silisli - Turco Inglés Diccionario

silisli

Significados de "silisli" en diccionario inglés turco : 2 resultado(s)

Turco Inglés
Technical
silisli silicon adj.
Construction
silisli siliceous adj.

Significados de "silisli" con otros términos en diccionario inglés turco: 67 resultado(s)

Turco Inglés
General
çimentolu bileşik oluşturmak için sönmüş kireçle reaksiyona giren toz halindeki silisli alüminli madde puzzolan n.
çimentolu bileşik oluşturmak için sönmüş kireçle reaksiyona giren toz halindeki silisli alüminli madde puzzolana n.
Technical
silisli tortular siliceous deposits n.
silisli silt siliceous silt n.
silisli sert kalker siliceous hard limestone n.
silisli kumtaşı siliceous sandstone n.
silisli kalker siliceous limestone n.
silisli malzeme siliceous material n.
ince silisli toprak diatomaceous earth n.
ince silisli toprak infusorial earth n.
kalsiyum silisli tel calcium silicon wire n.
kalsiyum silisli tel besleme calcium silicon wire feeding n.
kromlu silisli yay çeliği chromium-silicon spring steel n.
manyezili silisli demirli refrakterler magnesioferrite refractories n.
sönmüş kireçle tepkimeye girerek çimentolu bileşik oluşturan toz halindeki silisli veya alüminli maddeler pozsony n.
iğnemsi silisli marles constituent adj.
Construction
silisli bileşim silicide n.
silisli asbest çimento silica asbestos-cement n.
Automotive
silisli kum silica sand n.
Marine
silisli çimento silica cement n.
Mining
değirmen taşı malzemesi olarak kullanılan silisli kayaç burrstone n.
silisli kayaçtan yapılan değirmen taşı burrstone n.
silisli kayaçtan yapılan değirmen taşı buhrstone n.
silisli kayaçtan yapılan değirmen taşı burstone n.
değirmen taşı malzemesi olarak kullanılan silisli kayaç buhrstone n.
kalkerli ve silisli calcareosiliceous adj.
Anatomy
omurgasızlarda dokuları sertleştirip destekleyen kalkerli veya silisli küçük cisimler spicule n.
Chemistry
manganlı silisli yatak pirinci manganese-silicon bearing brass n.
silisli ile birlikte anlamını veren bir ön ek silici- pref.
Biology
diyatomik bir hücrenin silisli hücre duvarı oluşmadan önceki hali auxospore n.
diyatomun silisli ve içi boş kabuğu spicule n.
Marine Biology
silisli cam süngerleri sınıfı triaxonia n.
silisli cam süngerleri sınıfı triaxonida n.
silisli cam süngerlerinin bulunduğu cins genus euplectella n.
silisli cam süngerlerinin bulunduğu cins euplectella n.
silisli dikenleri ve boynuz dokulu lifleri olan süngerlerin bulunduğu bir takım halichondriae n.
silisli dikenleri ve boynuz dokulu lifleri olan süngerlerin bulunduğu bir takım keratosilicoidea n.
silisli ve bağımsız dikenli süngerleri içeren bir şube spiculispongiae n.
Zoology
silisli cam süngeri hexactinellid sponge n.
silisli cam süngeri glass sponge n.
silisli cam süngerleri hyalospongiae n.
silisli sünger vitreous sponge n.
altı silisli dikeni veya çıkıntısı olan bir sünger hexact n.
altı silisli dikeni veya çıkıntısı olan bir sünger hexactinellid n.
silisli cam süngerleri class hyalospongiae n.
silisli cam süngerleri hyalospongia n.
altı silisli dikeni olan sünger takımına ait hexactinelline adj.
Botanic
silisli sapları çanak çömleklerin perdahlanması ve aşındırılmasında kullanılan bir atkuyruğu dutch rush (equisetum hyemale) n.
(diatomda) üst üste iki kapakçıktan oluşan silisli kabuk frustule n.
silisli toprağa ihtiyaç duyan (bitki) siliceous adj.
silisli toprağa ihtiyaç duyan (bitki) silicious adj.
silisli toprakta yetişen silicicolous adj.
silisli toprakta gelişen silicicolous adj.
Geography
silisli kum silica sand n.
Geology
silisli şist chert n.
biley taşlarında kullanılan, sert, yoğun, düz dokulu, silisli bir tortul kaya novaculite n.
gözenekli, hafif, silisli tortul bir kaya türü tripel n.
gözenekli, hafif, silisli tortul bir kaya türü tripoli n.
değirmen taşı yapımında kullanılan silisli bir taş burrstone n.
değirmen taşı yapımında kullanılan silisli bir taş millstone n.
değirmen taşı yapımında kullanılan silisli bir taş buhrstone n.
yumuşak oluşumlardaki silisli kaya topuzu veya çıkıntısı burr n.
sert ve silisli bir taş türü porcellanite n.
silisli kaynaklardaki veya gayzerlerdeki sıcak suyun buharlaşması ile oluşan sinter siliceous sinter n.
iğ şeklinde silisli kireçtaşı yumrusu fusil n.
gözenekli, hafif, silisli tripoli mineraline ait veya ilgili tripoline adj.
Paleontology
(fosilleşmiş halde bulunan) mikrosporik silisli spikül spongiolite n.