seeing - Turco Inglés Diccionario

seeing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

seeing — Definition

Significado:
görme, anlayış
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈsiːɪŋ/ – BrE /ˈsiːɪŋ/)
Categoría gramatical:
İsim: seeing (uncountable)
Sinónimo:
perception, insight
Antónimos:
blindness

Significados de "seeing" en diccionario turco inglés : 8 resultado(s)

Inglés Turco
General
seeing n. görme
Are you the girl Tom has been seeing?
Tom'un gördüğü kız sen misin?

More Sentences
seeing n. sezme yetisi
seeing n. öngörü gücü
seeing adj. sezgili
seeing adj. önsezi gücü olan
seeing conj. görünce
seeing N. anlayış
Astronomy
seeing n. teleskopik olarak gözlemlenen gök cisimlerinin görüntü kalitesi

Significados de "seeing" con otros términos en diccionario inglés turco: 105 resultado(s)

Inglés Turco
General
sight seeing n. gezme
seeing red n. öfkelenerek
seeing eye dog n. rehber köpek
price for seeing the bride’s face n. yüz görümlüğü
seeing eye dog n. gözleri görmeyen birine rehberlik eden köpek
seeing red n. öfkelenme
seeing red n. çok öfkelenme
sight-seeing n. turistik yerleri gezme
all-seeing eye of god n. tanrının her şeyi gören gözü
crystal-seeing n. kristal küreyle fal bakma
seeing-eye dog [us] n. rehber köpek
seeing eye® n. bir rehber köpek markası
die without seeing somebody v. hasret gitmek
understand by seeing v. görerek anlamak
keep on seeing someone v. görüşmeye devam etmek
sign the death certificate without seeing the body v. ölüm belgesini cesedi görmeden imzalamak
start seeing his/her ex again v. eski sevgiliyle yeniden görüşmeye başlamak
start seeing his/her ex again v. eski sevgilisi ile yeniden görüşmeye başlamak
cannot stand seeing blood v. kan görmeye dayanamamak
look forward to seeing v. görmek icin sabırsızlanmak
worth seeing adj. görülmeye değer
all-seeing adj. her şeyi gören
far-seeing adj. durendiş
worth-seeing adj. görülmeye değer
worth-seeing adj. görmeye değer
far-seeing adj. ileri görüşlü
clear-seeing adj. net algılayan
clear-seeing adj. net görüşlü
clear-seeing adj. net bir anlayışa sahip
sight-seeing adj. görülecek yerleri gösteren
sight-seeing adj. turistik yerleri gören
sight-seeing adj. turistik yerleri gezmede kullanılan
sight-seeing adj. turistik yerleri gösteren
sight-seeing adj. gezip görülecek yerleri gören
far-seeing adj. uzak mesafeyi görebilen
far-seeing adj. sağduyu sahibi
far-seeing adj. muhakeme sahibi
far-seeing adj. kartal gibi gözü olan
far-seeing adj. olacakları gören
far-seeing adj. basiretli
without seeing adv. görmeden
seeing that conj. hazır…
seeing that conj. için
seeing that conj. mademki
seeing that conj. madem
seeing that conj. -diğine göre
seeing that conj. -e göre
seeing that conj. -diği için
seeing that conj. -eceğine göre
seeing (as) conj. ele alındığında
seeing (that) conj. göz önünde bulundurarak
seeing (as) conj. göz önünde bulundurarak
seeing (that) conj. ele alındığında
seeing (as) conj. mademki
seeing (that) conj. mademki
Phrases
seeing is believing expr. görmek inanmaktır
all the better for seeing you expr. sizi gördüğüme sevindim
Proverb
seeing is believing gözümle görmeden inanmam
seeing is believing gördüğün şeye inan
Colloquial
bcnu (be seeing you) interj. görüşürüz
bcnu (be seeing you) interj. görüşmek üzere
fancy seeing you here! expr. kimleri görüyorum!
(I'll) be seeing ya expr. görüşürüz
seeing as/that... expr. -eceğine göre
seeing as/that... expr. -den dolayı
seeing as/that... expr. -diğine göre
seeing as/that... expr. nedeniyle
seeing as/that... expr. -diği için
you're seeing things expr. hayal görüyorsun
you're seeing things expr. gerçekte olmayan şeyler görüyorsun
you're seeing things expr. sanrılar görüyorsun
you're seeing things expr. halüsinasyon görüyorsun
Idioms
stop seeing things in black and white v. at gözlüğünü çıkarmak
be seeing things v. gerçekte olmayan şeyler görmek
be seeing things v. hayal görmek
be seeing things v. halüsinasyon görmek
be seeing things v. sanrılar görmek
seeing pink elephants expr. sarhoş
seeing pink spiders expr. sarhoş
seeing snakes expr. sarhoş
Speaking
seeing you like this expr. seni böyle görmek
I've been seeing someone expr. biriyle görüşüyorum
I've been seeing someone expr. biriyle birlikteyim
you've been seeing a lot of him lately expr. anladığım kadarıyla son zamanlarda onunla çok sık görüşüyorsunuz
you've been seeing a lot of her lately expr. anladığım kadarıyla son zamanlarda onunla çok sık görüşüyorsunuz
you've been seeing a lot of him lately expr. son zamanlarda onunla çok sık görüşüyorsun
looking forward to seeing you expr. seni görmek için sabırsızlanıyorum
nice seeing you expr. seni görmek güzel
I hope you didn't get the wrong idea about seeing me with him expr. umarım beni onunla gördüğünde yanlış bir fikre kapılmamışsındır
I'll be seeing you expr. görüşürüz
I don't like seeing you sad expr. seni üzgün görmeyi sevmiyorum
are you seeing someone else? expr. başka birisiyle mi görüşüyorsun?
I'm not seeing anyone other than you expr. senden başkasıyla görüşmüyorum
are you seeing someone else? expr. beni aldatıyor musun?
is there anything in this area worth seeing? expr. bu bölgede görülmeye değer bir yer var mı?
I'm sure we'll be seeing each other real soon expr. eminim çok yakın bir zamanda görüşeceğiz
are you excited about seeing your mom? expr. anneni göreceğin için heyecanlı mısın?
I don't remember seeing him expr. çıkaramadım
I don't remember seeing him expr. gördüğümü sanmıyorum
I don't remember seeing him expr. gördüğümü hatırlamıyorum
I don't remember seeing him expr. gördüğümü anımsamıyorum
Tourism
sight seeing tour n. gezip görme turu
Cinema
be seeing you expr. görüşmek üzere
Modern Slang
all-seeing eye n. her şeyi gören göz
Star Wars
seeing stone n. görüş taşı