psikolojik - Turco Inglés Diccionario

psikolojik

Significados de "psikolojik" en diccionario inglés turco : 6 resultado(s)

Turco Inglés
General
psikolojik psychological adj.
The psychological state of the workers wasn't a big concern for Mr. Lloyd.
İşçilerin psikolojik durumu Bay Lloyd'u pek ilgilendirmiyordu.

More Sentences
Medical
psikolojik psychological adj.
The psychological state of the workers wasn't a big concern for Mr. Lloyd.
İşçilerin psikolojik durumu Bay Lloyd'u pek ilgilendirmiyordu.

More Sentences
Psychology
psikolojik psychological adj.
The psychological state of the workers wasn't a big concern for Mr. Lloyd.
İşçilerin psikolojik durumu Bay Lloyd'u pek ilgilendirmiyordu.

More Sentences
General
psikolojik moral adj.
psikolojik psychol adj.
Medical
psikolojik psychologic adj.

Significados de "psikolojik" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
psikolojik engel hangup n.
psikolojik savaş psychological warfare n.
psikolojik roman psychological fiction n.
psikolojik etki psychological effect n.
grupla psikolojik danışma group counseling n.
psikolojik baskı repression n.
psikolojik açıdan mimari psychological aspects architecture n.
psikolojik danışma psychology consulting n.
psikolojik testler psychological tests n.
psikolojik yönler psychological aspects n.
ingilizce psikolojik roman english psychological fiction n.
psikolojik yardım hizmeti psychological services n.
savaş sonrası yaşanan psikolojik bozuluk combat fatigue n.
psikolojik savaş pyschological warfare n.
psikolojik problem psychological problem n.
psikolojik danışma ve rehberlik psychological counseling and guidance n.
psikolojik tedavi psychological treatment n.
psikolojik tepki psychological reaction n.
psikolojik uyum psychological adaptation n.
psikolojik destek psychological support n.
psikolojik danışmanlık psychological counseling n.
psikolojik danışmanlık psychological guidance n.
psikolojik-kültürel antropoloji psychology-culture anthropology n.
psikolojik etkiler psychological influences n.
psikolojik yıpranma burnout n.
psikolojik yıpranma psychological fatigue n.
psikolojik yıpranma psychological exhaustion n.
psikolojik durum mental state n.
psikolojik durum psychological state n.
psikolojik engeller psychological barriers n.
psikolojik engeller psychological obstacles n.
psikolojik engel psychological barrier n.
psikolojik engel mental block n.
psikolojik farkındalık/yeterlilik psychological mindedness n.
derin psikolojik izler deep psychological scars n.
psikolojik danışmanlık bilimi science in counseling psychology n.
psikolojik rahatsızlıklar psychological disorders n.
genel olarak öğrenecek kişinin önünde, öğrenmeye engel olabilecek her türlü psikolojik bariyeri kaldırmayı amaçlayan öğretim yöntemi desuggestopedia n.
psikolojik sorun psychological problem n.
psikolojik sorun psychological issue n.
insan davranışının yalnızca bireyin genleri ve bir takım psikolojik faktörlerin etkisiyle oluştuğuna ve kontrol edildiğine inanan görüş biodeterminism n.
insan davranışının yalnızca bireyin genleri ve birtakım psikolojik faktörlerin etkisiyle oluştuğuna ve kontrol edildiğine inanan görüş biological determinism n.
psikolojik açı psychological aspect n.
psikolojik sağlamlık resilience n.
psikolojik acı bale n.
psikolojik şok jolt n.
psikolojik danışman counselor n.
psikolojik danışma counseling n.
psikolojik sorun hang-up n.
ilaç vererek, işkence yaparak veya psikolojik baskı uygulayarak bir kimsenin inanç ve tutumlarını sistematik olarak değiştirme menticide n.
manipüle etmek veya küçümsemek için kullanılan psikolojik taktik head game n.
düşünce ve davranış bulanıklığı ile karakterize bir psikolojik durum muddiness n.
özel grupların psikolojik danışmanlık ve rehberlik yoluyla topluma uyum sağlaması için verilen program veya hizmet guidance n.
psikolojik olarak zayıf kimse feeble [obsolete] n.
saatlerce sorgulayarak yapılan psikolojik işkence prolonged interrogation n.
devam eden psikolojik mücadele psychodrama n.
psikolojik sorunların yarattığı durumlar psychodrama n.
psikolojik taktik psychology n.
psikolojik sorunların nitelikli tedavisi psychotherapy n.
danışmanlık hizmeti vermek (psikolojik) give counseling v.
psikolojik baskı altında olmak be under psychological pressure v.
psikolojik sorunları olmak have psychological problems v.
psikolojik sorunlu olmak have psychological problems v.
derin psikolojik izler bırakmak leave deep psychological scars v.
psikolojik sorunları olmak have psychological issues v.
(psikolojik olarak) zayıflamak break v.
(psikolojik olarak) çökmek break v.
psikolojik baskı yapmak psych (out) v.
psikolojik baskı yapmak psyche (out) v.
psikolojik baskıya sokmak psych out v.
psikolojik olarak etkilemek psych v.
psikolojik olarak sarsılmış jolted adj.
psikolojik karışıklık messy adj.
psikolojik bulanıklık messy adj.
(edebi veya psikolojik olguyu) kökeni ve nedensel öncülleri ile açıklamaya çalışan genetical adj.
birden fazla belirleyici psikolojik faktörü bulunan overdetermined adj.
psikolojik olarak zayıf feeble adj.
(ırkın veya halkın) psikolojik özelliklerine ilişkin psychosociological adj.
psikolojik bakımdan psychologically adv.
psikolojik olarak psychologically adv.
psikolojik manipülasyon gaslight N.
Phrasals
psikolojik olarak bir şeye hazırlanmak psych up v.
(takımı vb) (psikolojik olarak) (maça vb) hazırlamak psych someone up v.
(psikolojik olarak olumsuz bir duruma) girmek/düşmek collapse into (something) v.
psikolojik olarak hazırlamak psych (someone or oneself) up v.
Colloquial
amfetamin gibi uyarıcılara benzer fiziksel ve psikolojik etkileri olan öforik bir uyarıcı flakka n.
amfetamin gibi uyarıcılara benzer fiziksel ve psikolojik etkileri olan öforik bir uyarıcı gravel n.
psikolojik baskı psych-out n.
Idioms
bir şeyi yapmada psikolojik olarak zorluk çekmek have a mental block against something v.
bir şeyi yapmada psikolojik olarak zorluk çekmek get a mental block against something v.
daha düşük kademede/pozisyonda olanlara psikolojik şiddet uygulamak eat (one's) young v.
çok güçlü (psikolojik yönden) as tough as nails expr.
çok güçlü (psikolojik yönden) as tough as leather expr.
çok güçlü (psikolojik yönden) as tough as leather expr.
çok güçlü (psikolojik yönden) as tough as old boots expr.
çok güçlü (psikolojik yönden) tough as old boots expr.
çok güçlü (psikolojik yönden) tough as nails expr.
çok güçlü (psikolojik yönden) tough as leather expr.
Speaking
tam bir psikolojik muayeneden geçene kadar gözaltında kalacaksınız you are remanded until you have undergone a full psychological evaluation expr.
Trade/Economic
psikolojik uzaklaşma psychological withdrawal n.
işyerinde psikolojik şiddet mobbing n.
psikolojik ihtiyaçlar psychological needs n.
işyerinde diğer çalışanlar veya işverenler tarafından tekrarlanan saldırılar şeklinde ortaya çıkan psikolojik baskı mobbing n.
tüketicilerin psikolojik ve sosyolojik özelliklerini tanımlayan bir kavram psychographics n.
psikolojik fiyatlandırma psychological pricing n.
iş yerinde çalışanlar veya işverenler tarafından psikolojik veya sosyal nedenlerle devamlı olarak ya da sistematik şekilde uygulanan psikolojik taciz veya şiddet mobbing n.
psikolojik belirtiler psychological signs n.
pozitif psikolojik sermaye positive psychological capital n.
Law
mahkeme emriyle (psikolojik sorunlu veya alkol/madde bağımlısı) hastanın rızası olmadan hastaneye yatırılması involuntary commitment n.
evlilikte psikolojik şiddet mental cruelty n.
Politics
psikolojik operasyon psychological operation n.
psikolojik operasyon psy-op n.
psikolojik savaş psychological war n.
Institutes
türk psikolojik danışma ve rehberlik derneği turkish psychological counseling and guidance association n.
Tourism
sosyo-psikolojik seyahat dürtüsü socio-psychologic travel motive n.
Aeronautic
psikolojik test yöntemi psychological testing n.
psikolojik test psychological test n.
Medical
psikolojik travma psychological trauma n.
psikolojik ilaç psychological medicine n.
psikolojik özellik psychological feature n.
psikolojik uyum psychological adaptation n.
psikolojik stres psychological stress n.
uzun süre hastanede tedavi görülmesi sonrası ortaya çıkan psikolojik rahatsızlık (genellikle çocuklarda görülür) hospitalism n.
psikolojik an psychological moment n.
psikolojik teori psychological theory n.
psikolojik durum psychological state n.
psikolojik baskı psychological pressure n.
psikolojik görüşme psychological interview n.
psikolojik modeller psychological models n.
psikolojik etki psychological effect n.
psikolojik destek psychological support n.
hastanın sosyal psikolojik uyumu social-psychological adaptation of the patient n.
ağır psikolojik stres severe psychological stress n.
doğum sancısını psikolojik tekniklerle geçirmeyi esas alan doğal yöntem read method of childbirth n.
doğum sancısını psikolojik tekniklerle geçirmeyi esas alan doğal yöntem read method n.
anne adayının doğuma narkoz kullanılmadan, egzersizle psikolojik ve fiziksel olarak hazırlandığı bir doğum yöntemi lamaze method of childbirth n.
anne adayının doğuma narkoz kullanılmadan, egzersizle psikolojik ve fiziksel olarak hazırlandığı bir doğum yöntemi lamaze method n.
anne adayının doğuma narkoz kullanılmadan, egzersizle psikolojik ve fiziksel olarak hazırlandığı bir doğum yöntemi lamaze technique n.
özellikle psikolojik ve sosyal yönleriyle ölüm ve ölmek üzerine düzenlenen çalışma thanatology n.
belirli psikolojik rahatsızlıkların tedavisi için beyinden elektrik akımı geçirme electroconvulsive therapy n.
tıbbi veya psikolojik bir bozukluğun veya bu bozukluğa olan yatkınlığın varlığını gösteren özellik veya hal medical marker n.
psikolojik gebelik false pregnancy n.
fiziksel ve psikolojik özellikler constitution n.
(hastalık, bozukluk) psikolojik sebeplerden kaynaklanma psychogenicity n.
psikolojik tedavi uygulamak therapize v.
bir kimseyi psikolojik tedaviye tabi tutmak therapize v.
anne adayının doğuma narkoz kullanılmadan psikolojik ve fiziksel olarak hazırlandığı doğum yöntemine uygun lamaze adj.
(bozukluğa yol açan) psikolojik nedenlere ait psychogenic adj.
Psychology
psikolojik uyarıcılar psychostimulants n.
duyguların psikolojik olarak bir başkasına yönelmesi transference n.