riski - Turco Inglés Diccionario

riski

Significados de "riski" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
General
riski risk of n.
The report concludes, again quite rightly, that there is a risk of a growing democratic deficit.
Rapor, yine haklı olarak, demokratik açığın büyümesi riski olduğu sonucuna varıyor.

More Sentences

Significados de "riski" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
analık riski maternity risk n.
bakıma muhtaçlık riski the risk of nursing neediness n.
kalıntı riski residual risk n.
sel riski flood risk n.
analık riski motherhood risk n.
yangın riski fire risk n.
çevre riski environmental risk n.
karantina riski quarantine risk n.
ülke riski country risk n.
ölümle sonuçlanma riski muhtemel olmayan intihar girişimi parasuicide n.
kaza riski accident risk n.
kaza yapma riski accident risk n.
özürlülük riski impairment risk n.
savaş riski war risk n.
patlama riski explosion risk n.
ölüm riski death risk n.
balıkçılık riski fishing risk n.
yangın riski risk of fire n.
seyahat riski voyage risk n.
seyahat riski travellers risk n.
saç dökülmesi riski hair loss risk n.
saç dökülme riski hair loss risk n.
yangın riski fire hazard n.
güvenlik riski safety hazard n.
zamanlama riski timing risk n.
şiddet riski değerlendirilmesi violence risk assessment n.
milyonda bir ölüm riski micromort n.
kaybetme riski peril of losing n.
kaybetme riski risk of losing n.
afet riski azaltma disaster risk reduction n.
büyük riski cesur hedefler big hairy audacious goals (bhags) n.
velileri tarafından istismar veya yaralanma riski bulunan çocuklara dair yerel otoritelerin tuttuğu liste nai register n.
önceden bahse girilen şey için bahse girerek riski azaltma hedging n.
iklim riski climate risk n.
yangın riski doğuran yanıcı atık firetrap n.
itibar (yitirme) riski reputational risk n.
riski göze almak take chances v.
riski göze almak take a chance v.
hayati riski atlatmak be in stable condition v.
hayati riski atlatamamak be still in a critical condition v.
hayati riski atlatamamak remain in a critical condition v.
ölüm riski taşımak have a risk of death v.
riski üzerine almak take a risk over v.
riski ortadan kaldırmak eliminate the risk v.
riski ortadan kaldırmak remove the risk v.
riski en aza indirmek minimize the risk v.
... riski altında olmak be under the risk of v.
riski göze almak danger v.
riski en aza indirmek hedge v.
riski kendi kabul ederek at one's own risk adj.
afet riski bulunan disaster-prone adj.
riski olmayan unhazardous adj.
(sigorta) normalden fazla riski kapsayan substandard adj.
öldürülme riski bulunan upon the spot adj.
riski kendine ait olmak üzere at one's own risk adv.
riski size ait olmak üzere at your own risk adv.
riski göze alarak venturesomely adv.
riski kendi kabul ederek on one's own account adv.
riski kendine ait olmak üzere on one's own account adv.
öldürülme riski altında upon the spot adv.
riski kendine ait in one's hand expr.
Phrasals
(kötü hava) riski risk of (some inclement weather) n.
riski azaltmak için bahsin bir kısmını veya tamamını diğer bahisçilerde de oynamak lay off v.
riski düşürmek için aynı bahsi başka bir bahisçide daha oynamak lay off v.
riski azaltmak için aynı bahsi veya bir kısmını başka bir bayide daha oynamak lay off v.
Phrases
(bir şey) riski altında at risk (from/of something) expr.
Proverb
daha iyisini yapmaya çalıştıkça berbat etme riski vardır best is the enemy of the good
daha iyisini yapmaya çalıştıkça berbat etme riski vardır let (the) perfect be the enemy of (the) good
Colloquial
riski göze almamak be on the safe side v.
aynı riski almak take the same risk v.
bir şeyin riski yok there’s no fear of something expr.
Idioms
riski ve kazancı büyük durum tom tiddler's ground n.
her türlü riski almak go through fire and water v.
riski göze almak go out on a limb v.
riski kabul etmek chance one's arm v.
riski göze alarak harekete geçmek take the plunge v.
riski göze alarak bir işe girişmek take the plunge v.
(sonu ne olursa olsun) her türlü riski alarak sonuna kadar götürmek go to the wall on something v.
(bir şeyi) riski kendine ait olmak üzere yapmak do (something) at (one's) own risk v.
(bir şeyi) riski göze alarak yapmak do (something) at (one's) own risk v.
riski yükseltmek raise the stakes v.
riski kabul etmek chance your luck v.
riski kabul etmek chance your arm v.
riski kendin kabul ederek yapmak do something at your own risk v.
riski kendin göze alarak yapmak do something at your own risk v.
riski kendi üzerine alarak yapmak do something at your own risk v.
riski kendine ait olmak üzere yapmak do something at your own risk v.
her türlü riski almak go through fire v.
riski göze almak run the risk v.
riski kendi kabul ederek on own account expr.
riski kendine ait olmak üzere on own account expr.
bir şey riski altında on pain of something expr.
bir şey riski altında under pain of something expr.
Trade/Economic
sermaye varlığı fiyatlandırma modeli'nde riski istatistik olarak ölçmek için kullanılır beta n.
ana para riski principal risk n.
zarara uğrama riski insecurity n.
özel durum riski idiosyncratic risk n.
yönetim riski managerial risk n.
kur riski exchange risk n.
riski önleme risk avoidance n.
işlem riski transaction risk n.
yatırım riski investment risk n.
fiyat riski price risk n.
kontrol riski control risk n.
etkin bir portföyün verimi ile riski arasındaki ilişkiyi gösteren tablo capital market line n.
ödeyememe riski esas alınarak şirketlere verilen not credit scoring n.
döviz riski currency risk n.
piyasadaki fiyatların piyasalardaki fiyatlar ile uyuşmama riski basis risk spot n.
likidite riski liquidity risk n.
döviz kurlarının işlem riski transactions exposure n.
döviz kurlarının dönüştürme riski translation exposure n.
ölüm riski mortality risk n.
cif döviz kuru riski c.i.f. exchange n.
nakit akış riski cash flow risk n.
gelir riski income risk n.
kefalet riski concentration of risk n.
ülke riski country risk n.
enflasyon riski inflation risk n.
kurdan etkilenme riski foreign currency exposure n.
piyasa riski market risk n.
denetim riski audit risk n.
döviz alım satımıyla uğraşan kurumların aynı yabancı para üzerinden aldıkları ve sattıkları miktarları denkleştirmeden dolayısıyla bir kur riski altına girmeleri open position n.
opsiyon riski option risk n.
döviz kuru riski exchange risk n.
riski önleme risk aversion n.
firma riski nonsystematic risk n.
faiz oranı riski interest rate risk n.
borcu zamanında ödememe riski default risk n.
ülke riski sovereign risk n.
riski dengeleme hedging n.
tüketicinin riski consumer's risk n.
yönetim riski management risk n.
sermaye riski capital risk n.
giderilemeyen portfolyo riski undiversible risk n.
döviz kuru riski foreign exchange risk n.
kanca riski hooks risk n.
türev ürünün ödenmeme riski credit derivative default product n.
başka bir ülkede aktif varlık bulundurma riski currency exposure n.
muhasebe riski accounting risk n.
kur riski currency risk n.
satın alma gücü riski purchasing power risk n.
sigorta riski insurance risk n.
karlılık riski profitability risk n.
spekülasyon riski speculative risk n.
kurdan etkilenme riski currency exposure n.
deteksiyon riski detect risk n.
döviz riski exchange rate risk n.
aktarma riski transshipment risk n.
kredi riski credit risk n.
kredi riski karşılığı provision for loan loss n.