selling - Turco Inglés Diccionario

selling

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

selling — Definition

Significado:
satış, satma
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈsɛlɪŋ/ – BrE /ˈsɛlɪŋ/)
Categoría gramatical:
İsim: selling (uncountable)
Sinónimo:
sales
Antónimos:
purchasing

Significados de "selling" en diccionario turco inglés : 16 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
selling n. satış
He is good at selling.
O, satış konusunda iyidir.

More Sentences
General
selling n. satış
He is good at selling.
O, satış konusunda iyidir.

More Sentences
selling adj. satış yapan
Are you a small local firm selling in a confined geographic area?
Sınırlı bir coğrafi bölgede satış yapan küçük bir yerel firma mısınız?

More Sentences
Trade/Economic
selling v. satmak
Are you having trouble with selling your house?
Evinizi satmakta sorun mu yaşıyorsunuz?

More Sentences
General
selling n. satıcılık
selling n. satı
selling n. satım
selling adj. yok satan
selling adj. satılan
selling adj. satılabilir
selling adj. satış işi yapan
selling adj. satan
selling adj. satış işleri ile uğraşan
selling adj. satıma ait veya ilgili
selling adj. satışa ait veya ilgili
selling N. satma

Significados de "selling" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
buying and selling n. alışveriş
radiator selling n. radyatörcülük
suggestive selling n. önermeli satış
selling point n. satış noktası
buying and selling n. alım satım
fruit selling n. meyvecilik
selling licence n. satış ruhsatı
spice selling business n. baharatçılık
permit for selling alcoholic beverages n. alkollü içki satışı ruhsatı
making or selling canned food n. konservecilik
selling dry goods and notions n. manifaturacılık
unique selling point n. benzersiz satış noktası
selling point n. tatil veya başka bir düzenlemenin potansiyel müşterilerin hoşuna giden özelliği veya yanı
car selling n. galericilik
sack selling n. çuvalcılık
selling a product, service or idea n. ürün veya düşünce satışı
bread selling n. ekmekçilik
buying and selling n. alım satım yapma
selling technique n. satış tekniği
agricultural sale-selling cooperatives n. tarım satış kooperatifleri
hand-printed head scarve selling n. yemenicilik
selling-plater n. at yarışı için satışa çıkarılan at
best-selling writer n. çok satan yazar
best-selling author n. çok satan yazar
most selling products n. en çok satan ürünler
best-selling products n. en çok satan ürünler
selling-plater n. kapasitesi belli olan kimse
selling-plater n. belirli bir değerde olan şey
selling-plater n. ederi belli olan kimse
be arrested for selling drugs to students v. öğrencilere uyuşturucu satmaktan tutuklanmak
develop new selling strategies v. yeni satış stratejileri geliştirmek
selling alcoholic drinks adj. içkili
best-selling adj. çok satan
top selling adj. en çok satılan
best selling adj. satış rekorları kıran
best selling adj. en çok satan
fast-selling adj. hızlı satılan
fast-selling adj. sürümden kazandıran
(selling something) at a loss adv. zararına
Colloquial
hot-selling adj. çok satan
Speaking
have you ever considered selling the car? expr. arabayı satmayı düşündünüz mü?
Trade/Economic
marketing, selling and distribution expenses n. pazarlama, satış ve dağıtım giderleri
spot selling n. nakit karşılığı derhal yapılan satış
short selling n. açığa satış
american selling price n. abd'de ithalata rakip bazı malların gümrük vergisinin hesaplanmasında vergi temeli olarak amerika'nın kendi iç fiyatlarının esas alınması
team selling n. ekip ile satış
systems selling n. sistem satışları
foreign exchange selling account n. efektif alım ve satım hesabı
installment selling n. vadeli satış
direct selling n. doğrudan satış
mail order selling n. posta ile sipariş alarak yapılan satış
selling tasks n. satış görevleri
need satisfaction selling n. ihtiyaçları karşılamaya yönelik satış yöntemi
net selling price n. net satış fiyatı
selling rate of exchange n. döviz satış kuru
long selling n. fiyat yükselmesi beklentisinde satış
selling space n. satış alanı
missionary selling n. özel görev satışı
selling at discount n. ıskontolu satış
selling climax n. düşen bir borsanın son günlerinde yaşanan büyük satış furyası
distance selling n. uzaktan satış
selling price n. satış fiyatı
unique selling point n. diğer sunucuların benzerini gerçekleştiremedikleri satış noktası
selling group n. kredi sendikasyonu
cross selling n. çapraz satış
field selling n. alan satışı
formula selling presentation n. malı satın almaya özendirmek için aşama aşama tam ve ayrıntılı bilgi sunma temeline dayalı bir satış biçimi
selling agent n. satış temsilcisi
selling goods n. ürün satma
american selling price n. amerikan satış fiyatı uygulaması
missionary selling n. misyoner satışı
creative selling n. yaratıcı satıcılık
selling campaign n. satış kampanyası
selling at premium n. primli satış
selling group n. satış grubu
selling expense n. satış gideri
selling, general and administrative costs n. satış, genel ve yönetim maliyetleri
selling expenses n. satış giderleri
interests and commissions from short selling n. ödünç menkul kıymet işlemlerinden gelirler
selling short n. satıcının henüz sahip olmadığı malları satması
direct selling n. dolaysız satış
wholesale selling n. toptan satış
door step selling n. kapıdan satışlar
marketing, selling and distribution expenses n. pazarlama satış ve dağıtım giderleri
installement selling n. taksitli satış
adaptive selling n. uyarlanmış satış
maximum selling price n. azami satış fiyatı
shop selling n. borsada satış
other selling expenses n. diğer satış masrafları
foreign exchange selling account n. efektif alım satım hesabı
distress selling n. ihtiyaçtan satma
objective selling n. nesnel satış
selling area n. satış yeri
selling agent n. satış acentesi
expenses of selling n. satış masrafları
selling costs n. satış maliyetleri
marketing, selling & distrib exp. n. pazarlama, satış ve dağıtım giderleri
effective selling n. efektif satış
open selling palace n. açık satış yeri
installment selling n. taksitli satış
collaterals for short-selling n. ödünç alınan menkul kıymetler için verilen teminatlar
re-selling n. yeniden satma
effective selling rate n. efektif satış oranı
promotional selling n. reklam satışı
selling off n. likidasyon
selling short n. açıktan satış
selling office n. satış bürosu
selling licence n. satış lisansı
selling group n. satıcı grubu
selling expenses n. satış masrafları
selling space n. satış yeri
selling order n. satış emri
selling rate n. satış kuru
personal selling n. kişisel satış
selling brokerage n. satış komisyonu
selling commission n. satış komisyonu
group selling n. grup halinde yapılan satış yapması
pyramid selling method n. piramit satış yöntemi
high-pressure selling n. zorlama satış
group selling n. grup satışı
selling off n. tasfiye satışı
selling by post n. muhaberatla yapılan satış
selling cost n. satış masrafı
selling office n. satış tezgahı
selling by post n. yazışmayla yapılan satış
selling syndicate n. satış konsorsiyumu
selling expenses n. satış masrafları
selling and administrative expenses n. satış ve idari masraflar
direct selling n. doğrudan doğruya satış
selling and administrative expenses n. satış ve yönetim masrafları
direct selling n. aracısız satış
direct selling n. direkt satış
door to door selling n. kapı kapı dolaşarak mal satma
other selling expenses n. diğer satış giderleri
block selling n. blok halinde satış
mail order selling n. postayla sipariş alma ve satış sistemi
block selling n. blok satış
automatic selling n. otomatik satış
warehouse selling price n. depo satış fiyatı
selling strategy n. satış stratejisi
suggestion selling n. müşterilerin satın almayı istedikleri ürünler ile ilgili satıcılar tarafından yapılan tavsiyeler
suggestive selling n. önermeli satış
suggestion selling n. önermeli satış
suggestive selling n. müşterilerin satın almayı istedikleri ürünler ile ilgili satıcılar tarafından yapılan tavsiyeler
share selling n. hisse satışı
selling and marketing rights n. satış ve pazarlama hakları
real estate buying and selling n. gayrimenkul alım ve satımı
door to door selling n. kapıdan kapıya satış yapma
personal selling n. birebir satış
face to face selling n. yüz yüze satış