sleepiest - Turco Inglés Diccionario

sleepiest

sleepiest — Definition

Significado:
uykulu
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈsliːpi/ – BrE /ˈsliːpi/)
Categoría gramatical:
Sıfat: sleepy
Sinónimo:
drowsy
Antónimos:
alert

Significados de "sleepiest" en diccionario turco inglés : 20 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
sleepy adj. uykulu
She saw a leaf falling from a tree, but she was too sleepy to look at it.
Ağaçtan düşen bir yaprak gördü ama ona bakamayacak kadar uykuluydu.

More Sentences
General
sleepy adj. durgun
His house is on a sleepy old street in the city.
Adamın evi durgun, köhne bir caddede.

More Sentences
sleepy adj. uykulu
She saw a leaf falling from a tree, but she was too sleepy to look at it.
Ağaçtan düşen bir yaprak gördü ama ona bakamayacak kadar uykuluydu.

More Sentences
sleepy adj. uykusu gelmiş
Don't drive if you feel sleepy.
Uykun gelmiş hissediyorsan araba kullanma.

More Sentences
sleepy adj. uyku getiren
Yes, talking to people makes me sleepy.
Evet, insanlarla konuşmak uykumu getiriyor.

More Sentences
sleepy adj. uyutan
A lullaby makes children sleepy.
Ninni çocukları uyutur.

More Sentences
sleepy adj. çok hareketsiz (yer)
sleepy adj. uyuşuk
sleepy adj. mahmur
sleepy adj. mıymıntı
sleepy adj. uyku sersemi
sleepy adj. çok sakin
sleepy adj. tembel
sleepy adj. hareketsiz
sleepy adj. miskin
sleepy adj. mayıştıran
sleepy adj. soporifik
sleepy adj. uyutucu
sleepy adj. çürümeye yüz tutan
sleepy adj. çürümeye başlayan

Significados de "sleepiest" con otros términos en diccionario inglés turco: 41 resultado(s)

Inglés Turco
General
sleepy sickness n. uyku hastalığı
sleepy smurf n. uykucu şirin
sleepy hollow n. uykulu kuytu
the legend of sleepy hollow n. uykulu kuytu menkıbesi
the legend of sleepy hollow n. başsız süvari efsanesi
feel very sleepy v. gözünden uyku akmak
make a person feel sleepy v. uyku vermek
feel sleepy v. uykusu gelmek
get sleepy v. ağırlık basmak
feel sleepy v. ağırlık çökmek
very sleepy v. uyku gözünden akmak
be very sleepy v. uyku gözünden akmak
be sleepy v. uykusu olmak
be sleepy v. uykusu gelmek
feel sleepy v. uykusu olmak
feel sleepy after a meal v. yemek sonrası ağırlık çökmek
feel sleepy after a meal v. yemekten sonra ağırlık çökmek
sleepy-eyed adj. mahmur
Colloquial
sleepy head n. miskin
sleepy head n. uykucu
Speaking
I'm sleepy expr. uykum var
I feel sleepy expr. uykum geldi
I'm sleepy expr. uykum geldi
I am not sleepy at all expr. hiç uykum yok
are you sleepy? expr. uykun mu var?
are you sleepy? expr. uykun mu geldi?
I'm so sleepy expr. çok uykum var
I'm getting sleepy expr. uykum geliyor
I feel sleepy expr. uykum geliyor
Medical
sleepy sickness n. uyku hastalığı
sleepy sickness n. uyku rahatsızlığı
Veterinary
sleepy sickness [new zealand] n. hamile koyunlarda görülen bir uyku hastalığı
Zoology
sleepy duck n. kara başlı dikkuyruk
Botanic
sleepy dick n. sunbala
sleepy dick n. eski dünya'ya özgü beyaz çiçekli bir ot
sleepy dick n. tükürük otu
sleepy dick n. yıldız şeklinde beyaz çiçekleri olan bir bitki
Geography
sleepy hollow n. illinois eyaletinde yerleşim yeri
sleepy eye n. minnesota eyaletinde şehir
Slang
sleepy joe n. aleyhtarları tarafından joe biden için kullanılan ifade
sleepy joe n. uykucu joe