| Inglés | Turco | |||
|---|---|---|---|---|
| Common Usage | ||||
| Common Usage | recently adv. | son dönemlerde | ||
|
Tom has put on weight recently. Tom son dönemlerde şişmanladı. More Sentences |
||||
| Common Usage | recently adv. | son zamanlarda | ||
|
We are aware that these diseases have recently appeared among sheep and elsewhere. Bu hastalıkların son zamanlarda koyunlar arasında ve başka yerlerde ortaya çıktığının farkındayız. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | recently adv. | yakınlarda | ||
|
They recently closed the French visa office here. Yakınlarda buradaki Fransız vize ofisini kapattılar. More Sentences |
||||
| General | recently adv. | yakın zamanda | ||
|
I was recently appointed head of the department. Yakın zamanda bölüm başkanlığına atandım. More Sentences |
||||
| General | recently adv. | bu aralar | ||
|
I haven't met with her recently. Bu aralar onunla karşılaşmadım. More Sentences |
||||
| General | recently adv. | yeni | ||
|
Another 12 Christians died recently on the same day that the leader of Laskar Jihad, Thalib, launched his renewed jihad. Laskar Cihadı lideri Thalib'in yeni cihadını başlattığı gün 12 Hıristiyan daha hayatını kaybetti. More Sentences |
||||
| General | recently adv. | geçenlerde | ||
|
I was in Scotland recently, where I saw some marvellous moorland, a real paradise in anyone's eyes. Geçenlerde İskoçya'daydım, orada herkesin gözünde gerçek bir cennet olan muhteşem bozkırları gördüm. More Sentences |
||||
| General | recently adv. | kısa süre önce | ||
|
The business 'paper, Affärsvärlden has recently shown that this too is not the case. İş dünyası gazetesi Affärsvärlden de kısa süre önce durumun böyle olmadığını gösterdi. More Sentences |
||||
| General | recently adv. | şu sıralar | ||
|
I've been spending a lot of time studying for IT certifications recently. Şu sıralar BT sertifikasyonlarına çalışmaya çok vakit harcıyorum. More Sentences |
||||
| General | recently adv. | son günlerde | ||
|
Recently someone told me 'freedom is inside you'. Son günlerde biri bana "Hürriyet içinizdedir." dedi. More Sentences |
||||
| General | recently adv. | yeni yeni | ||
|
Modern medicine has only recently started looking at these issues. Modern tıp bu konulara daha yeni yeni eğilmeye başladı. More Sentences |
||||
| Colloquial | ||||
| Colloquial | recently expr. | geçenlerde | ||
|
I was in Scotland recently, where I saw some marvellous moorland, a real paradise in anyone's eyes. Geçenlerde İskoçya'daydım, orada herkesin gözünde gerçek bir cennet olan muhteşem bozkırları gördüm. More Sentences |
||||
| Technical | ||||
| Technical | recently n. | son zamanlarda | ||
|
We are aware that these diseases have recently appeared among sheep and elsewhere. Bu hastalıkların son zamanlarda koyunlar arasında ve başka yerlerde ortaya çıktığının farkındayız. More Sentences |
||||
| Technical | recently adv. | son günlerde | ||
|
Recently someone told me 'freedom is inside you'. Son günlerde biri bana "Hürriyet içinizdedir." dedi. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | recently adv. | yakın geçmişte | ||
| General | recently adv. | ahiren | ||
| General | recently adv. | yakında | ||
| General | recently adv. | şu aralar | ||
| General | recently adv. | az zaman önce | ||
| General | recently adv. | son dönemde | ||
| General | recently adv. | yakın dönemde | ||
| General | recently adv. | yenilerde | ||