half pregnant expr. gebelik yarım olmaz
you can't be a little bit pregnant expr. canla başla çalışmak lazım öyle yarım ağızla/gönülle iş yapılmaz
you can't be half pregnant expr. işin içine iyice gömülmek/girmek lazım/gerekli
you can't be half pregnant expr. öylece ucundan olmaz kendini iyice bu işe vermen gerek
you can't be a little bit pregnant expr. çalışmayanın kısmeti olmaz
you can't be half pregnant expr. üşenenin/erinenin oğlu kızı olmaz
you can't be a little bit pregnant expr. ya hep ya hiç
you can't be a little bit pregnant expr. üşenenin/erinenin oğlu kızı olmaz
you can't be a little bit pregnant expr. ya herrü ya merrü
Colloquial
pregnant girl n. hamile kız
pregnant bump n. hamilelik göbeği
pregnant bump n. hamile göbeği
get pregnant v. hamile kalmak
a heavily pregnant woman expr. karnı burnunda
so desperate to get pregnant expr. aklı fikri hamile kalmakta
Idioms
a pregnant pause n. manalı/anlamlı duraksama
a pregnant silence n. manalı/anlamlı duraksama
pregnant pause n. manalı/anlamlı duraksama
a pregnant pause n. birçok şey yüklü sessizlik
a pregnant silence n. birçok şey yüklü sessizlik
pregnant pause n. birçok şey yüklü sessizlik
a pregnant silence n. manalı duraksama
a pregnant silence n. bir şeylere gebe bir sessizlik/duraksama
a pregnant silence n. anlamlı duraksama
a pregnant pause n. anlamlı duraksama
a pregnant silence n. birçok şey yüklü sessizlik
a pregnant pause n. manalı/anlamlı sessizlik
a pregnant silence n. manalı/anlamlı sessizlik
a pregnant pause n. birçok şey yüklü sessizlik
a pregnant pause n. manalı duraksama
a pregnant pause n. bir şeylere gebe bir sessizlik/duraksama
pregnant with (something) adj. (bir şey) yüklü
pregnant with (something) adj. (bir şeye) gebe
pregnant with (something) adj. (bir şeyle) dolu
Speaking
when my mother was pregnant with me expr. annem bana hamileyken
how many months pregnant are you? expr. kaç aylık hamilesiniz?
when did you find out that you were pregnant? expr. hamile olduğunu ne zaman öğrendin?
I'm pregnant right now expr. şu an hamileyim
I want you to make me pregnant expr. beni hamile bırakmanı istiyorum
I can't get my wife pregnant no matter how hard I try expr. ne kadar çabalasam da bir türlü karım hamile kalmıyor
how did you get pregnant? expr. nasıl hamile kaldın?
I can't get my wife pregnant no matter how hard I try expr. ne kadar çabalasam da bir türlü karımı hamile bırakamıyorum
it looks like I'm pregnant expr. görünüşe göre hamileyim
how many weeks pregnant are you expr. kaç haftalık hamilesin?
I'm pregnant expr. ben hamileyim
how many weeks pregnant are you? expr. kaç haftalık hamilesiniz?
how many weeks pregnant are you? expr. kaç haftalık hamilesin?
you are not pregnant expr. hamile değilsin
you are not pregnant expr. hamile değilsiniz
you're not pregnant expr. hamile değilsin
you're not pregnant expr. hamile değilsiniz
when she realised she was pregnant he was in jail expr. hamile kaldığını anladığında o hapisteydi
Law
negative pregnant n. iddianın kendisinden ziyade niteliğine itiraz ederek iddianın doğruluğunu ima eden önerme
Technical
pregnant chad n. kağıt veya karton üzerinde delinmeden çukurlaştırılmış kısım
Textile
pregnant clothes n. hamile giysisi
Mining
pregnant pond n. yüklü havuz
Medical
pregnant women n. gebe kadınlar
pregnant patient n. gebe hasta
pregnant state n. gebelik durumu
pregnant woman with panhypopituitarism n. panhipopituitarizmli gebe
pregnant women with gestational diabetes n. gestasyonel diyabetli gebeler
pregnant woman with neurofibromatosis n. nörofibromatozisli gebe
clinical palpation in pregnant women n. gebe kadınlarda klinik palpasyon
pregnant women with diabetes mellitus n. diabetik gebeler
pain perception of pregnant woman n. gebenin doğum ağrısını algılaması
late-pregnant n. gebeliğin son evresindeki
late-pregnant n. ileri gebe
pregnant woman with hypothyroidism n. hipotiroidili gebe
pregnant population n. gebe popülasyonu
be pregnant v. gebe kalmak
non-pregnant adj. gebe-olmayan
non-pregnant adj. gebe/hamile olmayan
Veterinary
pms (pregnant mare serum) abrev. gebe kısrak serumu
Biology
pregnant rat n. gebe sıçan
Breeding
pregnant sheep feed n. gebe koyun yemi
Linguistics
pregnant construction n. söylenenden fazlasını ima eden retorik
Slang
preg (pregnant) n. gebe
preg (pregnant) n. hamile
Modern Slang
am I pregnant test n. hamile olup olmadığını anlamak için bazı soruları cevaplayarak çözülen bir test