sedef - Turco Inglés Diccionario

sedef

Significados de "sedef" en diccionario inglés turco : 8 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
sedef mother of pearl n.
Mother of Pearl will help you in using your personal power in a responsible and dependable manner.
Sedef, kişisel gücünüzü sorumlu ve güvenilir bir şekilde kullanmanıza yardımcı olacaktır.

More Sentences
General
sedef pearl n.
The retailer offers luminous pearls in white, pink, and black.
Perakendeci beyaz, pembe ve siyah renklerde ışıltılı sedef taşları satıyor.

More Sentences
Music
sedef mother of pearl n.
Mother of Pearl will help you in using your personal power in a responsible and dependable manner.
Sedef, kişisel gücünüzü sorumlu ve güvenilir bir şekilde kullanmanıza yardımcı olacaktır.

More Sentences
General
sedef motherofpearl n.
sedef nacre n.
sedef mother-of-pearl n.
sedef made of mother-of-pearl adj.
Marine Biology
sedef madreperl n.

Significados de "sedef" con otros términos en diccionario inglés turco: 73 resultado(s)

Turco Inglés
General
helezoni sedef kabuk conch n.
sedef hastalığı psora n.
sedef otugiller familyasına mensup avustralya'ya özgü bir ağacın mauna benzeyen açık kırmızı ahşabı queensland maple n.
sedef otugiller familyasına mensup avustralya'ya özgü bir ağacın mauna benzeyen açık kırmızı ahşabı maple n.
sedef gibi pearlescent adj.
sedef görünümüne sahip pearlescent adj.
sedef şeklinde pearlescent adj.
sedef saplı pearl-handled adj.
sedef kollu pearl-handled adj.
Technical
sedef parlaklığı iridescent lustre n.
sedef kaplama boncuk mother-of-pearl bead n.
sedef gibi parlayan nacrous adj.
Textile
sedef düğme shell button n.
Medical
sedef hastalığı psoriasis n.
sedef otu ruta graveoleus n.
sedef hastalığı cutaneous disease n.
sedef hastalığının tedavisinde kullanılan kolekalsiferolün (d3 vitamini) sentetik bir türevi calcipotriene n.
sistemin bünyeyi egzama, sedef hastalığı, pitriyaz gibi birtakım cilt hastalıklarına yatkın hale getiren hastalıklı durumu rheumic diathesis n.
sedef hastalığı scaly tetter n.
sedef hastalığına yönelik bir tedavi puva n.
sedef ilacı psoric [obsolete] n.
sedef hastalığı taşıyan psoric adj.
sedef hastalığına yakalanmış psoric adj.
sedef hastalığının eşlik ettiği psoric adj.
Pathology
sedef hastalığı psoriasis n.
sedef hastası psoriatic n.
sedef hastalığı taşıyan psoriatic adj.
sedef hastalığına yakalanmış psoriatic adj.
sedef hastalığının eşlik ettiği psoriatic adj.
Pharmaceutics
romatoid artrit ve sedef hastalığı tedavisinde kullanılan bağışıklık baskılayıcı bir ilaç cyclosporine n.
Dermatology
sedef hastalığı ve egzamada kullanılan, cildin pullu ve kalınlaşmış kısımlarını tedavi eden ilaçlar keratolytic drugs n.
Chemistry
sedef otu, tütün yaprağı gibi yerlerde bulunan sarı kristalli flavonol bir glikozit rutin n.
sedef otu ile ilgili rutic adj.
sedef otundan elde edilen rutic adj.
Marine Biology
mississippi vadisi'ne ve abd'nin güneydoğusuna özgü sarı renkli kalın bir kabuğa sahip olup sedef üreten bir tatlı su midyesi yellowback (lampsilis anodontoides) n.
mississippi vadisi'ne ve abd'nin güneydoğusuna özgü, kalın sarı kabuklu ve sedef üreten bir tatlı su midyesi sand runner n.
Botanic
sedef otu rue n.
sedef otu ruta graveolens n.
sedef otu herb of grace n.
amerika'nın tropik bölgelerine özgü, ağır kokulu reçinesi olan sedef otu familyasından bir ağaç cinsi torchwood (amyris) n.
sedef otugiller familyasına ait, mumlu beyaz veya pembe çiçekleri olan bir bitki cinsi eriostemon n.
sedef otugiller familyasından eriostemon cinsi mumlu beyaz veya pembe çiçekleri ve beş taçyaprağı olan çalı waxflower [australia] n.
güney afrika'ya özgü, sedef otugiller familyasına ait kerestelik bir ağaç white ironwood (toddalia lanceolata) n.
sedef otugiller familyasına mensup avustralya'ya özgü bir ağaç flindersia brayleana n.
sedef otugiller familyasına mensup avustralya'ya özgü bir ağaç queensland maple n.
sedef otugiller familyasına mensup avustralya'ya özgü bir ağaç maple n.
güney afrika'da yetişen, gösterişli beyaz çiçekleri bulunan sedef otugiller familyasına mensup yaprak dökmeyen bir çalı coleonema album n.
güney afrika'da yetişen, gösterişli beyaz çiçekleri bulunan sedef otugiller familyasına mensup yaprak dökmeyen bir çalı may n.
güney afrika'da yetişen, gösterişli beyaz çiçekleri bulunan sedef otugiller familyasına mensup yaprak dökmeyen bir çalı confetti bush n.
güney afrika'da yetişen, gösterişli beyaz çiçekleri bulunan sedef otugiller familyasına mensup yaprak dökmeyen bir çalı cape may n.
sedef otugiller familyasından olan, tıbbi amaçlarla kullanılan kabuğu ve meyveleri olan dikenli bir ağaç hercules-club n.
sedef çiçeği lunaria n.
sedef çiçeği lunary n.
sedef çiçeği genus lunaria n.
sedef otugiller familyası rue family n.
sedef otugiller familyası family rutaceae n.
sedef otu ruta n.
sedef otu familyasında yer alan bir bitki cinsi ruta n.
sedef otu genus ruta n.
sedef otu familyasında yer alan bir bitki cinsi genus ruta n.
sedef çiçeği satinflower n.
sedef otugillerde yer alan küçük bir avustralasya bitkisi correa n.
sedef otu familyasından iri ve tropik bir ağaç cudgerie n.
sedef otugillere mensup bir bitki stinkwood [australia] n.
sedef otugiller familyasından olan rue adj.
sedef otu familyasında ait rutaceous adj.
sedef otu familyası ile ilgili rutaceous adj.
sedef otu familyasında yer alan rutaceous adj.
Meteorology
sedef bulutlar nacreous clouds n.
sedef renkli bulutlar iridescent clouds n.
sedef bulutlar mother-of-pearl clouds n.
sedef bulut mother-of-pearl cloud n.
Art
sedef kakma mother of pearl inlaid n.