sallayarak - Turco Inglés Diccionario

sallayarak

Significados de "sallayarak" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
General
sallayarak rockingly adv.

Significados de "sallayarak" con otros términos en diccionario inglés turco: 81 resultado(s)

Turco Inglés
General
müziğin ritmiyle kafa sallayarak dans eden kimse headbanger n.
insanların vücutlarını sallayarak hareket ettikleri dairesel bir grup dansı hokey cokey [uk] n.
(şişesini sallayarak) ilacın içindeki etken güçleri serbest bırakma dynamisation n.
(şişesini sallayarak) ilacın içindeki etken güçleri serbest bırakma dynamization n.
sallayarak uyutmak consopition [obsolete] n.
el sallayarak bir vasıtayı durdurmak flag down v.
el sallayarak birini durdurmak wave someone down v.
bayrak sallayarak birini durdurmak flag down v.
sallayarak uyutmak rock to sleep v.
el sallayarak birine geç demek wave someone on v.
el sallayarak birini durdurmak flag down v.
sallayarak uyutmak rock v.
el sallayarak birine git demek wave someone away v.
el sallayarak bir taşıtı durdurmak wave a vehicle down v.
elini kolunu sallayarak girip çıkmak walk v.
(el sallayarak) işaret vermek waft v.
sallayarak zarar vermek disturb v.
(ham yünü) makinede sallayarak kirden arındırmak dust v.
(avı) bayrak veya mendil sallayarak merak uyandırıp tuzağa düşürmek flag v.
sallayarak göstermek flourish v.
sallayarak göstermek brandish v.
(el sallayarak) kovulmuş fanned adj.
başını sallayarak noddingly adv.
elini kolunu sallayarak freely adv.
kafa sallayarak noddingly adv.
Phrasals
el sallayarak birini içeri davet etmek wave someone in v.
elini kolunu sallayarak (bir yere) girmek waltz in (some place) v.
elini kolunu sallayarak (bir yere) girmek waltz into (some place) v.
elini kolunu sallayarak içeri girmek waltz in v.
elini kolunu sallayarak içeri girmek/dalmak sail into v.
elini kolunu sallayarak yürüyüp gitmek waltz off v.
(bir şeyi) alıp elini kolunu sallayarak gitmek/götürmek waltz off (with something) v.
elini kolunu sallayarak girip çıkmak stray on v.
(bir yere) elini kolunu sallayarak girip çıkmak stray onto (some place) v.
bir şeye elini kolunu sallayarak girip çıkmak stray onto something v.
bir şeyde elini kolunu sallayarak dolaşmak stray onto something v.
(bir yerde) elini kolunu sallayarak dolaşmak stray onto (some place) v.
elini kolunu sallayarak (birinin/bir şeyin) yanına gitmek/gelmek breeze up to (someone or something) v.
elini kolunu sallayarak girmek breeze in v.
elini kolunu sallayarak gelmek breeze in v.
elini kolunu sallayarak yanına gelmek/gitmek breeze up v.
elini kolunu sallayarak girmek breeze into v.
bayrak sallayarak birini/bir şeyi durdurmak flag someone or something down v.
el sallayarak birini/bir şey durdurmak flag someone or something down v.
(bir yere) elini kolunu sallayarak gelmek/girmek traipse into (some place) v.
elini kolunu sallayarak geçmek waltz through v.
(bir yere) elini kolunu sallayarak girmek wander into (some place) v.
eliyle/elini sallayarak kovmak/defetmek/dağıtmak wave away v.
el sallayarak durdurmak wave down v.
el sallayarak birine geç demek wave on v.
Colloquial
başını sallayarak onaylamak nod one's head v.
başını iki yana sallayarak onaylamadığını belirtmek shake one's head v.
baş sallayarak tasdik etmek niddle-noddle v.
baş sallayarak onaylamak niddle-noddle v.
Idioms
öfkesini yumruğunu sallayarak belli etmek shake one's fist v.
bebeği sallayarak uyutmak rock the baby to sleep v.
(birine/bir şeye) avucunu gösterip sallayarak kızgınlığını belli etmek shake (one's) fist at (someone or something) v.
birini/bir şeyi elini koluna sallayarak kullanmak take liberties with someone or something v.
birini/bir şeyi elini koluna sallayarak kullanmak make free with someone or something v.
birine başını sallayarak onay/olur vermek give someone the nod v.
(birine) öfkesini yumruğunu sallayarak belli etmek shake your fist (at somebody) v.
başını iki yana sallayarak onaylamadığını belirtmek shake your head v.
(birine) el sallayarak veda etmek wave goodbye to (someone) v.
Informal
baş sallayarak onaylamak nid-nod v.
Speaking
nasıl dolaşabiliyorlar ellerini kollarını sallayarak? how come they get away with it? expr.
Technical
kanatlarını sallayarak uçmak üzere tasarlanmış ancak uçuş denemeleri yapılmamış bir uçak orthopter n.
kabını sallayarak bir sıvının hareketine neden olmak agitate v.
Marine
(gemiye veya yolcularına) el sallayarak işaret etmek weave [obsolete] v.
kuyruk sallayarak suda ilerlemek scull v.
kuyruk sallayarak suda ilerlemek skull v.
Mining
cevherleri sallayarak ayırmaya yarayan bir makine percussion sieve n.
Zoology
ısırarak, sallayarak öldürmek worry v.
Social Sciences
elleri kaldırıp parmakları sallayarak yapılan bir onay işareti twinkles n.
Sport
(hokeyde) sopayı kısa ve güçlü sallayarak yapılan hızlı atış slapshot n.
boğa güreşinde muleta sallayarak (boğayı) yönlendirmek cape v.
(güreşte) rakibi havaya kaldırıp yana sallayarak kalçayla sırtının üzerine atmak hipe v.
Music
kalçayı öne arkaya sallayarak yapılan tahrik edici bir dans türü twerking n.
Slang
kafa sallayarak dans etme moshing n.
rock müzikte kafa sallayarak dans eden kimse mosher n.
Modern Slang
ellerini havada sallayarak bateri çalıyormuş gibi yapma air drumming n.
Offensive Slang
kalçayı sallayarak yapılan dans twerk n.