sleeve - Turco Inglés Diccionario

sleeve

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

sleeve — Definition

Significado:
kol, manşet
Pronunciación (IPA):
(AmE /sliːv/ – BrE /sliːv/)
Categoría gramatical:
İsim: sleeve (sleeves)

Significados de "sleeve" en diccionario turco inglés : 47 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
sleeve n. kol
They should inspire us all to roll up our shirt sleeves.
Hepimize gömlek kollarımızı sıvamamız için ilham vermelidirler.

More Sentences
sleeve n. elbise kolu
General
sleeve n. kap
She slipped the record into its sleeve and placed it on a shelf.
Plağı kabına yerleştirerek bir rafa kaldırdı.

More Sentences
sleeve n. (giyside) kol
He doesn't prefer wearing short-sleeved shirts to work.
İşe giderken kısa kollu gömlek giymeyi tercih etmiyor.

More Sentences
Textile
sleeve n. kol
They should inspire us all to roll up our shirt sleeves.
Hepimize gömlek kollarımızı sıvamamız için ilham vermelidirler.

More Sentences
General
sleeve n. kol (giysi için)
sleeve n. ek bileziği
sleeve n. rakor
sleeve n. kol düzeni
sleeve n. plak kabı
sleeve n. karton (plak için)
sleeve n. manşon (boru için)
sleeve n. kol (giysi)
sleeve n. yen
sleeve n. kılıf
sleeve n. kol tozluğu
sleeve n. kitap kabı
sleeve n. tüm kolu kaplayan dövme
sleeve v. kol takmak
sleeve v. kol iliştirmek
sleeve v. kolu ile silmek
sleeve v. kolu ile uzaklaştırmak
sleeve v. (bir bölümü) kol olarak yerleştirmek
Technical
sleeve n. boru tuğla
sleeve n. burç-geçme kablo ucu
sleeve n. elbise kolu
sleeve n. gömlek
sleeve n. hurç
sleeve n. kovan
sleeve n. manşon
sleeve n. rondela
sleeve n. yen
sleeve n. lüks gömleği
Mechanic
sleeve n. boruda manşon
sleeve n. mil üzerine bilezik gibi geçen parça
Automotive
sleeve n. manşon
sleeve n. silindir gömleği
Aeronautic
sleeve n. paraşüt deniz çapası
Mining
sleeve n. rakor
Food Engineering
sleeve n. manşet
Gastronomy
sleeve n. 14-16 ons aralığına denk gelen bira ölçüm birimi
Botanic
sleeve n. bitkileri kemirgenlerden koruyan tel ızgara çerçeve
sleeve n. küçük bitkilerin etrafına dolanan kağıt koruma
Military
sleeve n. uçaktan atılan rulo şekilli kağıt hedef
Weight Lifting
sleeve n. bilezik
sleeve n. kulp
sleeve n. kol tertibatı

Significados de "sleeve" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
sleeve brick n. menfez tuğlası
sleeve coupling n. boru için manşon
sleeve link n. kol düğmesi
sleeve coupling n. rakor
sleeve coupling n. ek bileziği
sleeve notes n. müzik cd’si veya kaset kapağı içine konulan albümle ile ilgili tanıtıcı bilgiler veren yazılar
the sleeve n. manş tüneli
short sleeve t-shirt n. kısa kollu tişört
long sleeve t-shirt n. uzun kollu tişört
record sleeve n. albüm kapağı
dolman sleeve n. pelerin kol
an ace up your sleeve n. avantaj olarak kullanılacak bir şey
plastic sleeve n. poşet dosya
air-sleeve n. rüzgar tulumu
air-sleeve n. rüzgar hortumu
hippocrates' sleeve n. kare kumaşın iki bitişik tarafının dikilmesiyle yapılan konik biçimli süzgeç
pudding sleeve n. tam kol
pudding sleeve n. uzun kol
shirt-sleeve n. gömlek kolu
short sleeve n. (kıyafette) yarım kol
short sleeve n. (kıyafette) kısa kol
coat sleeve n. mont kolu
have an ace up one's sleeve v. elinde kozu olmak
laugh up one's sleeve v. için için gülmek
laugh up one's sleeve v. içinden gülmek
tug at one's sleeve v. üstünü başını çekiştirmek
wear one's heart on one's sleeve v. içi dışı bir olmak
wear one's heart upon one's sleeve v. içi dışı bir olmak
a sleeve of adj. (daire şeklinde) paketin tamamı
shirt-sleeve adj. teklifsizlik içeren
shirt-sleeve adj. montsuz
shirt-sleeve adj. mont veya ceket gerektirmeyecek kadar sıcak olan
shirt-sleeve adj. açıklık ile öne çıkan
shirt-sleeve adj. ceketsiz
shirt-sleeve adj. teoriden ziyade somut gerçeklerle temas eden
shirt-sleeve adj. rahatlık veya verimlilik açısından mont veya ceketi çıkarmayı gerektiren
slv (sleeve) abrev. giysi kolu
Phrases
up one's sleeve expr. el altında tutulan
up one's sleeve expr. gizlice planlanan
Proverb
stretch your arm no further than your sleeve will reach ayağını yorganına göre uzat
stretch your arm no further than your sleeve will reach boyundan büyük işlere kalkışma
stretch your arm no further than your sleeve will reach yutamayacağın lokmayı çiğneme
Idioms
laughing up one's sleeve n. kıs kıs gülme
laughing up one's sleeve n. için için gülme
laughing up one's sleeve n. bıyık altından gülme
ace up (one's) sleeve n. (birinin) gizli kozu
ace up (one's) sleeve n. (birinin) elindeki koz
ace up (one's) sleeve n. (birinin) elindeki avantaj
a card up one's sleeve n. elde tutulan koz
a card up one's sleeve n. gizli bir koz
a card up one's sleeve n. başkalarının bilmediği bir koz
a card up one's sleeve n. koz
lank sleeve [obsolete] n. tek kolu kalmış kimse
lank sleeve [obsolete] n. tek kollu
lank sleeve [obsolete] n. tek kolu ampute kimse
lank sleeve [obsolete] n. (birinin tek kolu olduğu için) boş kalan giysi kolu
lank sleeve [obsolete] n. boş giysi kolu
laugh up one's sleeve v. kıs kıs gülmek
laugh in one's sleeve v. kıs kıs gülmek
wear one's heart on one's sleeve v. göründüğü gibi olmak
wear one's heart on one's sleeve v. içi dışı bir olmak
wear one's heart on one's sleeve v. olduğu gibi görünmek
have something up one's sleeve v. gizli bir planı olmak
have an ace up one's sleeve v. gizli bir kozu olmak
have something up one's sleeve v. gizli bir kozu olmak
have a card up one's sleeve v. gerektiğinde kullanmak üzere bir kenarda hazır kozu olmak
have a card up one's sleeve v. başkalarının bilmediği bir kozu olmak
have a card up one's sleeve v. gizli bir kozu olmak
wear one's heart on one's sleeve v. hislerini belli etmek
have one's heart on one's sleeve v. açık kalpli olmak
wear one's heart on one's sleeve v. açık kalpli olmak
have one's heart on one's sleeve v. hislerini belli etmek
have one's heart on one's sleeve v. içi dışı bir olmak
be laughing up your sleeve v. kıs kıs gülmek
wear one's heart on one's sleeve v. özü sözü bir olmak
have one's heart on one's sleeve v. özü sözü bir olmak
laugh up one's sleeve v. bıyık altından gülmek
laugh in the sleeve v. bıyık altından gülmek
pin on the sleeve of v. bağımlı olmak
wear one's heart upon one's sleeve v. duygularını belli etmek
pin on the sleeve of v. bağımlı hale getirmek
keep (something) up (one's) sleeve v. gizli bir kozu olmak
keep something up your sleeve v. kendine sakladığı bir fikri olmak
hang on (one's) sleeve v. tamamen birine bağımlı olmak
have something up your sleeve v. kimseyle paylaşmadığı bir fikri olmak
keep something up your sleeve v. kimseyle paylaşmadığı bir fikri olmak
keep (something) up (one's) sleeve v. gizli bir planı/avantajı olmak
have something up your sleeve v. kendine sakladığı bir fikri olmak
hang on (one's) sleeve v. tamamen birine güvenmek
have/keep something up your sleeve v. bir şeyi koz olarak saklamak/tutmak
have/keep something up your sleeve v. gizli bir kozu olmak
have/keep something up your sleeve v. gizli bir planı olmak
keep (something) up (one's) sleeve v. (bir şeyi) koz olarak saklamak/tutmak
have/keep something up your sleeve v. bir şeyi koz olarak elinde bulundurmak
keep (something) up (one's) sleeve v. (bir şeyi) koz olarak elinde bulundurmak
keep (something) up (one's) sleeve v. gizli bir planı olmak
pin (one's) heart on (one's) sleeve v. içi dışı bir olmak
pin (one's) heart on (one's) sleeve v. içi dışında olmak
pin (one's) heart on (one's) sleeve v. özü sözü bir olmak
pin (one's) heart on (one's) sleeve v. açık kalpli olmak
pin (one's) heart on (one's) sleeve v. hislerini belli etmek
trick up (one's) sleeve v. (birinin) gerekirse devreye sokabileceği bir fikri olmak
trick up (one's) sleeve v. (birinin) elinde kozu olmak
trick up (one's) sleeve v. (birinin) cebinde bir planı olmak
trick up (one's) sleeve v. (birinin) gerekirsek kullanabileceği gizli bir planı olmak
trick up (one's) sleeve v. (birinin) gizli bir kozu olmak
have an ace up your sleeve [uk] v. gizli silahı olmak
have a trick up (one's) sleeve v. elinde bir kozu olmak
have an trick up your sleeve [uk] v. gizli silahı olmak
have an trick up your sleeve [uk] v. elinde bir kozu olmak
have a trick up (one's) sleeve v. gizli silahı olmak
have an ace up your sleeve [uk] v. elinde bir kozu olmak
have an ace up your sleeve v. gizli bir kozu olmak
have an ace up your sleeve v. elinde avantaj olarak kullanılacak bir şey olmak
have a trick up your sleeve v. elinde avantaj olarak kullanılacak bir şey olmak
have an ace up your sleeve v. elinde kozu olmak
have a trick up your sleeve v. elinde kozu olmak
have a trick up your sleeve v. gizli silahı olmak
have a trick up your sleeve v. gizli bir kozu olmak
have an ace up your sleeve v. gizli silahı olmak
be laughing up (one's) sleeve v. bıyık altından gülmek
be laughing up (one's) sleeve v. kıs kıs gülmek
have a card up your sleeve v. gerektiğinde kullanmak üzere bir kenarda hazır kozu olmak
have a card up your sleeve v. gizli bir kozu olmak
have a card up your sleeve v. başkalarının bilmediği bir kozu olmak
have a trick up your sleeve v. elinde avantaj olarak kullanılacak bir şey olmak
have a trick up your sleeve v. gizli bir silahı olmak
have a trick up your sleeve v. elinde bir kozu olmak
have an ace up your sleeve v. elinde avantaj olarak kullanılacak bir şey olmak
have a trick up your sleeve v. elinde kozu olmak
have an ace up your sleeve v. gizli bir silahı olmak
have an ace up your sleeve v. elinde bir kozu olmak
have an ace up your sleeve v. elinde kozu olmak
have an ace up your sleeve v. gizli bir kozu olmak
have a trick up your sleeve v. gizli bir kozu olmak
have got an ace up (one's) sleeve v. gizli bir kozu olmak
have got an ace up (one's) sleeve v. elinde kozu olmak
have up sleeve v. gizli bir kozu olmak
have up sleeve v. gizli bir planı olmak
laugh up sleeve v. kıs kıs gülmek
laugh up sleeve v. içinden gülmek
laugh up your sleeve v. kıs kıs gülmek
laugh up your sleeve v. için için gülmek
laugh up your sleeve v. içinden gülmek
laugh up sleeve v. için için gülmek
laugh up your sleeve v. bıyık altından gülmek
laugh up sleeve v. bıyık altından gülmek
pin (one's) heart to (one's) sleeve v. olduğu gibi görünmek
pin (one's) heart to (one's) sleeve v. içi dışı bir olmak
pin (one's) heart to (one's) sleeve v. açık kalpli olmak