selam! - Turco Inglés Diccionario

selam!

Significados de "selam!" en diccionario inglés turco : 5 resultado(s)

Turco Inglés
General
selam! holla interj.
selam! hollo interj.
selam! sola [obsolete] interj.
Colloquial
selam! sup interj.
Slang
selam! oi [uk] interj.

Significados de "selam!" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
selam greeting n.
selam vermek salute v.
selam vermek greet v.
selam hi! interj.
General
selam greeting n.
selam salut n.
selam durma salute n.
selam makamında grup ateşi eden takım firing squad n.
selam duası ave n.
meryem ana'ya selam duası ave n.
selam salaam n.
hz. meryem'e selam duası ave n.
selam topu salvo n.
selam verme saluting n.
selam salutation n.
selam salute n.
darü’s-selam welfare region n.
selam verme salute n.
iki parmakla selam two finger salute n.
kadınlara özgü dizleri bükerek öne doğru eğilip selam verme hareketi courtesy n.
kadınlara özgü dizleri bükerek öne doğru eğilip selam verme hareketi curtsey n.
kadınlara özgü dizleri bükerek öne doğru eğilip selam verme hareketi curtsy n.
selam regard n.
başı ile selam verme nod n.
selam remembrances n.
sağ kolunu yukarı kaldırıp elini ileri doğru uzatarak verilen selam sieg heil n.
selam veren kimse hailer n.
şapkayla hafifçe verilen selam half cap n.
uzaktaki birinin gönderdiği selam mesajı greeting n.
resmi selam congé n.
askeri selam duruşu salutation n.
selam salue [obsolete] n.
selam durma salutation n.
selam durma salvo n.
abartılı selam sweeping bow n.
gösterişli selam sweeping bow n.
selam söylemek present one's compliments v.
selam vermek say hi v.
selam çakmak say hello v.
selam vermek say hello v.
selam söylemek give one's kind regards to v.
selam vermek greet v.
selam göndermek send one's compliments v.
selam vermek salute v.
selam durmak salute v.
selam çakmak say hi v.
selam vermek salaam v.
selam çakmak greet v.
selam söylemek send one's kindest regards v.
başıyla selam vermek nod v.
selam sunmak extend one's greetings to someone v.
yapmacık bir sıcaklıkla selam vermek glad-hand v.
selam vermek salue v.
selam vermek wave a greeting v.
selam verir gibi el sallanmak wave a greeting v.
(yayında vb) selam göndermek give a shout out v.
yeniden selam vermek regreet [obsolete] v.
(gösterişli biçimde) selam vermek throw v.
selam işareti olarak (şapkaya, perçeme) parmakları dokundurmak touch v.
selam vermek hailse v.
(birine) heil diyerek selam vermek heil v.
selam vermek congratulate [obsolete] v.
karşılıklı selam vermek congreet [obsolete] v.
(selam verirken) şapkayı çıkarıp eğmek doff v.
(selam) göndermek pay v.
tekrar selam vermek resalute v.
selam niteliğinde salutatory adj.
selam verilmemiş unhalsed adj.
selam durulmamış unsaluted adj.
selam verilmemiş unsaluted adj.
selam verir şekilde salutatorily adv.
başı ile selam vererek noddingly adv.
selam regards interj.
selam hi interj.
selam hello interj.
selam hallo interj.
selam millet hello all interj.
selam millet hi all interj.
selam ahey interj.
(māori dilinde iki kişiye) selam tena korua [nz] interj.
(māori dilinde iki veya daha fazla kişiye) selam tena koutou [nz] interj.
(māori dilinde tek kişiye) selam tena koe [nz] interj.
selam halloa interj.
selam halloo interj.
neşeli bir selam ünlemi heyday interj.
selam loo interj.
(korsan, denizci) selam ahoy interj.
hey selam how [dialect] interj.
selam respect [jamaica] interj.
selam hiya exclam.
baş işareti (selam/çağrı) beck N.
Phrasals
(selam, saygılar) söylemek convey (something) from (someone or sth) to (someone or sth) v.
(selam vb.ni) söylemek convey (something) to (someone or something) v.
(rütbesi üstün biri karşısında belli bir şekilde) selam durmak salute (one) with (something) v.
belli bir şekilde selam durmak salute with v.
Proverb
(birine) selam verir borçlu çıkarsın give (someone) an inch and (someone) (will) take a mile
(birine) selam verir borçlu çıkarsın give (someone) an inch and (someone) (will) take a yard
(birine) selam verir borçlu çıkarsın give (someone) an inch and they'll take a mile
Colloquial
selam moruk hi dude n.
radyo kanalından gönderilen selam shout n.
selam deme howdy n.
selam çakmak say hello v.
selam çakmak say hi v.
selam çakmak greet v.
selam vermek için uğramak drop in to say hello v.
habersiz uğrayıp selam vermek drop in to say hello v.
selam vermek holla v.
eğilerek selam vermek scrape a leg v.
selam hey interj.
selam serseri hey, bum! interj.
selam ullo [brit] interj.
(selamlaşma veya şans dileme ifadesi olarak) selam pula [south africa] interj.
selam howzit [africa] interj.
selam bugün nasılsın? hi how are you today? expr.
selam millet hi everyone expr.
selam birader hi dude expr.
annene benden selam söyle say hi to your mom for me expr.
selam ben türkiye'den yazıyorum hi I'm writing from turkey expr.
selam millet hi folks expr.
selam millet hi guys expr.
selam dostum! g'day mate [australia] expr.
bir selam verme ifadesi ay up me duck [dated] [uk] expr.
selam ay up me duck [dated] [uk] expr.
selam, ne var ne yok? what do you say? expr.
selam, nasılsın, iyi misin? what do you say? expr.
selam, n'aber? what do you say? expr.
selam, ne haber, ne yapıyorsun? what do you say? expr.
selam, n'aber? you guys bitchin’? expr.
genelde polislerin kullandığı bir selam verme/karşılama ifadesi allo allo allo [uk] expr.
genelde polislerin kullandığı bir selam verme/karşılama ifadesi allo allo allo [uk] expr.
'-e selam söyle/söyleyin give my best to expr.
'-e benden selam söyle/söyleyin give my best to expr.
selam ho there [obsolete] expr.
-e benden selam söyle/söyleyin remember me to expr.
ingiltere'de polisle özdeşleşmiş bir selam ifadesi ello ello ello [uk] exclam.
selam, n'aber? what's up, g? exclam.
selam yello exclam.
selam g-day [australia/new zealand] exclam.
Idioms
selam çakma a nudge and a wink n.
selam çakma a nod and a wink [brit] n.
selam a shout n.
tiyatro'da eğilerek selam vermek take a bow v.
(birine) selam vermek give (someone) the sele of the day v.
(birine birinden) selam söylemek say hello to (someone) for (one) v.
ona benden selam söyleyin remember me to him expr.
selam verdik borçlu çıktık give them an inch and they'll take a mile expr.
selam, ne var ne yok? what’s your age? expr.
selam, naber? what’s your age? expr.
selam verir borçlu çıkarsın give an inch and they'll take a mile expr.
selam verir borçlu çıkarsın give an inch and he'll take a mile expr.