sindirim - Turco Inglés Diccionario

sindirim

Significados de "sindirim" en diccionario inglés turco : 8 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
sindirim digestion n.
The liberalisation package will, moreover, improve the market's circulation and digestion.
Serbestleşme paketi ayrıca piyasanın dolaşımını ve sindirimini de iyileştirecektir.

More Sentences
General
sindirim digestive adj.
Dietary fiber remains integral to the digestive system.
Diyet lifleri sindirim sistemine tutunur.

More Sentences
Medical
sindirim digestion n.
The liberalisation package will, moreover, improve the market's circulation and digestion.
Serbestleşme paketi ayrıca piyasanın dolaşımını ve sindirimini de iyileştirecektir.

More Sentences
Physiology
sindirim digestion n.
The liberalisation package will, moreover, improve the market's circulation and digestion.
Serbestleşme paketi ayrıca piyasanın dolaşımını ve sindirimini de iyileştirecektir.

More Sentences
Food Engineering
sindirim digestion n.
The liberalisation package will, moreover, improve the market's circulation and digestion.
Serbestleşme paketi ayrıca piyasanın dolaşımını ve sindirimini de iyileştirecektir.

More Sentences
General
sindirim assimilation n.
sindirim disgestion [obsolete] n.
sindirim digesture [obsolete] n.

Significados de "sindirim" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
sindirim bozukluğu digestive troubles n.
sindirim güçlüğü indigestion n.
sindirim sistemi digestive tract n.
sindirim sistemi digestive system n.
sindirim borusu alimentary canal n.
sindirim güçlüğü dyspepsia n.
kimyasal sindirim chemical digestion n.
embriyonik sindirim borusu gut n.
bir sindirim maddesi peptic n.
sindirim organları peptics n.
hızlı sindirim predigestion n.
erken sindirim predigestion n.
birincil sindirim sistemi ve süreci protopepsia n.
sindirim ile ilgili nutritive adj.
sindirim sularının etkimesiyle bağlantılı peptic adj.
sindirim sistemiyle ilgili gastrointestinal adj.
sindirim güçlüğü ile ilgili olarak dyspeptically adv.
sindirim zorluğu çekerek dyspeptically adv.
Colloquial
iyi sindirim pepticity n.
Idioms
(kolera, yemek zehirlenmesi gibi) sindirim sistemi rahatsızlıkları summer complaints n.
sindirim sistemini bozmak not agree with (someone or something) v.
Technical
mekanik sindirim mechanical digestion n.
sindirim sırasında proteinlerin parçalanması proteolysis n.
Dyeing
düz kasları uyaran ve sindirim salgılarını artıran indigoa ilacından elde edilen parlak mavi boyarmadde cerulein n.
Marine
oksijensiz sindirim anaerobic digestion n.
Medical
sindirim sistemi gastrointestinal tract n.
sindirim sistemi digestive n.
sindirim sistemi endoskopi digestive system endoscopy n.
sindirim bölgesi digestive tract n.
sindirim kanalı digestive tract n.
sindirim fizyolojisi digestive physiology n.
sindirim sistemi tümörleri digestive system neoplasms n.
sindirim sistemi kanserleri gastrointestinal tract cancers n.
zayıf sindirim indigestion n.
sindirim bozuklukları uzmanı gastroenterologist n.
sindirim sistemi hastalıkları digestive system diseases n.
uzun süreli sindirim sistemi problemi inflammatory bowel disease n.
sindirim borusu alimentary canal n.
sindirim sistemi tanısal teknikler digestive system diagnostic techniques n.
sindirim güçlüğü dyspepsia n.
sindirim sisteminde tahriş olmuş kırmızı renkte doku kümesi granulomatous colitis n.
endoskop kullanarak üst sindirim bölgesinin muayene edilmesi esophagogastroduodenoscopy n.
sindirim sistemindeki kırmızı renkte tahriş olmuş doku kümesi gralunoma n.
sindirim sistemi tümörü granulomata n.
sindirim borusu digestive tract n.
sindirim borusu digestive tube n.
sindirim sistemi digestive system n.
sindirim enzimi digestive enzyme n.
sindirim borusu gastrointestinal tract n.
sindirim güçlüğü indigestion n.
sindirim sistemi rahatsızlıkları digestive disorders n.
sindirim suyu gastric juice n.
sindirim bilimi gastroenterology n.
sindirim bozukluğu dyspepsia n.
ön sindirim borucuğu foregut n.
üst solunum yolu ve sindirim sistemi kanseri upper aerodigestive cancer n.
sindirim kanalının ciddi yaralanması serious injury of the alimentary tract n.
sindirim organı digestive organ n.
sindirim sisteminin epitel kaynaklı olmayan tümörleri non-epithelial neoplasms of the gastrointestinal tract n.
sindirim sisteminin epitel kaynaklı olmayan tümörleri nonepithelial neoplasms of the gastrointestinal tract n.
sindirim sisteminin epitel kaynaklı olmayan tümörleri non-epithelial tumors of the gastrointestinal tract n.
sindirim uyarıcı digestive stimulant n.
sindirim yolu gi-tract n.
sindirim ürünü digestate n.
sindirim enzimleri digestive juices n.
sindirim sistemini görüntülemede kullanılan bir radyopak baryum sülfat solüsyonu barium n.
üst sindirim sistemi spazmı gag n.
sindirim, solunum, üreme ve idrar yollarındaki mukus salgılayan zarlar mucous membranes n.
mideden elde edilen malzemelerin sindirim sistemi smeari gastric smear n.
sindirim sistemi organları digestive apparatus n.
sindirim kanalından alınan, duodenumdan elde edilen materyale ait organik doku paraduodenal smear n.
sindirim bilimi peptics n.
sindirim sonucu oluşan gazın anüsten çıkması flatulence n.
sindirim sonucu oluşan gazın anüsten çıkması flatuosity [obsolete] n.
cilt, meme ve sindirim sistemi kanserlerinin tedavisinde kullanılan bir antineoplastik madde fluorouracil n.
ağızdan alınan sindirim sistemi doku örneği oral smear n.
sıvı sindirim ilacı surfeit-water [obsolete] n.
sindirim kolaylaştırıcı şurup surfeit-water [obsolete] n.
endoskop kullanarak üst sindirim bölgesinin muayene edilmesi esophagogastroduodenoscopy (egd) n.
dispeptik, sindirim güçlüğü ile ilgili dyspeptical adj.
sindirim sistemi ile ilgili gastrointestinal adj.
sindirim güçlüğü ile ilgili dyspeptic adj.
sindirim dışı yolla bedene giren parenteral adj.
sindirim ve emilimi alt üst edip zafiyete yol açan tabific adj.
sindirim kanalındaki gazı gideren flatus-relieving adj.
(bazı omurgasızlarda) sindirim sistemini oluşturan stomatogastric adj.
Anatomy
sindirim sistemi the digestive tract n.
sindirim aygıtı alimentary canal n.
sindirim aygıtı the digestive tract n.
sindirim kanalı alimentary canal n.
sindirim sisteminde bağırsaklardaki yutma hareketlerinin tersi yönde gerçekleşen kas hareketi anastalsis n.
sindirim tüpü enteron n.
sindirim borusu enteron n.
sindirim kanalı enteron n.
sindirim kanalı enteron n.
sindirim boşluğu ventriculus n.
kalp ve yumurtalık gibi sindirim kanalının parçası olmayan bir organı destekleyen membran kıvrımı mesentery n.
yumurta kesesini embriyonun sindirim borusuna bağlayan dar kanal benzeri parça yolk stalk n.
sindirim yolu gi tract n.
sindirim sistemine salgı yapan bez digestive gland n.
(bazı omurgasızlarda) sindirim kanalı intestine n.
sindirim organları peptics n.
sindirim sistemi systema alimentarium n.
sindirim sistemi systema digestorium n.
sindirim kanalı ile ilişkili kemik splanchnapophysis n.
mide veya sindirim sistemine ait gastral adj.
mide veya sindirim sistemiyle ilgili gastral adj.
birden fazla sindirim boşluğu olan polygastric adj.
sindirim borusu ve hava pasajlarına ait gastropneumatic adj.
sindirim sistemi ile ilgili stomachal adj.
Physiology
peristalsiz mide ve bağırsakların sindirim sırasındaki dalgalı hareketleri peristalsis n.
iyi sindirim eupepsy n.
iyi sindirim eupepsia n.
iyi sindirim eupepticity n.
iyi sindirim eupepticity n.
iyi sindirim eupepsy n.
sindirim sisteminin aşırı hareketliliği hypermotility n.
gastrik sindirim gastric digestion n.
onikiparmak bağırsağından alınan malzemelerin sindirim sistemine yayılması paraduodenal smear n.
onikiparmak bağırsağından alınan malzemelerin sindirim sistemine yayılması duodenal smear n.
yapay sindirim predigestion n.
yağların parçalandığı sindirim süreci steatolysis n.
sindirim sonucunda besleyici özelliği değiştirilmiş allotrophic adj.
Pathology
yetersiz sindirim veya hazımsızlık ile karakterize bir bozukluk apepsia n.
yetersiz sindirim veya hazımsızlık ile karakterize bir bozukluk apepsy n.
midedeki asit salgılayan hücreleri uyararak aşırı asit üretimi sonucu sindirim sisteminde ülsere sebep olan bir pankreas tümörü zollinger-ellison syndrome (zes) n.
besin maddelerinin sindirim borusunda hatalı emilimi malassimilation n.
sindirim borusunun üst kısmında kanama olduğuna işaret eden, çürümüş kan içeren siyah renkli dışkı melaena n.
sindirim sisteminde aşırı asidite hyperacidity n.
Pharmaceutics
acı bir madde içeren, iştah artırıcı veya sindirim hızlandırıcı olarak kullanılan bir sıvı bitters n.
sindirim sistemine zarar vermeden ağrıyı ve iltihabı gideren bir cox-2 inhibitörü rofecoxib n.
sindirim sistemine zarar vermeden ağrıyı ve iltihabı gideren bir cox-2 inhibitörü markası vioxx® n.
Parasitology
insan ve hayvanların sindirim ve üreme sistemlerinde görülen, trikomonas cinsini de içeren parazitimsi ve kamçılı birgözeli takımı trichomonad n.
omurgalı ve gelişmiş omurgasızların sindirim hücrelerinin epitel dokusunda yetişen sporlu bir parazit türü eimeria n.
endamoeba cinsine ait, omurgalıların sindirim borularında parazit yaşayan protozoan türlerine verilen ad endameba n.
sindirim sistemine yerleşen endoparazitik bir amip familyası endamoebidae n.
planarya sınıfına mensup kese şeklinde sindirim boşluğu olan çeşitli küçük yassıkurtlara verilen ad rhabdocoele n.
omurgalıların sindirim sisteminde hastalığa neden olan parazitik protozoa coccidian n.
omurgalıların sindirim sisteminde hastalığa neden olan parazitik protozoa coccidium n.
insan ve hayvanların sindirim ve üreme sistemlerinde meydana gelen trikomonas cinsi parazitimsi ve kamçılı birgözeli trichomonas adj.
Veterinary
(evcil hayvanlarda) sindirim hastalığı hoven n.
Food Engineering
sindirim sistemi yangısı gastroenteritidis n.
sindirim sistemi enfeksiyonu gastroenteritidis n.
Biology
aerobik sindirim aerobic digestion n.
dış sindirim external digestion n.
sindirim sisteminin farklı yerlerinden elde edilen sitolojik doku örnekleri alimentary tract smear n.
sindirim sırasında vücut sıvıları ve idrardaki alkali madde artışı alkaline tide n.
sindirim borusunun endodermden meydana gelmiş orta bölümü mesenteron n.
(eklembacaklılarda ve halkalı solucanlarda) sindirim kanalının ilk bölümü foregut n.
sindirim kanalı olmayan acoelous adj.