rod! - Turco Inglés Diccionario

rod!

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "rod!" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
rod n. çubuk
fishing rod n. olta
General
piston rod n. biyel
curtain rod n. korniş
rod n. dayak
lightning rod n. paratoner
connecting rod of a brake n. fren kolu
rod n. birkaç ince daldan ibaret dayak aleti
rod n. tabanca
rod n. çubuk (demirden/ağaçtan yapılmış)
rod n. rod
rod n. ceza
fishing rod n. balık avlama kamışı
rod n. revolver
master connecting rod n. ana bağlantı çubuğu
rod n. bir ingiliz uzunluk ölçüsü
fishing rod n. olta kamışı
fishing rod n. kamış
rod antenna n. çubuk anten
rod n. sopa
rod n. asa
sucker rod n. at başı
absorbing rod n. kontrol çubuğu
rod n. kudret
lightning rod n. yıldırımlık
tie rod n. bağlantı çubuğu
hot rod n. yarış otomobili
fishing rod n. olta çubuğu
rod n. ince dal
surveyor's rod n. mira
rod n. baston
lightning rod n. yıldırımsavar
incandescent rod n. akkor çubuk
rod n. filiz
tappet rod n. itici çubuk
curtain rod n. perde rayı
push rod n. itici mil
rod n. sırık
rod n. güç
rod n. değnek
hot rod n. elden geçirilmiş araba
hot rod n. çeşitli tamirler sonucu hızı arttırılmış araba
curtain rod n. perde çubuğu
hanger rod n. askı çubuğu
grate rod n. ızgara çubuğu
pull rod n. el freni cer çubuğu
pull rod n. imdat freni kumanda çubuğu
fly rod n. olta kamışı
divining rod n. yeraltı suyu/petrol arama çubuğu
dowsing rod n. yeraltı suyu/petrol arama çubuğu
birch rod n. falaka sopası
dowsing rod n. çatal biçiminde çubuk
launch rod n. fırlatma çubuğu
fishing rod n. balık oltası
fishing rod n. balık tutma oltası
aaron's rod n. sarmal süs veya dolaşık yılan şeklinde çubuk kalıp
aaron's rod n. yaprak
length rod n. rod
length rod n. yaklaşık 5 metreye eşit olan bir ölçü birimi
blue rod [uk] n. aziz michael ve aziz george tarikatı görevlisi
lime rod n. tuzak
lime rod n. kuş yakalamak için üzerine ökse sürülmüş ince dal
lime rod n. kapan
rod n. motoru güçlendirilmiş araba
rod [obsolete] n. sürüş sırasında kullanılan anahtar
rod [obsolete] n. sürüş sırasında kullanılan çubuk
rod n. motoru yenilenmiş ve gövdesi tamir görmüş eski araba
rod n. askı
rod n. genişleyebilen çubuk
rod n. takviyeli araba
drill rod n. döner matkap ucunu hareket ettiren çubuk
stair-rod n. merdiven halı tutucu
stair-rod n. merdiven dip çubuğu
stair rod n. merdiven dip çubuğu
stair rod n. merdiven halı tutucu
hot rod n. yarış pilotu
hot-rod n. yarış pilotu
hot-rod n. yarış arabası kullanan kimse
hot rod n. yarış arabası sürücüsü
make a rod for one's own back v. kaşınmak
get rid of the fishing rod v. oltadan kurtulmak
escape from the fishing rod v. oltadan kurtulmak
make a rod for one's own back v. başını belaya sokacak işler yapmak
rule with a rod of iron v. katı bir şekilde yönetmek
rod v. çimentoyu çubukla düzeltmek
rod v. tesviye etmek
rod v. çubukla içini temizlemek
rod v. alçıyı çubukla düzeltmek
hot rod v. yarış otomobili kullanmak
hot-rod v. yarış otomobili kullanmak
rod-shaped adj. çubuk şekilli
rod-shaped adj. çubuk şeklinde
rod-shaped adj. çubuk biçimli
rod N. mil
Phrases
don't spare the rod expr. eti senin kemiği benim
Proverb
spare the rod and spoil the child kızını dövmeyen dizini döver
spare rod and spoil the child kızını dövmeyen dizini döver
spare the rod and spoil the child dayak cennetten çıkmadır
Colloquial
hot rod v. (araç) çok hızlı kullanmak
Idioms
a lightning rod n. günah keçisi
lightning rod [us] n. günah keçisi
a lightning rod for something [us] n. bir şeyin günah keçisi
a rod to beat somebody with n. kızmak/söylenmek/eleştirmek için bahane
a rod in pickle [obsolete] n. hazır bulundurulan misilleme planı
a lightning rod for something [us] n. bir konuda eleştiri oklarının hedefi olan kişi
lightning rod [us] n. eleştiri oklarının hedefi olan kişi
a rod in pickle [obsolete] n. hazır bulundurulan ceza planı
a rod to beat somebody with n. üstüne gitmek/cezalandırmak için bulunan açık
a rod in pickle [obsolete] n. ileride kullanılmak üzere hazır tutulan mukabele planı
lightning rod [us] n. şamar oğlanı
a lightning rod for something [us] n. bir konuda şamar oğlanı olan kişi
a rod to beat somebody with n. karşıdakine karşı silah olarak kullanılan olay
a rod to beat somebody with n. (birini) azarlamak/paylamak için bahane
a rod to beat somebody with n. bahane ederek azarlama/paylama
a rod to beat somebody with n. bahanesi/sebebi olma
a rod to beat somebody with n. karşıdakine silah olarak kullanılan olay
a rod to beat somebody with n. birini azarlamak/paylamak için bahane
a rod to beat somebody with n. birine kızmak/söylenmek/eleştirmek için bahane
a rod to beat somebody with n. birinin üstüne gitmek/birini cezalandırmak için bulunan açık
a rod to beat somebody with n. bahane ederek azarlama/paylama
square rod n. 25 milkarelik bir alan
make a rod for one's own back v. başını belaya sokmak
rule somebody with a rod of iron v. katı bir biçimde yönetmek
put a rod in pickle v. cezayı önceden hazırlamak
kiss the rod v. cezasına boyun eğmek
kiss the rod v. cezasına karşı gelmemek/çıkmamak
kiss the rod v. cezasına razı gelmek
kiss the rod v. cezasını kabullenmek
kiss the rod v. cezasını kabul etmek
kiss the rod v. uysalca cezasını kabul etmek
kiss the rod v. kuzu kuzu cezasına razı olmak
rule with an iron rod v. otoriter bir şekilde yönetmek
rule with an iron rod v. acımasız bir şekilde/gaddarca yönetmek
rule with an iron rod v. katı bir şekilde yönetmek
rule with an iron rod v. zorbalıkla yönetmek
make a rod for your own back [uk] v. ileride problem yaratacak/başını ağrıtacak bir şey yapmak
make a rod for your own back [uk] v. başını belaya sokacak işler yapmak
make a rod for your own back [uk] v. kaşınmak
make a rod for your own back [uk] v. ileride canını sıkacak bir şey yapmak
make a rod for your own back [uk] v. belasını aramak
rule someone or something with a rod of iron v. birini/bir şeyi sıkı biçimde yönetmek
rule someone or something with a rod of iron v. birini/bir şeyi katı bir şekilde yönetmek
rule someone or something with a rod of iron v. birini/bir şeyi sert bir şekilde yönetmek
Trade/Economic
measuring rod n. cetvel
Politics
black rod n. meclis başkanı
gentleman usher of the black rod n. ana görevi lordlar kamarasına ulaklık yapmak olan şövalye
gentleman-usher of the black rod n. meclis başkanı
Technical
test rod n. deneme çubuğu
iron rod n. demir çubuk
threaded rod n. dişli mil

Significados de "rod!" con otros términos en diccionario inglés turco: 23 resultado(s)

Turco Inglés
General
rod rod n.
rod length rod n.
Technical
dişli rod threaded rod n.
parlatılmış rod polished rod n.
rod başlığı parçaları end assembly n.
çatal rod forked rod n.
Automotive
uzun rod tie rod n.
rod keçesi rod seal n.
itici rod ayar vidası push rod adjusting screw n.
iç itici rod inner push rod n.
dış itici rod outer push rod n.
uzun ara rod relay rod n.
itici rod boşluğu push rod clearance n.
kısa rod steering arm n.
çolak rod steering arm n.
rod balans wheel alignment and balancing n.
rod balans wheel balancing n.
amerikan hot rod birliği american hot rod association n.
hat rod hot iron n.
ulusal hot rod birliği national hot rod association n.
hat rod hot rod n.
uluslararası hot rod örgütü international hot rod association n.
hat rod rod n.