sabun - Turco Inglés Diccionario

sabun

Significados de "sabun" en diccionario inglés turco : 7 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
sabun soap n.
I ordered two bars of natural olive soap online.
İnternetten iki kalıp doğal zeytin sabunu sipariş ettim.

More Sentences
General
sabun soap n.
I ordered two bars of natural olive soap online.
İnternetten iki kalıp doğal zeytin sabunu sipariş ettim.

More Sentences
Technical
sabun soap n.
I ordered two bars of natural olive soap online.
İnternetten iki kalıp doğal zeytin sabunu sipariş ettim.

More Sentences
General
sabun face soap n.
sabun cleanser n.
sabun detergent n.
Archaic
sabun sope n.

Significados de "sabun" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
sabun bezi washcloth n.
sabun bezi washrag n.
sabun kalıbı bar of soap n.
sabun tası soap dish n.
sabun tozu yapma built soap powder n.
sabun kutusu soapbox n.
sabun sandığı soapbox n.
toz sabun soap powder n.
sabun köpüğü lather n.
yağlı sabun oil soap n.
sabun bezi flannel n.
sabun tozu soap powder n.
gliserinli sabun glycerin soap n.
sıvı sabun liquid soap n.
sabun taşı soapstone n.
sabun ya da köpük yayma lathering n.
sabun ticareti soap trade n.
akabilir sıvı sabun liquid soap n.
katranlı sabun coal-tar soap n.
sert sabun hard soap n.
sabun köpüğü suds n.
sabun balonları soap bubbles n.
sabun baloncukları soap bubbles n.
sabun baloncuğu soap bubble n.
sabun balonu soap bubble n.
köpüklü sabun lathery soap n.
güçlü sabun strong soap n.
sabun bazı soap base n.
doğal sabun natural soap n.
kalıp sabun soap bar n.
bir kalıp sabun a bar of soap n.
sabun kalıbı soap bar n.
kalıp sabun bar of soap n.
antibakteriyel sabun antibacterial soap n.
yumuşak sabun mild soap n.
krem sabun cream soap n.
katı sabun solid soap n.
sabun şirketi soap company n.
kokulu sabun fragrant soap n.
kokulu sabun scented soap n.
ufak kalıp sabun tablet n.
(sabun ve diş macunu gibi eşyaların konduğu) seyahat çantası sponge bag n.
(sabun ve diş macunu gibi eşyaların konduğu) seyahat çantası toilet bag n.
sabun topu wash ball n.
zeytinyağından yapılan bir sabun çeşidi venetian soap n.
üstün kalitesiyle bilinen kokulu sabun windsor soap n.
sıvı sabun hand-wash n.
sıvı sabun handwash n.
sabun kalıplarının kesildiği katı sabun kütlesi loaf n.
blok sabun loaf n.
granül sabun chip n.
sabun talaşı chip n.
sabun bloğu loaf n.
kumla karıştırılıp top haline getirilmiş sabun sand ball n.
pütürlü sabun sandsoap n.
sabun baloncukları sapple n.
sodyum silikatlı ucuz sabun silicated soap n.
soda silikatı içeren sert sabun silicated soap n.
sabun üreticisi soap boiler n.
çamaşır yıkarken kullanılan küçük katı sabun veya deterjan parçaları soapflakes n.
ince tabakalar halinde satılan sabun soap flakes n.
sabun köpüğü gibi geçici durum soap bubble n.
sabun köpüğü sud n.
sabun ile yıkayıp temizlemek rinse off v.
(sabun üretiminde) tuzla çöktürmek open v.
sabun gibi soapy adj.
(sabun) granüllü open adj.
(sabun) sert open adj.
sabun bezi ile kaplı flanneled adj.
sabun gibi smegmatic adj.
sabun yapısında olan smegmatic adj.
sabun kutusu veya sandık biçimli soapbox adj.
sabun kalmamış there's no soap expr.
sabun yok there's no soap expr.
sabun yok there is no soap expr.
sabun kalmamış there is no soap expr.
Colloquial
sabun otu soap plant n.
sabun bitkisi soap plant n.
sabun otu, sabun ağacı meyvesi gibi köpüren ve temizlikte kullanılan bitki soap plant n.
Idioms
sabun köpüğü gibi sönmek burst like a bubble v.
(sabun) tuz ile çöktürmek cut the pan v.
Speaking
sabun bizi mikroplardan korur soap protects us from germs expr.
Trade/Economic
sabun fabrikası soap plant n.
sabun fabrikası soap factory n.
Industry
yarpuzdan elde edilen ve sabun yapımında kullanılan nane kokulu bir yağ hedeoma oil n.
öğütülmüş sabun parçalarını kalıp haline getiren makine plodder n.
ticari ürün haline getirilmiş sabun soap n.
tuvalet sabunu veya toz sabun üretiminde sabun parçalarını valsli değirmenden geçirmek mill v.
(öğütülmüş sabunu) sabun kesme makinesinden geçirmek plod v.
Technical
sabun köpüğü suds n.
sabunsuz sabun soapless soap n.
yeşil sabun green soap n.
sabun çözeltisi soap solution n.
sabun taşı steatite n.
yapay sabun soapless soap n.
sabun bazlı temizlik maddesi soap-based cleansing material n.
sert sabun hard soap n.
sabun çözeltisi soapy liquor n.
sabun çözeltisi soapy lye n.
sabun köpüğü soapsuds n.
sabun banyosu soap bath n.
sabun köpüğü soap bubble n.
sert sabun soda soap n.
sabun dağıtıcısı soap dispenser n.
sabun ile kalınlaştırılmış yağlama greslerinin damlama noktası dropping point of soap-thickened lubricating greases n.
evrik sabun invert soap n.
sabun kili fuller's earth n.
sabun kesme makinası soap cutter n.
sabun kesme makinası soap cutting machine n.
sabun kesme makinası soap plodder n.
(eskiden sabun yapımında kullanılan) karıştırma çubuğu crutch n.
sabun ile ovmak soap v.
yumuşak sabun tatbik etmek soft-soap v.
sabun çözeltisinde kaynatarak serisinini çıkarmak degum v.
sabun haline getirilmiş saponified adj.
Computer
sabun balonları soap bubbles n.
Textile
kumaşı dinklemede kullanılan sabun seak n.
Automotive
sabun köpüğü bubble n.
sabun taşı soapstone n.
Medical
bakteri öldürücü sabun invert soap n.
kurşun ile yağın sabunlaştırılmasıyla elde edilen çözünmez, esnek ve beyaz renkli sabun lead soap n.
tıbbi yumuşak sabun medicinal soft soap n.
yumuşak sabun soft soap n.
cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılan, bitkisel yağlardan elde edilen bir sabun soft soap n.
cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılan, bitkisel yağlardan elde edilen bir sabun medicinal soft soap n.
sabun, alkol ve eteri yağların karışımından elde edilen bir merhem opodeldoc n.
Pharmaceutics
ilaç ve gazete, şeker, sabun gibi ürünlerin satıldığı dükkan chemist's [brit] n.
ilaç ve gazete, şeker, sabun gibi ürünlerin satıldığı dükkan chemist's shop [brit] n.
sabun ve afyon içeren tabletler pills of soap n.
Food Engineering
besi hayvanlarının ete, et ürünlerine ve sabun gibi hayvan türevli ürünlere dönüştürüldüğü bir tesis packing plant n.
kohun palmiyesinin cevizlerinden elde edilip yemek ve sabun yapımında kullanılan yarı katı bir yağ cohune-nut oil n.
Gastronomy
sabun makarnası soap noodle n.
ezilmiş sabun ağacı meyvelerinden yapılan bir içecek soapolallie [canada] n.
Chemistry
siyah sabun black soap n.
sabun katmanı deneyi soap-film method n.
fenol içeren dezenfektan sabun carbolic soap n.
fenol içeren dezenfektan sabun carbolic n.
karbolik sabun carbolic n.
karbolik sabun carbolic soap n.
bazı bombalarda ve lav silahında kullanılan, benzinle karıştırıldığında sert bir jöleye dönüşen, muhtelif yağ asitlerinden oluşan bir tür alüminyum içerikli sabun napalm n.
sabun ve deterjanlarda kullanılan tersiyer sodyum fosfat trisodium orthophosphate n.
sabun ve deterjanlarda kullanılan tersiyer sodyum fosfat trisodium orthophosphate n.
sabun ve deterjanlarda kullanılan tersiyer sodyum fosfat trisodium phosphate n.
palmitikin asidin sabun üretiminde kullanılan trigliseriti tripalmitin n.
palmitikin asidin sabun üretiminde kullanılan trigliseriti glycerol tripalmitate n.
sabun tozu built-soap powder n.
temizleme güçlerini artırmak için sabun ve deterjanlara eklenen madde detergent builder n.
temizleme güçlerini artırmak için sabun ve deterjanlara eklenen madde builder n.
hayvansal ve bitkisel yağlarda bulunup sabun yapımında kullanılan sıvı bir tekli doymamış yağ asidi oleic acid n.
kostikten ayrılan granüllü sabun kitlesi curd n.