satan - Turco Inglés Diccionario

satan

Significados de "satan" en diccionario turco inglés : 2 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
satan n. şeytan
With God and Satan at my side.
Tanrı ve Şeytan yanımda.

More Sentences
General
satan n. iblis
The spirit of Satan reawakens.
İblisin ruhu yeniden canlanıyor.

More Sentences

Significados de "satan" en diccionario inglés turco : 2 resultado(s)

Turco Inglés
Trade/Economic
satan seller n.
This book, which was once a best seller, is now out of print.
Bir zamanlar çok satan bu kitabın artık baskısı yok.

More Sentences
General
satan selling adj.

Significados de "satan" con otros términos en diccionario inglés turco: 7 resultado(s)

Inglés Turco
General
satan-worshipping witch n. şeytana tapan cadı
acolyte of satan n. şeytanın yardımcısı/çırağı
Colloquial
mother of satan n. aseton peroksit
Politics
great satan n. radikal islamcıların abd için kullandığı bir ifade
great satan n. kötü olarak algılanan yapılanma
Textile
satan [obsolete] n. saten
Religious
satan lucifer n. şeytan

Significados de "satan" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
döviz alıp satan kimse moneychanger n.
mum satan kimse chandler n.
şifalı bitkiler satan kimse herbalist n.
toptan mal satan tüccar jobber n.
kümes hayvanlarını yetiştirip satan kimse poulterer n.
alkol satan küçük kafe estaminet n.
kum satan çocuk sandboy n.
kümes hayvanlarının etini satan kasap poulterer n.
satan taraftarı diabolist n.
çalıntı mal alıp satan kimse fence n.
gazetelere makale ve haber satan ajans syndicate n.
başka yerde yenilmek üzere sıcak yemekleri paketlenmiş olarak satan dükkan takeaway n.
özellikle irlanda ve iskoçya'da izinsiz alkollü içecek satan yer shebeen n.
teçhizat yapan veya satan kimse outfitter n.
erkek giyimi satan mağaza haberdasher n.
hafif yemek satan yer snackette n.
alet edevat satan dükkan toolshed n.
cam eşya satan kimse glassman n.
askerlere yiyecek satan satıcı sutler n.
yiyecek satan kimse provisioner n.
en çok satan kitaplar bestseller n.
çok satan yayınlar best sellers n.
ok yapan ve satan kimse fletcher n.
şifalı bitkiler satan kimse herborist n.
her türlü marka bira satan bar free house n.
çiçekçi (sokakta çiçek satan) flower-seller n.
hazır yiyecek satan lokanta fast-food restaurant n.
dergi satan büfe bookstall n.
kitap satan büfe bookstall n.
eski elbiseler satan kimse old clothes-man n.
ok ve yay yapan ve satan bowyer n.
özellikle ispanyolca konuşulan ülkelerde hizmet veren şarap ve meyve-sebze satan dükkan bodega n.
çok satan yazar best-selling writer n.
çok satan yazar best-selling author n.
hazır yiyecek satan dükkanda görevli deli assistant n.
en çok satan kitap best seller n.
ucuz mal satan seyyar satıcı cheap jack n.
indirimli ürünler satan dükkan discount store n.
en çok satan ürünler most selling products n.
en çok satan ürünler best-selling products n.
en çok satan ürün top seller n.
tek tip ürün satan veya bir alanda hizmet sunan dükkan/işyeri parlour n.
tek tip ürün satan veya bir alanda hizmet sunan dükkan/işyeri parlor n.
(yiyecek vb satan) sokak satıcısı food stall n.
eski eşya alıp satan kimse ragman n.
(avustralya) tavşan avlayan ve satan kişi rabbiter n.
başka yerde yenilmek üzere sıcak yemekleri paketlenmiş olarak satan dükkan take-away n.
mum yapan veya satan kimse candlemaker n.
kasket/şapka yapıp satan capper n.
(eski dönemlerde) tahıl alıp satan lisanslı satıcı badger n.
ucuz mal satan dükkan ya da seyyar satıcı cheap-jack n.
ucuz mal satan dükkan ya da seyyar satıcı cheapjack n.
çalım satan kimse namedropper n.
ufak tefek hediyelik eşyalar satan dükkan novelty shop n.
abd'de ikinci el mal satın alıp latin amerika'da satan kimse transmigrante n.
işkembe satan kasap tripeman n.
şekerleme satan dükkan ates n.
çalım satan kimse posturer n.
çalım satan kimse attitudinarian n.
çalım satan kimse attitudinizer n.
elektronik aletler üreten ve satan şirket electronics company n.
sebze satan kadın kalewife n.
lahana satan kadın kalewife n.
mücevher alıp satan firma jewelry dealer n.
bıçak satan kimse knifer n.
ölümcül hastalık sebebiyle hayat sigortası poliçesini satan ya da satmaya hazırlanan kimse viator n.
kadın şapkası satan kimse man milliner n.
bir mağazanın 38 ila 44 bedenlerinde kadın kıyafeti satan bölümü woman's n.
zor satan şey hard sell n.
göstericileri kullanarak kalabalığın ilgisini çekip kocakarı ilaçları satan seyyar satıcı medicine man n.
kitapçık satan işportacı mercury [obsolete] n.
safkan hayvanları yavrulatıp satan bir işletme mill n.
yün alıp satan tüccar woolman [obsolete] n.
şifalı ot satan kadın herb-woman n.
ot satan kadın herb-woman n.
bitki satan kadın herb-woman n.
kendi birasını yapıp satan mekan brewpub n.
tahıl ve tuz satan seyyar satıcı brinjarry [india] n.
dökme demir mutfak gereçleri, toprak çanak çömlek gibi satan bir marka hollow ware® n.
sahte ürünler satan kimse huckster n.
çeşitli süslü giyim ürünleri alıp satan kadın miscellany madam n.
modaya uygun kadın elbiseleri ve şapkaları yapan ve satan kimse modist n.
mozaik satan kimse mosaicist n.
(eskiden) kamusal alanlarda sahte ilaçlar satan kimse mountebank n.
palmiye ağaçlarından şaraplık sıvı toplayıp satan kimse lick-spigot n.
bahçe malzemeleri satan dükkan garden centre n.
atları ve besi hayvanlarını satan mezatçıya yardımcı olan adam ringman n.
atları ve besi hayvanlarını sergileyip açık arttırmayla satan kimse ringman n.
tereyağı satan kadın butter wife n.
balık ve patates kızartması satan yer chip shop [uk] n.
ıvır zıvır satan dükkan odditorium n.
yağ satan kimse oilman n.
bitkisel yağ ve yağda saklanan gıda satan perakendeci oilman [obsolete] n.
ucuz içki satan yer one-armed bandit [us] n.
alkollü içecekleri şişe olarak da satan taverna rum shop [caribbean] n.
rom satan kimse rumseller n.
bilgisayar üretip satan işletme computer business n.
korse, sütyen gibi malzemeler dikip satan kimse corsetiere n.
viski kadehiyle içki satan kimse dramseller n.
bardakla içki satan kimse dramseller n.
bahis sonuçlarını doğaüstü yollarla öğrendiğini iddia edip bunları bahisçilere satan kimse dreamer n.
ilaç satan kimse drugster [obsolete] n.
(özellikle kaçak getirilmiş gibi yapılan ucuz ve gösterişli mallar satan) seyyar satıcı dudder [dated] [uk] n.
süs eşyaları satan dükkan fancy store n.
gazete satan adam paperboy n.
gazete satan genç kız papergirl n.
önceden yazılmış makaleleri etik olmayan şekilde öğrencilere satan kuruluş paper mill n.
antika ve koleksiyon ürünleri satan kimse picker n.
kumaş paçavrası alıp satan kimse piece broker n.
(yazı, görsel) pornografik ürün satan kimse porn merchant n.
seks ürünleri satan dükkan porn shop n.
kahve ve yiyecek satan büfe coffee stall n.
et satan kimse flesher [scotland] n.
bostan meyveleri yetiştirip satan kimse orchardman n.
pasta ve meşrubat satan küçük dükkan parlour [uk] n.
gravür satan kimse print seller n.
yavaş satan kitap plug n.
sır satan kimse secretist n.
kaçak içki satan mekan işletmecisi shebeener n.
caka satan kimse showboater [us] n.
yasak saatlerde içki satan yer sly grog [dated] [australia] n.
eski tarz/dönemsel ürünler satan dükkan vintage shop n.
çalım satan airy adj.
düşük kalite sanat eserleri satan low brow adj.
çok satan best-selling adj.
indirimli mal satan cut-price adj.
indirimli mal satan cut-rate adj.
en çok satan best selling adj.
çok satan bestselling adj.
ucuza satan cheap adj.
ürün yelpazesindeki ucuz ürünleri satan işletme broadline adj.
ahlak satan pudibund adj.
yok satan selling adj.
yavaş satan slow-moving adj.
özel ürünler satan specialty adj.
askerlere malzeme satan sutling adj.
bedenini satan kişi prostitute N.
çok satan bestseller N.
çok satan blockbuster N.
Colloquial
ucuz satan yer thrift shop n.
ucuz satan yer thrift store n.
yasadışı içki satan mekan booze can n.
ruhsatsız içki satan müessese booze can n.
reçeteli veya reçetesiz satılan ilaçları satan/çalan/uyuşturucu olarak kullanan kişi drugstore cowboy n.
bozuk/çürük yiyecekler satan mekan ptomaine domain n.
çok satan şey/ürün hot item n.
kokuşmuş yiyecekler satan mekan ptomaine palace n.
bozuk/çürük yiyecekler satan mekan ptomaine palace n.
içki satan dükkan filling station n.
ucuz ürünler satan mağaza five-and-ten [us] n.