silence! - Turco Inglés Diccionario

silence!

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "silence!" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
silence n. suskunluk
silence n. sessizlik
silence v. susturmak
in silence adv. sessizce
General
silence n. susma
stand in silence n. saygı duruşu
code of silence n. suskunluk kodu
silence n. sükut
silence n. huzur
silence n. susku
silence n. ketumiyet
silence n. sır tutma
deathly silence n. ölümsü bir sessizlik
deathly silence n. ceset sessizliği
deathly silence n. ölümcül sessizlik
code of silence n. sessizlik yemini
code of silence n. ispiyon etmeme yemini
code of silence n. gamazlamama yemini
dead silence n. ölüm sessizliği
dead silence n. ceset sessizliği
the sound of silence n. sessizliğin sesi
conspiracy of silence n. bir olay karşısında birlikte sessiz kalma
deathly silence n. ölüm sessizliği
silence n. akıldan silinip gitme
silence n. iki satır yazmama
silence n. (damıtılmış alkollü içeceklerde) yavanlık
silence n. ölüm
silence n. açıkça söyleyememe
silence n. üstü kapalı ihmal
silence n. gizlilik
silence n. ölüm sonrası hal
silence n. sessizlik dönemi
silence n. bir şeyi bilinir kılamama
silence n. az tanınmışlık
silence n. unutma
silence n. dile getirmeyi reddetme
silence n. bilinmezlik
silence n. kayıtsızlık
silence n. merasimlerde sessizlik aralığı
the great silence n. büyük sessizlik
endure in silence v. içine atmak
reduce someone to silence v. birini susturmak
endure in silence v. acısını içine atmak
break one's silence v. suskunluğunu bozmak
observe a minute’s silence v. bir dakikalık saygı duruşunda bulunmak
silence v. bastırmak
lapse into silence v. sessizliğe gömülmek
reduce someone to silence v. birinin sesini kestirmek
break one’s silence v. sessizliğini bozmak
keep silence minute v. saygı duruşunda bulunmak
keep minute of silence v. saygı duruşunda bulunmak
fall into silence v. sessizliğe bürünmek
maintain one's silence v. sessizliğini korumak
break one's vow of silence v. sessizliğini bozmak
keep one's silence v. sessizliğini bozmamak
keep one's silence v. sessizliğini korumak
maintain one's silence v. sessizliğini bozmamak
breach the silence v. sesizliği bozmak
break the silence v. sesizliği bozmak
retreat into silence v. sessizliğe bürünmek
lapse into silence v. sessizliğe bürünmek
subside into silence v. sessizliğe gömülmek
break the silence v. sessizliği bozmak
relapse into silence v. sessizliğe bürünmek
retreat into silence v. sessizliğe gömülmek
trail into silence v. sessizliğe bürünmek
trail into silence v. sessizliğe gömülmek
subside into silence v. sessizliğe bürünmek
relapse into silence v. sessizliğe gömülmek
reduce to silence v. çanına ot tıkamak
lapse into silence v. sessizliğe dalmak
lapse into silence v. sükuta dalmak
use the right to remain in silence v. susma hakkını kullanmak
use the right to remain in silence v. konuşmama hakkını kullanmak
maintain silence about v. hakkındaki sessizliğini korumak
maintain silence about v. hakkında sessizliğini korumak
call for a moment of silence v. saygı duruşuna davet etmek
call for a moment of silence v. saygı duruşuna çağırmak
break one's silence over match-fixing allegations against him/her v. hakkındaki şike iddialarına karşı sessizliğini bozmak
observe a moment of silence v. saygı duruşunda bulunmak
silence v. suskunlaşmak
silence v. (birinin) vaaz vermesini engellemek
silence v. susmak
silence v. (şüpheleri, korkuları) yatıştırmak
silence v. fikir beyanından alıkoymak
in silence adv. ses çıkarmadan
silence interj. sessiz ol!
silence interj. sus!
silence N. susturma
Proverb
speech is silver, but silence is gold söz gümüşse sükut altındır
speech is silver, but silence is gold söz gümüş ise sükut altındır
silence is golden sükut altındır
silence speaks louder than words söz gümüşse sükut altındır
silence means consent susmak kabul etmek demektir
silence means consent sessiz kalmak kabul etmektir
silence means consent bir şeye itiraz etmezsen onu desteklediğin zannedilir
silence means consent sükut ikrardan gelir
speech is silver, but silence is golden söz gümüşse sükut altındır
speech is silver, silence is golden söz gümüşse sükut altındır
Colloquial
uncomfortable silence n. rahatsız edici sessizlik
uncomfortable silence n. rahatsız eden sessizlik
blue wall of silence n. polislerin birbirini koruması
blue code of silence [us/south africa] n. mavi sessizlik yasası
blue code of silence [us/south africa] n. polisler arasındaki yazılı olmayan sessizlik kanunu
blue code of silence [us/south africa] n. polislerin birbirini koruması
blue wall of silence n. mavi sessizlik duvarı
blue wall of silence n. polisler arasındaki yazılı olmayan sessizlik kanunu
radio silence n. uzun süre aramalara veya mesajlara cevap vermeme
share silence v. sessizliği paylaşmak
Idioms
heavy silence n. gergin sessizlik
a conspiracy of silence n. sessizlik yemini
conspiracy of silence n. sessizlik yemini
a pregnant silence n. manalı/anlamlı duraksama
heavy silence n. fırtına öncesi sessizliği
conspiracy of silence n. sessizlik anlaşması
a conspiracy of silence n. sessizlik anlaşması
a conspiracy of silence n. suskun kalma kararı
conspiracy of silence n. suskun kalma kararı
a pregnant silence n. birçok şey yüklü sessizlik
heavy silence n. rahatsız edici sessizlik
blue code of silence [us/south africa] n. polislerin birbirini koruması
blue code of silence [us/south africa] n. polisler arasındaki yazılı olmayan sessizlik kanunu
deafening silence n. ölüm sessizliği
deafening silence n. tek çıt çıkmadığı durum
deafening silence n. sağır edici sessizlik
heavy silence n. sıkıntılı bir sessizlik
heavy silence n. ağır bir sessizlik
an eloquent silence n. susmanın erdemi
an eloquent silence n. dokunaklı suskunluk
an eloquent silence n. kelimelerden daha çok şey anlatan/daha etkili olan suskunluk
an eloquent silence n. çok şey anlatan suskunluk
an eloquent silence n. konuşmaktan daha etkili suskunluk
a heavy silence n. sıkıntılı bir sessizlik/ortam
a heavy silence n. gergin bir sessizlik/ortam
a heavy silence n. rahatsız edici bir sessizlik/ortam
a pregnant silence n. anlamlı duraksama
a pregnant silence n. birçok şey yüklü sessizlik
a pregnant silence n. bir şeylere gebe bir sessizlik/duraksama
a pregnant silence n. manalı duraksama
a pregnant silence n. manalı/anlamlı sessizlik
eloquent silence n. dokunaklı suskunluk
eloquent silence n. çok şey anlatan suskunluk
eloquent silence n. konuşmaktan daha etkili suskunluk
eloquent silence n. susmanın erdemi
eloquent silence n. kelimelerden daha çok şey anlatan/daha etkili olan suskunluk
eloquent silence n. anlamlı sessizlik
stunned silence n. ölüm sessizliği
wall of silence n. sessizliğini koruma
wall of silence n. polisler arasındaki yazılı olmayan sessizlik kanunu
wall of silence n. ağzını bıçak açmama