repays - Turco Inglés Diccionario

repays

repays — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /rɪˈpeɪ/ – BrE /rɪˈpeɪ/)
Categoría gramatical:
Fiil: repay (repays – repaid – repaying)
Sinónimo:
reimburse, return
Antónimos:
owe

Significados de "repays" en diccionario turco inglés : 21 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
repay v. geri ödemek
Every year, we repay billions of euro.
Her yıl milyarlarca avro geri ödeme yapıyoruz.

More Sentences
repay v. (para) geri vermek
General
repay n. karşılık
I did everything I could to help Tom, and this is how he repays me.
Tom'a yardımcı olabilmek için elimden geleni yaptım, o ise yaptıklarımın karşılığını bu şekilde ödüyor.

More Sentences
repay v. ödemek
They will take our house if we don't repay our loan.
Borcumuzu ödemezsek, evimizi alırlar.

More Sentences
repay v. karşılığını vermek
I don't think the harvest will repay all our efforts.
Hasadın tüm bu çabalarımızın karşılığını vereceğini sanmıyorum.

More Sentences
Trade/Economic
repay v. geri ödemek
Every year, we repay billions of euro.
Her yıl milyarlarca avro geri ödeme yapıyoruz.

More Sentences
General
repay n. geri ödeme
repay v. altında kalmamak
repay v. mukabelede bulunmak
repay v. telafi etmek
repay v. karşılık vermek
repay v. aynen iade etmek
repay v. parayı geriye vermek
repay v. geri vermek
repay v. ödüllendirmek
repay v. cezalandırmak
Irregular Verb
repay v. repaid - repaid
Trade/Economic
repay v. geri vermek
repay v. karşılığını yapmak
repay v. ödemek (borcu)
repay v. parayı geri vermek

Significados de "repays" con otros términos en diccionario inglés turco: 64 resultado(s)

Inglés Turco
General
repay a favour v. minnet altında kalmamak
cause somebody to repay with interest v. faiz uygulamak
repay a loan v. bir krediyi geri ödemek
repay a loan v. bir borcu geri ödemek
repay a debt v. bir borcu geri ödemek
Phrasals
repay someone by something v. karşılığında (bir şey) yapmak
repay (one) by (doing something) v. karşılığında (bir şey) yapmak/(birine bir şeyi) layık görmek
repay (one) by (doing something) v. (bir şey yaparak) karşılığını ödemek/vermek
repay someone by something v. (bir şey yaparak) karşılığını ödemek/vermek
repay (one) by (doing something) v. karşılığında (bir şey) yapmak
repay someone by something v. (bir şey yaparak) ödeşmek
repay (one) by (doing something) v. karşılığında (bir şey yaparak) gününü göstermek
repay (one) by (doing something) v. (iğneleyici/sitemkar bir şekilde) (bir şey yaparak) karşılığını ödemek/vermek
repay (one) by (doing something) v. (bir şey yaparak) ödeşmek
repay (one) by (doing something) v. (bir şey yaparak) ödeşmek/karşılığını ödetmek
repay (one) by (doing something) v. cezasını (bir şey yaparak) vermek
repay (one) by (doing something) v. karşılığını nankörce (bir şey yaparak) vermek
repay (one) by (doing something) v. karşılığında (bir şey yaparak) öcünü almak
repay someone by something v. birine bir şekilde hakkını ödemek
repay someone by something v. birine bir şekilde karşılığını ödemek
repay someone by something v. birine bir şekilde borcunu ödemek
repay (one) by (doing something) v. (bir şey yaparak) hakkını ödemek
repay (one) by (doing something) v. karşılığında (bir şey yaparak) intikam almak
repay (one) by (doing something) v. karşılığında (bir şey yaparak) cezalandırmak/cezasını vermek
repay (one) by (doing something) v. karşılığını saygısızca (bir şey yaparak) vermek
repay (one) with (something) v. (birine) karşılığını kötü bir şekilde vermek
repay someone with something v. birine bir şeyle geri ödemek/geri ödeme yapmak
repay (one) with (something) v. (birine) minnetten, saygıdan, takdirden yoksun bir karşılık vermek
repay (one) with (something) v. (birine bir şeyle) karşılığını vermek
repay someone with something v. birine bir şeyle karşılığını vermek
repay someone with something v. birine bir şeyle ödeme yapmak
repay someone with something v. birine bir şeyle hakkını ödemek
repay someone with something v. birine bir şeyle emeğinin/hizmetinin karşılığını vermek
repay (one) with (something) v. (birine bir şeyle) ödeme yapmak
repay (one) with (something) v. (birinden bir şeyle) intikam/öç almak
repay (one) with (something) v. (birine bir şeyle) hakkını ödemek
repay (one) with (something) v. (birine bir şeyle) ödetmek
repay (one) with (something) v. (birine bir şeyle) geri ödemek/geri ödeme yapmak
repay (one) with (something) v. (birine bir şeyle) emeğinin/hizmetinin karşılığını vermek
repay with v. ile emeğinin/hizmetinin karşılığını vermek
repay with v. ile ödetmek
repay (one) for (something) v. (birine bir şey) için/karşılığında ödeme yapmak
repay (one) for (something) v. (birine bir şeyin) karşılığını saygısızlıkla vermek
repay (one) for (something) v. (birine) karşılığını kötü bir şekilde vermek
repay by v. karşılığında (bir şey) yapmak
repay for v. hak etmediği şekilde karşılık vermek
repay with v. ile geri ödemek/geri ödeme yapmak
repay (one) for (something) v. (birinin yaptığı iyiliğe) saygısızlıkla karşılık vermek
repay by v. (bir şey yaparak) ödeşmek
repay with v. ile karşılığını vermek
repay for v. karşılığını saygısızlıkla vermek
repay (one) for (something) v. (bir şeyi birine) ödetmek
repay for v. (yapılan iyiliğe) saygısızlıkla karşılık vermek
repay (one) for (something) v. (birine) minnetten, saygıdan, takdirden yoksun bir karşılık vermek
repay (one) for (something) v. (bir şey) için (birinden) intikam almak
repay (one) for (something) v. (birine bir şeyin) karşılığını vermek
repay with v. ile intikam/öç almak
repay for v. için/karşılığında ödeme yapmak
repay with v. ile ödeme yapmak
repay with v. ile hakkını ödemek
repay for v. -in karşılığını vermek
repay by v. (bir şey yaparak) karşılığını ödemek/vermek
repay (one) for (something) v. (birine) hak etmediği şekilde karşılık vermek
Trade/Economic
repay installments and interests payable on long term loans n. uzun vadeli kredi anapara borç taksitleri ve faizleri